Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2403 K.2025/1607

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2403 📋 K. 2025/1607 📅 13.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2403 E.  ,  2025/1607 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/268 E., 2022/810 K.
Mahkeme kararının davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davacı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi bulunduğunu, davalı Kurumca bu sözleşmeye dayalı olarak 2011 yılında tedavi gören hastalardan fazla ilave ücret alındığı gerekçesiyle müvekkili hakkında cezai işlem uygulandığını, ancak söz konusu işlemin sözleşme hükümlerine ve mevzuata aykırı olduğunu, sadece kredi kartı ödemeleri baz alınarak yapılan incelemeyle fazla ilave ücret alındığı sonucuna varılamayacağını, Sayıştay raporu üzerine davalı Kurum tarafından başlatılan incelemede pek çok hususun atlandığını ve alınması gereken 12,00 TL katılım payı ödemelerinin dikkate alınmadığını ileri sürerek; davalı Kurumun 04.02.2014 tarihli yersiz ödeme konulu 750.000,00 TL tutarındaki cezai işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacıya ait hastane tarafından Medula sistemine yapılan tetkik ve tedavilerle ilgili hastalara uygun olmayan konular eklendiğini ve bu işlemlerin haksız olarak Kuruma faturalandırıldığını, müvekkili Kurumun faturaların SUT hükümlerine uygun olup olmadığının yanı sıra tıbbi olarak uygunluğunu denetleme yetkisi de bulunduğunu, davacı hakkında uygulanan cezai işlemin sözleşmeye ve mevzuata olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.05.2015 tarihli kararıyla; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı hakkında uygulanan cezai işlemin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 04.02.2014 tarihli Kurum işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 04.06.2018 tarihli ilamıyla; (1) numaralı bentte davalının sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra (2) numaralı bentte; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, cezai işleme konu eyleme ilişkin incelemenin sadece muhakkik raporu ve dosyadaki belgeler üzerinden yüzeysel olarak yapıldığı, bu sebeple raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğu, bu durumda davacıya ait hastanenin taşındığı belirtilen arşiv kayıtlarının da getirtilerek, SUT hükümleri de değerlendirilmek suretiyle konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınması ve daha sonra hasıl olacak sonucu göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Mahkemenin 22.05.2019 tarihli kararıyla; benimsenen bilirkişi heyeti raporunda, dava konusu cezai işleme ilişkin hasta bazlı incelemenin yapıldığı ve hastalardan kredi kartıyla yapılan ödemelerde ilave ücret olarak alınabilecek miktarın %30 üzerinde ilave ücret alındığı tespit edildiğinden davalı Kurumca davacı hakkında uygulanan cezai işlemin yerinde olduğu yönünde görüş bildirildiği, raporun bilimsel verilere dayalı, her türlü şüpheden uzak ve denetime elverişli şekilde düzenlenmiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemizin 01.07.2020 tarihli ilamıyla; (1) numaralı bentte davacının sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra (2) numaralı bentte; bozma ilamı öncesi dosyaya kazandırılan 17.11.2014 tarihli bilirkişi raporunda, 13.11.2009 tarihinde yürürlüğe giren Özel Hastanelerin Puanlandırılması ve İlave Ücret Alınması Hakkında Yönerge'nin 5/1. maddesine göre oluşturulan Komisyonca aynı Yönergenin 7, 8, 9, 10 ve 11. maddelerindeki kriterler esas alınarak hastanelerin puanlarının ilan edildiği, bu puanlara göre de hastanelerin hastalardan alabileceği ilave ücret oranlarının 16.11.2009 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile belirlendiği ve davacının işletmesinde bulunan davaya konu Hastane için belirlenen ilave ücret tavan oranının 2011 yılında %70 olduğunun belirtildiği; bozma sonrası dosyaya ibraz edilen 04.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda ise davaya konu Hastanenin hastalardan alabileceği ilave ücret oranının %30 olduğu bilgisine yer verildiği, nitekim davalı tarafından da temyize cevap dilekçesinde, davaya konu Hastanenin alması gereken ilave ücret oranının Kurum tarafından %70 olarak esas alındığını, buna rağmen alınan ek ücretlerin bu oranın dahi üstünde olduğunun belirtildiği, bu durumda Mahkemece davacı Hastanenin alabileceği tavan ücret oranına ilişkin bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilerek, belirlenecek doğru oran üzerinden hastalardan alınması gereken azami ek ücretlerin tespiti ile hastalardan alınan ücretlerin karşılaştırılması suretiyle SUT hükümleri de değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle, hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığından tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alındığı, davacı tarafın rapora itirazları soyut nitelikte olduğundan ek rapor alınmasına gerek görülmediği, son bilirkişi raporunun önceki raporlarla da uyumlu olduğu anlaşıldığından davacının itirazlarına da itibar edilmediği, buna göre davalı Kurum işleminin sözleşme hükümlerine ve mevzuata uygun olup davalı Kurumca davacının hak edişlerinden yapılan 750.000,00 TL kesintinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
Dairemizin 14.02.2024 tarihli ilamıyla; hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu, herkesin iddiasını ispatla mükellef olup davacı tarafın hastalardan alınan ve davalı Kurum tarafından ilave ücret tavan sınırının üzerinde olduğu tespit edilen ücretlerin ilave ücret niteliğinde olmadığına dair iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle, hükmün onanmasına karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; Sayıştay tarafından bireylerin kredi kartı ödemelerinden yola çıkılarak düzenlenen rapor üzerine cezai işlem tesis edilmesinin doğru olmadığını, bir hastayla ilgili ilave ücretin bir başkasına ait kredi kartıyla ödenmesine bir mani bulunmadığı gibi, bir hastanın kendisine ait kredi kartıyla bir başka hastaya ait ücreti ödemesinin de mümkün olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda %70'lik kısım hesaba alınmasına rağmen 12,00 TL'lik katılım payı kısmının hesaba alınmadığını, varsayıma dayalı hatalı bir denetim raporu üzerine başlatılan ve ceza kararıyla sonuçlanan davalı Kurum işleminin usule ve hukuka aykırı olduğu gibi, bilirkişinin ayrıntılı inceleme yapmadan itirazları dikkat etmeden rapor tanzim etmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, onama kararının düzeltilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı Kurumca taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesine ve SUT hükümlerine dayalı olarak davacı hakkında uygulanan cezai işlemin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece önceki bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu ve davacı tarafın hastalardan alınan ve davalı Kurumca ilave ücret tavan sınırının üzerinde olduğu tespit edilen ücretlerin ilave ücret niteliğinde olmadığına yönelik iddiasını yasal delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE,
Aşağıda yazılı para cezası ile bakiye harcın karar düzeltme isteyene yükletilmesine,13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.