Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2601 K.2025/1620
3. Hukuk Dairesi 2024/2601 E. , 2025/1620 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/403 E., 2023/243 K.
DAVA TARİHİ : 20.03.2014
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı Kurum ile ilaç teminine ilişkin sözleşme imzalandığını, davalı Kurumun 2009 yılı Protokolün (6.3.3) maddesi gereği 329,60 TL cezai şart ve yine (6.3.24) maddesi gereği sözleşmenin 1 yıl süreyle feshi işleminin uygulandığını, ayrıca 2012 yılı Protokolünün (5.3.14) maddesi gereği müvekkili hakkında 3 ay süreli feshi işlemi tesis edildiğini, Protokolün (4.3.6) maddesi gereği de 19.978,94 TL Kurum zararının ödenmesi amacıyla 24.02.2014 tarihli yazıyla bildirildiğini ve işlemin haksız olduğunu ileri sürerek, davalı Kurumun 24.02.2014 tarihli yazısı ile uygulanan cezai işlem nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile sözleşmenin feshine ilişkin kararın iptalini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; yapılan işlemlerin sözleşmeye, yasaya ve hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Bozmaya uyan Mahkemenin 24.05.2022 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davacının Kurum zararı olan 19.978,74 TL borçlu olmadığının tespitine, davacı hakkında uygulanan 329,60 TL cezai şart yönünden tesis edilen hüküm feshin iptaline ilişkin talep bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 06.10.2022 tarihli ilamıyla; uyulan bozma ilamı uyarınca, Kurum zararı olarak davacıdan 19.978,74 TL tahsil edilmesine dair işlemin iptali talebinin reddine şeklinde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediği gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
2. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Kurum tarafından davacı hakkında uygulanan 1 yıl ve 3 ay süreyle sözleşmenin feshi işlemlerinin iptali talebinin reddi ile 329,60 TL cezai şart hakkında davacının borçlu olmadığının tespitine dair tespit edilen hükümlerin bozma kasamı dışında kalarak kesinleşmiş olduğundan bahisle bu hususta ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, davacının davalı Kurumun 19.978,74 TL tahsil edilmesine dair işlemin iptali talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilin savunma hakkının kısıtlandığını, davalı tarafından kesinlik arz etmeyen olgular ile müvekkili hakkında cezai yaptırıma karar verildiğini, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını, davalı Kurumun herhangi bir zararı olmadığını savunarak, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, cezai işlemin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece; uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.