Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1117 K.2025/1602
3. Hukuk Dairesi 2024/1117 E. , 2025/1602 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2828 E., 2024/189 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/150 E., 2022/267 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ... (TEB) ile Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Müdürlüğü arasında 03.12.1996 tarihinde kişisel tedavi için yurt dışından ilaç teminine ilişkin protokol imzalandığını, müvekkilinin protokol kapsamında bu tarihten itibaren yurt dışından ilaç teminine devam ederken, 09.03.2007 tarihinde kurulan diğer müvekkili ... İktisadi İşletmesi ile bu hizmeti vermeye devam ettiğini, 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun'un 45. maddesiyle 5510 sayılı Kanun'un 73. maddesinde değişiklik yapılarak sözleşme yapma yetkisinin davalı Kuruma verildiğini, bu tarihten sonra davalı ile müvekkili arasında yurt dışından şahsi tedavi için reçete bazında ilaç teminine ilişkin protokol imzalandığını, son sözleşmenin 01.05.2016 tarihinde imzalanmış olup halen yürürlükte olduğunu, davalı Kurumca 14.09.2018 tarihli yazıyla Protokol'ün (4.2.3.) maddesi dayanak gösterilerek "Tafamidis Meglumine 20mg 30 Cap" isimli ilacın kutu fiyatının 2011 yılından 2015 yılına kadar 11.250,00 Euro üzerinden fatura edildiği, ancak 2015 yılında ''Vyndagel 20 Mg 30 Cap'' adlı ilacın 4.162.50 Euro fiyat karşılığında muadil olarak 09.10.2015 tarihinde Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) Ek-4/C listesine alınması sebebiyle 2011 yılından itibaren söz konusu fiyatın esas alınması gerektiğinden bahisle bedeli karşılanan 315 kutu Tafamidis Meglumine adlı ilaç için 2.232,562,50 Euro'nun yersiz ödeme olarak kabul edildiğini belirterek, 2.605.630.10 Euro ana para ile ödeme tarihlerinden itibaren 1.047.352,23 Euro yasal faiz olmak üzere toplam 3.652.982.33 Euro'nun müvekkilinin alacaklarından mahsup edileceğinin bildirildiğini, müvekkilleri tarafından kesintisinin haksız olduğu bildirilmesine rağmen 26.09.2018 tarihinde kesintinin yapıldığını, uyuşmazlık konusu ilacın ülkemizde ruhsatının olmadığını, yurt dışından müvekkili tarafından temin edildiğini, ilacın kan hastalığına ilişkin olup rapora bağlı bir ilaç olduğunu ve ülkemizde üretilmediği gibi perakende satışa da sunulmadığını. 2015 yılında ilacın eşdeğerinin ve yeni fiyatının bildirimi yapıldıktan ve 09.10.2015 tarihinde SUT Ek-4/C maddesinde de değişiklik yer aldıktan sonra eşdeğer ilacın 4.162,50 Euro fiyatı karşılığında temin edilip davalı Kuruma fatura edildiğini, fiyat farkının ilaç firmasının Türkiye'deki satış politikasından kaynaklandığını ileri sürerek; davalı Kurumun 26.09.2018 tarihli kesinti işleminin iptali ile müvekkilinin alacaklarından kesilen 3.652.982,33 Euro'nun kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacılar tarafından "Tafamidis Meglumine 20mg 30 Cap" isimli ilacın kutu fiyatının 2011 yılından 2015 yılına kadar Kuruma 11.250,00 Euro üzerinden fatura edildiğini, 2015 yılında Kurum tarafından yapılan araştırma sonucunda, "Vyndaqel 20 mg. 30 Cap" isimli eşdeğer ilacın 4.162,50 Euro olduğu bilgisinin TEB ile paylaşıldığını ve 09.10.2015 tarihinde muadil olarak SUT Ek-4/C Listesine alındığı, adı geçen ilacın bir kutusunun ise 4.162,50 Euro fiyatla karşılandığını, bedeli karşılanan 315 kutu Tafamidis Meglumine adlı ilaç için 1.311.187,50 Euro ödenmesi gerekirken 3.543.750,00 Euro ödenmiş olduğunun tespiti üzerine, Kurumca aradaki fark miktarı olan 2.232.562,50 Euro'nun yersiz ödeme olarak kabul edilerek davacıların alacaklarından mahsup edilmesine karar verildiğini, uygulanan kesinti işleminin mevzuata ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu "Tafamidis Meglumine 20 mg 30 Cap" adlı ilaç ile "Vyndagel 20 mg 30 Cap" adlı ilacın aynı firma tarafından üretilen aynı etken maddeyi içeren ilaçlar olduğu, "Vyndagel 20 mg 30 Cap" isimli ilacın 4.162,50 Euro fiyatının özel bir anlaşmadan