Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1878 K.2025/1609

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1878 📋 K. 2025/1609 📅 13.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/1878 E.  ,  2025/1609 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/314 E., 2024/604 K.
DAVA TARİHİ : 02.02.2021
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/88 E., 2023/1261 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin sağ kolunda yoğun ağrı ve uyuşukluk şikayetiyle gittiği davalı ... Özel ... Tıp Hastanesinde yapılan tetkikler sonucunda diğer davalı doktorların önerilerisiyle anterior servikal diskektomi ve intervertebral greft-kafes ameliyatının yapılmasının kararlaştırılarak 15.11.2018 tarihinde ameliyat edildiğini, doktorun hem omurgada boyun fıtığından dolayı disk alınacağını söylemesi hem de güç kaybını giderilebileceğini beyan etmesi üzerine müvekkilinin ameliyat olmaya ikna olduğunu, buna rağmen ameliyat sonrasında müvekkilinin kolundaki güç kaybının geçmek bir yana neredeyse sağ kolunu hiç hissedemez hale geldiğini, ağrıların şiddetle arttığını, kolunda şekil bozukluğu meydana geldiğini, daha sonra gittiği ... .... Hastanesinde kendisine ameliyatın hatalı yapıldığının söylendiğini, davalının kendisini oyalaması nedeniyle bu durumu geç öğrendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla tedavi için yapılan masraflar için 10.000,00 TL, bakıcı giderleri için 1.000,00 TL, sürekli ve geçici iş göremezlik zararı için 9.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, MR sonucunda davacıda belirgin fıtıklaşmalar tespit edildiğini, bunun yanında davacıda C4-5 ve C7-Th1 seviyelerinde sağda belirgin basının mevcut olduğu ve özellikle C4/5 düzeyinde omurilikte basıya bağlı ödem saptandığını, ciddi düzeyde olan boyun fıtığının omuriliğe ve sinirlere zarar verebileceğinin kendisine söylendiğini, davacının durumunun ağırlaştığını belirgin güç kaybının meydana geldiğini, bu durumun mutlak suretle ameliyat gerektirdiğini, ameliyatın sorunsuz ve başarıyla sonuçlandığını, komplikasyon gelişmediğini, C7-Th1 seviyesinde sağ taraftan ekstrüde fıtık parçası çıkartıldığını ve C4-5 seviyesindeki fıtık tamamen temizlenerek omurilikteki basının ortadan kaldırıldığını, ameliyatın tümüyle mikroskop kamerasından kayıt altına alındığını, ameliyattan bir hafta sonra yapılan kontrolünde güç kaybının gerilediğinin görüldüğünü, nöropatik ağrı ve moral bozukluğu için ilaç başlandığını, davacının daha sonra gittiği ... Hastanesinde yapılan EMG tetkikinin davacının iddialarını çürüttüğünü, 05.06.2020 tarihli EMG de brakial pleksus tutulumu ile uyumlu bulgular rapor edildiğini bunun yapılan ameliyatla ilgisinin bulunmadığını, yapılan ameliyatta anatomik olarak uzak oluğu için bu kısmın etkilenmesinin mümkün olmadığını, ortaya çıkan brakial pleksus tutulumunun ameliyattan sonra o bölgenin zorlanmasından kaynaklanmış olabileceğini, davacının işinin (balıkçılık) böyle bir zorlanmaya sebep olabileceğini, müvekkilinin kusurlu davranışının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... İstanbul Sağlık Yatırımları A.Ş. vekili; davacı tarafın dava konusu taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hekimin bir özel hastanede hizmet sözleşmesi ile çalışması durumunda kural olarak bu hastanede tedavi gören hasta ile hekim arasında sarih ya da zımni bir sözleşme ilişkisinin kurulduğunu, müvekkilinin hastanede tedavi gören hastaların zarar görmemesi için alınabilecek bütün önlemlerin büyük bir özen ve dikkat ile alındığını, hastanedeki tıbbi ve teknik alet ile gereçlerin hazır tam ve hijyenik olarak tutulduğunu, müvekkili hastanenin hiçbir hizmet eksiği kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... Türk Sigorta A.Ş. vekili; zamanaşımı itirazının bulunduğunu, mahkeme nezdinde görülen dosya kapsamında hekimin dava konusu olayın benzeri riskler bakımından müvekkili şirket tarafından tanzim edilen 06.08.2021 vadeli .... poliçe numaralı, hastanenin de dava konusu olayın benzeri riskler bakımından müvekkili şirket tarafından tanzim edilen tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile güvence altına alındığını, ancak davalıların müvekkili şirketçe söz konusu poliçe teminatının altına alınmış olmasının teminatın tamamen ve otomatik olarak ödeneceği anlamına gelmediğini, hastanın tedavisinde herhangi bir eksiklik ve ihmalin söz konusu olmadığını, hastanın tedavisi ile ilgili gerekli tüm işlemlerin eksiksiz olarak yerine getirdiğini, zamanaşımı itirazı gereği davanın reddine karar verilmesini dava konusu olayın davacı tarafından ispatlanamaması nedeniyle hekimin ve hastanenin gerekli özen yükümlülüğünü ifa etmesi ile sorumluluğunun bulunmadığını, bulunsa dahi konu olayın poliçe teminatında olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
