Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/865 K.2025/1542

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/865 📋 K. 2025/1542 📅 12.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/865 E.  ,  2025/1542 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/554 E., 2022/405 K.
DAVA TARİHİ : 13.12.2012
Mahkeme kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın, adı geçen davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; Hollanda kanunlarına göre tüm mal varlığı belirli bir meblağın altında olan kişilerin sosyal yardım alabilme imkanı bulunduğunu, oturma iznine sahip Türk vatandaşları olan davalıların sosyal yardım alabilmek için yaptıkları başvuruya istinaden kendilerine 15.05.2001 ile 01.10.2012 tarihleri arasında toplam 208.570,29 Euro genel geçim yardım parası ödendiğini, davalıların Hollanda İş ve Geçim Kanunu gereğince düzenlenen 27.04.2001 tarihli başvuru formu ile 20.03.2008 ve 24.09.2012 tarihli bilgi formlarında Hollanda içinde veya dışında herhangi bir taşınmazlarının bulunmadığını bildirdiklerini ancak yapılan inceleme sonucunda davalıların Türkiye'de taşınmazlarının bulunduğunun belirlendiğini, bu nedenle yapılan ödemelerin iadesinin talep edildiğini, ancak davalılar tarafından bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek; haksız olarak ödenen toplam 208.570,29 Euro alacağın ödendiği tarihten tahsil tarihine kadar işleyecek Euro faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, ayrıca ödendiği iddia edilen yardım tutarının başlangıcı olan 27.04.2001 tarihli başvuru formunun diğer davalı ... tarafından doldurulduğunu, davalının bu başvuru formundan haberinin olmadığını, ayrıca 20.03.2008 ve 24.09.2012 tarihli bilgi formlarınında da davalının imzasının bulunmadığını, davacı tarafça ödemelerin diğer davalıya yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece verilen 22.01.2015 tarihli kararla; davalıların Hollanda Geçim Kanunu'ndan faydalanmak amacıyla imzaladıkları başvuru formunda gerçek gelir durumlarını ve mal varlıklarını beyan etmedikleri, beyanın usulünce yapılması halinde sosyal yardımdan yararlanma olanaklarının bulunmadığı, davalıların davacı aleyhine haksız olarak zenginleştiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile 208.570,29 Euro alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek Euro cinsinden hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairenin 07.11.2017 tarihli ilamıyla; davalının sair temyiz itirazları reddedilerek "... Mahkemece; öncelikle yukarıda açıklanan mevzuatın geçim yardımı ile ilgili tüm bölümlerinin tercümesi ile birlikte Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla celbedilmesi veya bu hususta tarafların yardımının sağlanması gerekmektedir.
Bu belgelerin getirtilmesinden sonra, mahkemece; davacı tarafından tespit edilip bildirilen Türkiye'deki davalılara ait taşınmazların (edinildikleri ve devredildikleri tarihler de dikkate alınarak) değerlerinin kamulaştırma işlerinde uzman bilirkişiler marifetiyle belirlenmesi, davalıların bu şekilde belirlenen gelirinin ilgili mevzuata göre Hollanda' daki yaşamlarını sürdürebilecek, yardım almalarını engelleyecek miktarda olup olmadığı, geçim yardımının hangi sürelerde ne kadarının geri istenebileceği hususlarında uzman bilirkişilerden (sosyal yardımın ödendiği tarihler gözetilerek, Hollanda'nın Euro'ya geçtiği tarihin ve bu tarihten önce yapılan ödemelerin Euro'ya dönüşümü hususlarını da içeren) rapor aldırılması ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; celbedilen Hollanda mevzuatı kapsamında değerleri ne olursa olsun, yani yardıma müstehaklık sınırının altında kalsa bile yardıma başvuranların tüm gelir ve mal varlığını beyan etme mecburiyetinin düzenlendiği, davalıların yardıma müstehaklık sınırının altında mal varlığına ve gelire sahip olsalar bile bunu müracaat aşamasında beyan etmek mecburiyetinde oldukları, aksi halde müracaatın usulsüz olduğu ve yapılan yardımların iade edilmesinin gerektiği, somut olayda davalıların mal varlığı olarak Ankara Yenimahalle'de ve Çankaya'da çok sayıda taşınmaza sahip oldukları, buna karşılık davalıların davacı kuruma müracaat ederken bu taşınmazları bildirmedikleri, o halde bu taşınmazların değerleri yardıma müstehaklık sınırının altında kalsa bile, sırf bu taşınmazlar mevzuat hükümlerine göre davacıya bildirilmemiş olduğundan müracaatın usulsüz olduğu ve usulsüz müracaat sebebiyle dahi yapılan yardımların davacı kuruma iade edilmesi gerektiği, kaldı ki taşınmazlar hakkında talimat yoluyla yaptırılan değer tespitlerinde de bu taşınmazların kıymetlerinin ortaya konmuş olduğu ve bozma sonrası aldırılan bilirkişi raporunda da işaret edildiği üzere bu kabil mal varlığının bulunması sebebiyle davalıların yardıma müstehak olmadıkları sonuç ve kanaatine varıldığı, davalıların davacı nezdinde 208.570,29 Euro sebepsiz zenginleştiklerinin sabit görüldüğü gerekçesiyle; davalı ... ... yönünden daha önceden verilen karar kesinleştiğinden bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden davanın kabulüne, 208.570,29 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş; karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
Dairenin 31.10.2023 tarihli ilamıyla; bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, davalıların Türkiye'deki malvarlıklarının edinildikleri tarihler de dikkate alınarak uzman bilirkişiler aracılığıyla belirlendiği, buna göre davalıların sahip olduğu malvarlığı miktarının sosyal yardım ödeneğinden yararlanmak için Hollanda İş ve Sosyal Yardım Kanunu'nun 34. maddesinde birlikte yaşayan evli çiftler için asgari malvarlığı sınırı olarak belirlenen 9.950,00 Euro'dan fazla olduğu, dolayısıyla davalıların sahip olduğu malvarlığının, yardım almalarını engelleyecek miktarda olduğu, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı gerekçesiyle hükmün onanmasına karar verilmiş; karara karşı, davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı ... vekili; bozma ilamı doğrultusunda yabancı ülke mevzuatı, sosyal yardımlaşma ve yardım alma şartlarını içeren ve 2001 tarihindeki mevzuat ve yasal düzenlemelerin Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla Hollanda ülkesinden talep edilmesi ve bu belge ve mevzuatın Türkçe çevirisi yapılarak dava dosyasına kazandırılması gerektiğini, davacı tarafça sunulan bilgi ve belge içeriğine karşı ileri sürülen itirazların dikkate alınmadığını, dava konusu olay ile ilgili olarak geçim yardımından kimlerin yararlanacağı ve koşullarına ilişkin dosyaya kazandırılan bilirkişi raporlarında değerlendirme bulunmadığını, müvekkilinin yabancı dil bilmediğini, davacı belediyenin de araştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, imza edildiği iddia edilen sosyal yardım evrakının Türkçe çevirisinin olup olmadığı yönünden dosyada hiçbir bilgi ve belge bulunmadığı belirterek, kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.
Karar düzeltme yoluyla incelenen kararda yer verilen gerekçeye, uyulan bozma kararında belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verilmiş olmasına, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmamasına ve Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre 1086 sayılı Hukuk Usul Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesinde sayılan hâllerden hiçbirini ihtiva etmeyen davalı ... vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye karar düzeltme harcı ile para cezalarının karar düzeltme isteyene yükletilmesine,12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.