kaynaklandığı ve Fransa Sosyal Güvenlik Kurumunca belirlenen satış fiyatı olduğu, Fransa'da bu fiyatın 14.09.2014 tarihinden itibaren uygulandığı, aynı ilacın ülkemizde 07.09.2015 tarihinden itibaren aynı fiyatla yani 4.162,50 Euro olarak uygulandığı, her iki ilacın 2011 yılında 4.162,50 Euro olduğuna ilişkin herhangi bir delil olmadığı gibi "Tafamidis Meglumine 20 mg 30 Cap" adlı ilaç bedelinin 11.250,00 Euro'dan ucuz olduğuna ilişkin bir delilin de bulunmadığı, dava dosyasına sunulan 26.02.2018 tarihli müfettiş raporuna göre yapılan incelemede de, Kurumun ilacın 2011-2015 yılları arasındaki fiyatı hakkında kesin bir bilgiye ulaşılamadığı, tereddütler oluşmasına rağmen Kurum menfaatleri açısından varsayımla hareket edildiği ve 2011 yılından itibaren işlem yapılmasına karar verildiği görülmekte ise de, Kurumun bu tespitinin herhangi bir somut veriye dayanmadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile davalı Kurumun 26.09.2018 tarihli kesinti işleminin iptaline, 3.652.982,33 Euro'nun kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; işleme konu ilacın kutu fiyatının 2011 yılından 2015 yılına kadar Kuruma 11.250,00 Euro üzerinden fatura edilmesine karşılık davalı Kurumca "Vyndaqel 20 m2g. 30 Cap" adlı muadil ilacın 4.162,50 Euro olduğunun tespit edilmesi üzerine bu dönemde Kuruma fatura edilen toplam 315 kutu ilaç için kutu başına 11.250 Euro - 4.162,60 Euro = 7.087,50 Euro farkın talep edildiği, 2015 yılından önce ve sonra ithal edilen ilaçların etken maddelerinin aynı ve birbirinin muadili olduğu, 2015 yılı öncesinde ilacın ülkemize ve Fransa'ya farklı tutarlar karşılığı ithal edildiğinin anlaşıldığı, fiyat farkının üretici firma olan Pfizer ile Fransa hükumeti arasındaki özel anlaşmadan kaynaklandığı, bu özel anlaşma gereği ilacın bu ülkeye daha düşük fiyata verildiği, bu durum ülkemiz tarafından fark edilince ilgili Devlet kurumlarının gerekli temasları neticesinde üretici firmayla yapılan anlaşma sonucu ilacın 2015 yılı öncesinden çok daha düşük fiyatla temin edilmesinin sağlandığı, ne var ki 2011-2015 yılları arasındaki fiyat uygulamasında davacı tarafın bir kusuru bulunmadığı gibi, o tarihlerde ilacın kıyaslanabilecek bir muadili olmadığından ilacın temin edilmesinin zaruri olduğu, dava dışı üretici firmanın belirlediği fiyat üzerinden de ithal edildiği, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davacı tarafın müvekkili Kurumca bedeli karşılanan ilaçlar için öncelikle üretici firmadan temin yoluna gitmesi ve ilacın en düşük fiyatla teminini sağlamak için gerekli fiyat araştırmasını yapması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, eksik incelemeyle karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı Kurumca taraflar arasında 01.05.2016 tarihinde imzalanan Yurt Dışından Şahsi Tedavi İçin Reçete Bazında İlaç Teminine İlişkin Protokol kapsamında davacı tarafından 2011 ilâ 2015 yılları arasında yurt dışından temin edilerek Kuruma fatura edilen ilaç fiyatının, 2015 yılından itibaren temin edilen eşdeğer ilacın fiyatından yüksek olduğu gerekçesiyle, aradaki farkın yersiz ödeme olarak davacıdan tahsiline ilişkin Kurum işleminin iptali ile kesilen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi heyeti raporunda; davalı Kurum müfettişince düzenlenen 26.02.2018 tarihli inceleme raporunun sonuç kısmında, "yapılan inceleme sonucu Kurumun söz konusu ilacın 2011 ve 2015 yılları arasındaki fiyatı hakkında kesin bir bilgiye ulaşmamasına ve tereddütleri olmasına rağmen Kurum menfaatleri açısından varsayımla hareketle TEB hakkında 2011 yılından itibaren işlem yapılmasına" karar verildiği görülmekte ise de, her türlü şüpheden uzak, somut bir veriye dayanmayan ve sadece Kurum menfaatleri açısından varsayımla hareket edilerek varılan bu tespitin yerinde olmadığı yönünde görüş bildirilmesine göre, kesinti işleminin iptali ile kesilen bedelin davacıya iadesine dair verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.