Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/683 K.2025/1608

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/683 📋 K. 2025/1608 📅 13.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/683 E.  ,  2025/1608 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3255 E., 2023/1194 K.
DAVA TARİHLERİ : 15.03.2019, 31.01.2021
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/140 E., 2022/993 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl davada; müvekkili ...’nın 05.12.2018 tarihinde yağan yağmurla birlikte bodrum kattaki evine su akması nedeniyle çatıya çıkarak su giderini tahliye etmek isterken çatının hizasında binaya uzaklığı 1,25 metre olan yüksek gerilim hattından elektrik akımına kapıldığını ve iki kolu ile bir bacağını kaybettiğini, gerilim hattı tesisinin yönetmeliğe uygun olmadığını bu nedenle davalı DEDAŞ’ın meydana gelen olaydan sorumlu olduğunu, müvekkilinin oturduğu binanın yapı ruhsatının bulunmadığını, bu nedenle denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı Belediyenin de kusurlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davacıların her biri için 100,00 TL maddi tazminat ile davacı ... için 200.000,00 TL eşi olan davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte, davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen davada; asıl davadaki vakıalar ile birlikte müvekkilinin kiracı olarak oturduğu binanın sahibi olan davalının da yapının ruhsatsız olması nedeniyle kusurlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1000,00 TL maddi 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, asıl davanın davalılarıyla beraber müteselsilen ve müştüreken sorumlu tutularak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
3. Davacı vekili; 27.05.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle, hem asıl hem birleşen davadaki maddi tazminat talebini 3.837.777,21 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı DEDAŞ vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, enerji nakil hattının imar planına uygun yapıldığını, davacının çatısına çıktığı binanın ise enerji nakil hattından çok sonra kaçak olarak inşa edildiğini ve yönetmelikteki emniyet mesafesinin ihlal edildiğini, inşaat sahibinin belediyeden alması gereken izin belgeleriyle müvekkili Kuruma başvurması gerekirken bunun yapılmadığını, enerji nakil hattı yönetmeliğe uygun mesafede iken kanuna aykırı olarak kat çıkılarak enerji nakil hattına yaklaşılması, irtifak hakkının ihlal edilmesi, hattın deplansesi için kuruma başvuruda bulunulmaması ve çatıya çıkması sebebiyle davacının kusurlu olduğunu, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, SYS kayıtlarından anlaşıldığı üzere, çarpılma anında hatta ait gerilim seviyesinde değişiklik meydana gelmediği için müvekkilinin olaydan haberinin olmadığını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili; davanın idari yargıda açılması gerektiğini, olayın meydana geldiği binaya ruhsat verilmediğini bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ...; olayın meydana geldiği evin kendisine ait olduğunu davacının da kiracı bulunduğunu, davacıya yapının ruhsatlı olduğunu vaat etmediğini, bölgedeki hiçbir evin ruhsatının bulunmadığını evi yaparken kimsenin kendisine engel olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davalı DEDAŞ'ın sorumluluğunun sebebinin kusursuz sorumluluk hallerinden biri olan tehlike sorumluluğu olduğunu, davalının faaliyeti ile ortaya çıkan zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğunu, bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunda davalı Dedaş'ın %35 kusurlu, davalı ... Belediyesinin %10 kusurlu, davacı ...'ın %20 kusurlu, birleşen dosya davalısı ...'ın %35 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının maluliyeti göz önüne alınarak hakkettiği maddi tazminatın belirlendiğini, eşi olan davacı ... yönünden haksız fiil şartları oluşmadığından maddi tazminata hükmedilemeyeceği,somut olayın özelliği davacının uğramış olduğu zarar nedeniyle davacıların günlük hayatlarının oldukça zorlaşacağı, sürekli bakıma muhtaç hale gelme durumu nedeniyle davacı ... ve eşi ...'nin ruh huzurlarının bozulacağı, tarafların ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetilerek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 991.104,48 TL iş görmezlik tazminatı ve 1.167,645,20 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 2.158.749,68 TL maddi tazminat ile 150.000 TL manevi tazminatın 05.12.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine fazlaya dair talebin reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın 05.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya dair talep ile maddi tazminat talebinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüyle 770.859,04 TL sürekli iş görmezlik tazminatı ve 908.168,49 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.679.027,53 TL maddi tazminat ile 20.000TL manevi taziminatın 05.12.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili, davalı Belediye vekili ve davalı DEDAŞ vekili tarafından istinaf edilmiştir,
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyada kusurun belirlenmesi amacıyla 3 farklı bilirkişi heyetinden rapor alındığı, tüm raporlarda oranlar farklı olmakla birlikte Bina sahibi ....'ın ilgili Belediye'den yapı izin ruhsatı almadan kazanın yaşandığı binanın yapımını ve kullanılmasını sağlaması, davalı DEDAŞ'a ait EN. Hattına tehlike oluşturacak şekilde yakın mesafeye konumlanması bu durumun can ve mal güvenliği açısından büyük risk oluşturmasına rağmen tehlikeyi fark ederek mevcut iletkenlerin emniyet mesafesine çekilmesi için DEDAŞ'a müracaat etmemesi nedeniyle, davalı Dedaş'ın enerji nakil hattı tesisinin bakım ve işletmesinde sorumlu olup belirli periyotlarda gözlem ve yoklama yaparak aykırı durumları tespit etmesi ve tehlike oluşturabilecek noktalara müdahale etmesi gerektiği halde söz konusu mahalde uzun süreden beri yoklama ve kontrol yapmaması nedeniyle, davalı ... Belediyesinin kazanın yaşandığı mahalde gerekli kontrolleri yapmaması, izinsiz ve iskansız binanın yapımı ve kullanımını engellememesi nedeniyle, davacı kazazede...'nın ise kiracı olarak ikamet ettiği meskende çalışma öncesi gerekli tedirleri almaması dikkatsiz ve özensiz şekilde enerji nakil hattına yaklaşması nedeniyle kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalıların kusur oranlarının aralarındaki iç ilişkide önemli olduğu, davacının kusur oranını %20 olarak belirleyen 25.04.2021 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu bu nedenle davalıların istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, buna karşın davalıların zarardan TBK'nın 61. maddesi gereği müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen bu husus göz ardı edilerek davalıların kusur oranlarına göre yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı Belediye ve DEDAŞ vekillerinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına asıl davada davacı ...'