Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2590 K.2025/1612

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2590 📋 K. 2025/1612 📅 13.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2590 E.  ,  2025/1612 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/654 E., 2023/946 K.
DAVA TARİHİ : 18.09.2018
İlk derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; mülkiyeti Hazineye ait olup, 2000 yılında 49 yıllığına müvekkiline tahsis edilen 5 yıldızlı ... Hotelin 2008 yılında hizmete girdiğini, müvekkilinin turizm işletme belgesine sahip olduğunu ve elektrik aboneliği bulunduğunu, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun (2634 sayılı Kanun) 16. maddesinde turizm belgeli yatırım ve işletmelerin elektrik, gaz ve su ücretlerini o bölgedeki sanayi ve meskenlere uygulanan tarifelerden en düşüğü üzerinden ödeyeceklerinin belirtildiğini, açık hükme rağmen davalının müvekkiline ticarethanelere uygulanan yüksek tarife üzerinden fatura kestiğini, müvekkilinin aboneliğin yapıldığı 19.09.2007 tarihinden beri faturalarını eksiksiz olarak ödediğini ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL’nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, (01.01.2008-16.07.2009 arası dönem yönünden) talep sonucunu 19.02.2021 tarihli dilekçesiyle 339.770,60 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; 29.06.2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24.05.2010 tarihli Turizm Belgeli Yatırım ve İşletmelere Elektrik Enerjisi Desteği Hakkında Bakanlar Kurulu Kararında, Kültür ve Turizm Bakanlığından "Turizm Yatırım Belgesi" veya "Turizm İşletme Belgesi" almış yatırım ve işletmelerin tükettikleri elektrik enerjisi bedellerinin bir kısmının bütçeden karşılanacağı şeklinde düzenleme yapıldığını, söz konusu karar gereğince ilgili belgelere sahip işletme ve yatırımların turizm teşviği kapsamında bir kısım elektrik enerjisi bedellerinin Kültür ve Turizm Bakanlığınca ayrılan bütçeden karşılanacağını, davacı tarafın fazladan ödediğini iddia ettiği bedellerin iadesinin müvekkili olan şirketten değil Kültür ve Turizm Bakanlığından talep edebileceğini, dolayısıyla müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2021 tarihli kararıyla; 2634 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle turizm belgeli yatırım ve işletmelerin elektrik, gaz ve su ücretlerini o bölgedeki sanayi ve meskenlere uygulanan tarifelerden en düşüğü üzerinden ödeyeceklerinin öngörüldüğü, Bakanlar Kurulunun 24.05.2010 tarihli Turizm Belgeli Yatırım ve İşletmelere Elektrik Enerjisi Desteği Hakkında Kararının 29.06.2010 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, kararda Kültür ve Turizm Bakanlığından “Turizm Yatırım Belgesi” veya “Turizm İşletme Belgesi” almış yatırım ve işletmelerin tükettikleri elektrik enerjisi bedellerinin bir kısmının bütçeden karşılanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlendiği, 16.07.2009 tarihinden önce Kanun'un 16. maddesine aykırı olarak yüksek tarifeden tahsil olunan enerji bedellerinin ilgili tedarikçi firmadan, 16.07.2009 tarihinden sonraki enerji bedellerinin ise Kültür ve Turizm Bakanlığından talep edilebileceğinin kabul edildiği, buna göre davacının davalıdan ancak 19.09.2007 ile 16.07.2009 tarihleri arasında fazla ödediği bedeli isteyebileceği, bilirkişi tarafından davacının 18.09.2008-16.07.2009 arasında tükettiği elektrik enerjisi nedeniyle 164.967,83 TL elektrik enerji desteğinden yararlanma hakkının olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 164.967,83 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2022 tarihli kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinin hukuka uygun olduğu, 18.09.2008 tarihinden öncesine ilişkin ödemeler yönünden 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davadan önce davalı temerrüde düşürülmediğinden faizin dava tarihinden işletilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairenin 02.05.2023 tarihli ilamıyla; davacı tarafın tüm, davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, davacı, davalı elektrik dağıtım şirketinin abonesi olup, hatalı tarife uygulanması suretiyle fazladan tahakkuk ettirilip tahsil edilen fatura bedellerinin istirdadı istemiyle açılan eldeki davada, dava konusu edilen ilgili fatura dönemlerinde uygulanan elektrik tarife birim fiyatları belli olup, davacının dava açarken dava konusu alacağın miktarını belirleyebilmesi için uhdesinde gerekli veri ve bilgilerin bulunduğunun kabulü gerektiği, bu durumda dava konusu edilen alacağın belirsiz olmadığı, belirli bir miktar gösterilerek talepte bulunulmuş olması nedeniyle kısmi davaya konu edildiği, davacı tarafça talep artırım dilekçesi olarak dosyaya sunulan 19.02.2021 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi niteliğinde olduğu, işbu dilekçe ile talebin 339.770,60 TL'ye yükseltildiği,ıslah tarihi olan 19.02.2021 tarihi itibariyle ıslahla artırılan miktar için davalının ileri sürdüğü zamanaşımı defi karşısında, on yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, dolayısıyla bu kısma ilişkin istemin reddi ile davanın 10.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının davalı yararına bozulmasına, karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; davanın kısmi dava olarak değerlendirilemeyeceğini, alacak miktarının ancak bir yargılama neticesinde ve alanında uzman bilirkişi heyetince tam olarak belirlenebileceğini, bunun 30.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda da açıklandığını, bu nedenle talep artırımına konu miktarın zamanaşımına uğramadığını belirterek, kararı temyiz etmiştir.
2. Davalı vekili; müvekkili şirketin özelleştirme kapsam ve programına alınarak 233 sayılı KHK kapsamından çıkarılmış olup; özel hukuk tüzel kişisi olduğundan 4736 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca 19 Ocak 2020 tarihinden itibaren indirim yapma yükümlülüğünün bulunmadığını, 30.01.2020 tarihli bilirkişi heyet raporuyla da davacının talebini müvekkili şirkete değil, ancak T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığına yöneltebileceğinin belirtildiğini, Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumunun 28.07.2005 tarihli ve 25889 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 518 sayılı Kararı ile 2634 sayılı Kanun'un 16. maddesine göre turizm belgeli yatırım ve işletmelere uygulanan indirimli tarifenin kaldırıldığını, kaldı ki davacının müvekkiline bildirimde bulunmadığını, müvekkilinden davacının turizm belgeli işletme olduğunu bilmesinin beklenmeyeceğini belirterek, kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, turizm belgeli işletmenin elektrik tüketimine ilişkin faturalarının, 2634 sayılı Kanun'un 16. maddesine aykırı olacak şekilde, fazladan tahakkuk ettirildiği iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gözetilerek karar verilmiş olmasına, bozma ilamının kapsamı dışında bırakılan hususların tekrar incelenemeyecek olmasına göre, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.