4. Davalı .... vekili; davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, müvekkil şirket ile davalı ... veya .... Sağ. Hiz. Tic. A.Ş. arasında herhangi bir sigorta poliçesine rastlanmadığını, davalı doktorun sigortacısının... Sigorta A.Ş. olduğunu, Hastanenin gerekli özeni göstermiş olup davacı yanın tazminat taleplerinin hiçbirinden sorumlu olmadığını, davacının olaya ilişkin maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek maluliyet durumu ve maluliyetin olay ile illiyeti hakkında rapor alınmasını talep ettiklerini, kabul manasında olmamak üzere davacının her ne kadar olay tarihinden itibaren faiz talep etmiş ise de davalı müvekkili şirketin dava açılmadan önce usulüne uygun bir şekilde temerrüde düşürülmediğini, bu sebeple davacı yanın faiz başlangıç talebinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporuyla uygulanan tedavinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirildiği, meydana gelen sonuçtan hekimin bir kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, raporun hükme esas alınmaya elverişli olduğu, doktorun kusurunun olmamasından dolayı adam çalıştıran hastanenin de sorumluluğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli tıp kurumu 7. İhtisas kurulundan alınan 27.03.2023 tarihli raporda dava konusu olayda kişinin tedavisine katılan sağlık görevlilerinin uygulamalarını tıp bilimince genel kabul görmüş ilke ve kurallara uygun olduğu dolayısıyla ilgili sağlık çalışanlarına atfı kabil kusur bulunmadığının belirtildiği, Mahkemece üniversitede öğretim üyelerinden oluşan konusunda uzman hekimlerin bulunduğu bilirkişi heyetinde rapor alınmasına ilişkin ara karar verdiği, gereken masrafın yatırılması için davacı tarafın 11.09.2023 tarihli duruşma ara kararıyla 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin süreye uyulmaması durumunda dosyanın mevcut durumuna göre karar verileceğinin ihtar edildiği, verilen kesin sürenin usulüne uygun olduğu davacı tarafça masraf yatırılmaması üzerine raporun alınamadığı, adli tıp kurumu raporu değerlendirilerek karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin başvurusunun reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin ameliyat sonrasında müvekkilinin kolundaki güç kaybının geçmek bir yana neredeyse sağ kolunu hiç hissedemez hale geldiğini, ağrılarının daha şiddetlendiğini, kolunda şekil bozukluğu meydana geldiğini, daha sonra gittiği ... ... Hastanesinde kendisine ameliyatın hatalı yapıldığının söylendiğini, davalının kendisini oyalaması nedeniyle bu durumu geç öğrendiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekilin özen borcunu aykırı davranması nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın gerekçesine ve özellikle hükme esas alınabilecek nitelikteki Adli Tıp raporunda, C7-T1, C4-5 mikrodiskektomi ve intervertebral cage uygulaması ameliyatının endikasyonunun ve tekniğinin tıbba uygun olduğu, söz konusu ameliyatla ilişkili olarak davacıdaki brakiyal pleksus hasarının gelişmesinin beklenmediği, bu hasarın doğrudan cerrahinin kendisinden değil ameliyat sırasındaki hastanın pozisyonlanmasına göre sekonder gelişebileceği tıbben bilinmekle beraber ameliyat öncesi çekilen EMG tetkikinde brakiyal pleksus hasarı ile uyumlu elektrofizyolojik bulguların bulunduğu göz önüne alındığında hasarın ameliyatla illiyetinin olmadığı, bu hasarın kişinin işine bağlı zorlama ile veya herpes zoster enfeksiyonu ile gelişmiş olabileceği, davacıda mevcut bulunan rotator cuff sendromu, servikal diskopati, brakiyal pleksus hasarı ve postherperik nevralji hastalıklarının benzer bulgular verebileceği, davalı doktorun eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu yönünde görüş bildirilmiş olmasına göre, davacı vekilinin temyiz talebinin reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.