ın maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulü ile, (1.752.564,35 TL sürekli iş görmezlik +9.399,17 TL geçici iş görmezlik tazminatı olmak üzere) 1.761.963,52 TL iş görmezlik tazminatı ve 2.075.813,69 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 3.837.777,21 TL maddi tazminat ile 200.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 05/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar DEDAŞ ve ... Belediye Başkanlığından müştereken müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kabulüne 50.000 TL manevi tazminatın 05.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar DEDAŞ ve ... Belediyesinden müştereken müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, birleşen davanın kabulü ile (1.752.564,35 TL sürekli iş görmezlik +9.399,17 TL geçici iş görmezlik tazminatı olmak üzere) 1.761.963,52 TL iş görmezlik tazminatı ve 2.075.813,69 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 3.837.777,21 TL maddi tazminat ile 100.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 05.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den asıl dava davalıları ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak ve asıl davada, davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminat yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, karar verilmiş; karar, davalı DEDAŞ vekili ile davalı Belediye vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı DEDAŞ vekili; bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, yapının kaçak olmasının dikkate alınmadığını, yağış sebebiyle iletkenlerdeki değişimler ile zemindeki kayganlığın artması hususunun değerlendirilmediğini, davacının elektrik akımına kapıldığına dair bir teknik raporun bulunmadığını, müvekkilinin şehir içinde gerekli tesislerini imar planına uygun olarak yaptığını, davacı tarafın enerji nakil hattının tesis edilmesinden sonra emniyet mesafesini ihlal edecek şekilde kaçak yapı inşa ettiğini, yol ve komşu binalardan uygun çekme payları bırakılmadığını, bu yapıyı denetlemekle yükümlü kişinin belediye olduğunu, müvekkilinin kaçak yapıyı yıkma yetkisinin bulunmadığını, yapının ne zaman yapıldığının araştırılmadığını, davacının yaklaşması halinde elektrik akımına kapılacağını bilecek durumda olduğunu, olayın kazazedenin kendi kusurlu davranışı neticesinde meydana geldiğini, davacının ağır kusurunun illiyet bağını kestiğini, manevi tazminat miktarının fazla olduğunu belirterek, kararı temyiz etmiştir.
2. Davalı Belediye vekili; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, olayın meydana geldiği yapıya müvekkili belediye tarafından ruhsat verilmemiş olması nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağı, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kendi kusuru ile kazaya sebep olduğunu, hesaplanan 6 aylık geçici iş göremezlik tazminatının sürekli iş göremezlik tazminatından mahsup edilmesi gerektiğini, pasif dönem gelirinden asgari geçim indiriminin (AGİ) düşülmesi gerektiğini, rapordan düşülüp düşülmediğinin anlaşılamadığını, bu nedenle raporun denetime elverişli olmadığını, bakıcı giderinin fahiş miktarda hesaplandığını ve hesaplamada hata olduğunu, (2.581.454,91 olması gerekirken 2.594.767,11 yazıldığını), SGK’na müzekkere yazılarak söz konusu olay nedeniyle davacıya rücuya tabi geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ya da başka bir aylık/gelir bağlanıp bağlanmadığının sorulması, bağlanmış ise miktarları ile PSD’li gelir tablosunun istenilmesi gerektiğini, davacıya rücuya tabi bir gelir bağlanmış olması halinde mükerrer tahsilat olmaması için tazminat miktarından düşülmesi gerektiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık, enerji nakil hattından elektrik çarpması nedeniyle uğranılan maddi manevi zararın elektrik dağıtım şirketinden, belediyeden ve kiraya verenden tazmini istemine ilişkindir.
1.Temyiz olunan karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalının sorumluluğunun tehlike sorumluluğuna dayanmasına göre davalı DEDAŞ'ın yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 ve 115. maddeleri gereği yargı yolunun caiz olması dava şartı olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde idari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırları açıklanmıştır. İdari dava türlerinden biri tam yargı davası olup, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanların tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkilinin çatısında iken elektrik akımına kapıldığı binanın yapı ruhsatının bulunmadığını, Belediyenin denetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini iddia ederek Belediyenin de meydana gelen zarardan sorumlu tutulmasını talep ettiğine göre, davalı Belediyeye yöneltilen dava hizmet kusuruna dayandığından tam yargı davası niteliğinde olup idari yargıda görülmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesince davalı Belediye hakkındaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek davanın esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı DEDAŞ vekilinin temyiz talebinin reddine,
2.Davalı Belediye vekilinin temyiz talebinin kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden DEDAŞ'a yükletilmesine,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ... 'ne iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.