Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/70 K.2025/1516

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/70 📋 K. 2025/1516 📅 11.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/70 E.  ,  2025/1516 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/662 E., 2023/3014 K.
DAVA TARİHİ : 03.11.2015
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/203 E., 2022/1175 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava dışı .... Madeni Eşya San. Tic. Ltd. Şti.nin davacı şirkete olan borcuna karşılık keşidecisi ....-...olan, Yapı Kredi Bankası .....Şubesine ait, muhtelif ödeme tarihli ve bedelli toplam 8 adet çeki cirolayıp verdiğini, ödeme gününde çekler üzerinde ödeme yasağı olduğundan bahisle banka tarafından ödeme yapılmadığını, bu kez çeklerin tahsili amacıyla dava dışı ....Madeni Eşya San. Tic. Ltd. Şti. ve ...Kalıp-.... hakkında başlatılan ve kesinleşen takip sonucunda da alacağın tahsil edilemediğini, dava dışı takip borçlusu ... Kalıp-....'ın çekler üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde yaptığı imza itirazının mahkemece kabul edildiğini, karşılıksız çıkan çekler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulması üzerine .... ve ... Madeni Eşya San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ...hakkında İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/262 E. sayılı dosyasından dolandırıcılık ve sahtecilik suçundan açılan dava sonunda sanık ...nin beraatine, diğer sanık ...'in cezalandırılmasına karar verildiğini, yapılan yargılama sonrasında ... adına sahte imzalar ile davalı bankaya ait şubede hesaplar açıldığı, sözleşmeler imzalandığı, krediler kullandırıldığı, çek talebinde bulunulduğu, çeklerin kendi adına ya da başkalarına talimat ile sahte imza karşılığı teslim edildiğinin anlaşıldığını, dolayısıyla davalı banka çalışanlarının, sahte hesapların açılması ve çeklerin düzenlenip yetkisiz kişilere teslim edilmesinden kaynaklı ve davalı bankanın da adam çalıştıranın sorumluluğu hükümleri gereği davacının zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek; 524.500,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; dava konusu edilen fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) haksız fiillerden doğan borç ilişkilerinden sorumluluk halinde zamanaşımını düzenleyen 60. maddesi uyarınca, zarar gören davacının tazminat isteminin zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıllık sürenin geçmesiyle zamanaşımına uğradığını, dava dışı çek keşideci ...- ....'ın kötüniyetli olduğunu ve davalı bankaya karşı ileri sürülen haksız fiil ve tazminat sorumluluğunun kabul edilemeyeceğini, davalı banka çalışanlarının kusurlarının bulunmadığını, davalı bankanın kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, 3. kişinin ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, alacağını tahsil edemeyen davacının kötüniyetli olarak davalılara başvurmasının kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının ticari ilişkisi nedeniyle alacağına karşılık dava dışı ... Madeni Eşya ... Ltd. Şti.den aldığı ve keşidecisi yine dava dışı ... Kalıp-.... olan 8 adet çekin, davalı bankanın...Rami Şubesinde keşideci adına açılan bir hesaptan dolayı tedavüle çıkartılarak ciro yoluyla davacının eline geçtiği, çeklerin tahsili amacıyla girişilen takiplerin sonuçsuz kaldığı ve bu süreçte sözkonusu çeklerin, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/262 E. sayılı dosyasında hakkında dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilen dava dışı ... tarafından sahte belgelerle keşideci adına açılan sahte çek hesabından alınarak tedavüle çıkartıldığının dosya kapsamı ile sabit olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.09.2019 tarihli ve 2017/11-411 E., 2019/962 K. sayılı ilamında da vurgulandığı üzere; özel mevzuata göre kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan bankaların, mudilerini ve 3.kişileri sahteciliklere karşı özenle koruyucu önlemler almak zorunda oldukları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 66.maddesi gereğince çalıştırdıkları kimselerin 3.kişilere verdikleri zararlardan ayrıca sorumlu oldukları tartışmasız olup; somut olay bakımından, davacının zarara uğramasına sebebiyet veren çeklerin, hakkında ceza mahkemesince mahkumiyet kararı verilen dava dışı ... tarafından sahte belgelerle başka bir kişi (keşideci) adına açılan çek hesabından alınarak tedavüle çıkartıldığı, çek hesabı açılırken davalı bankanın ilgili şube çalışanı olan diğer davalıların gerekli inceleme ve araştırmayı yapmadan sahte hesabın açılmasına sebebiyet verdikleri; dolayısıyla davalı gerçek kişilerin dikkatsiz ve özensiz eylemleri nedeniyle doğan davacı zararından sorumlu oldukları, davalı bankanın da 6098 sayılı Kanun'un 66. maddesi gereğince çalıştırdığı kişilerin davacıya vermiş oldukları zararlardan adı geçenlerle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu kanaatine varıldığından, davacı tarafın haksız fiilden kaynaklı uğramış olduğu bilirkişi raporuyla belirlenen toplam zararın miktarı olan 524.000,00 TL'nin herbir çek yönünden keşide tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar vermek gerektiği, zararın çeklerin bankaya ibraz edilip karşılıksız çıktıkları 2007 yılında doğduğu; dilekçede ileri sürülen sorumlulara ilişkin dava nedeninin ise, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/262 E., 2014/541 K. sayılı dosyasında kararın verildiği 05.11.2014 tarihinde öğrenildiği ve eldeki davanın 03.11.2014 tarihinde 1 ve 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşıldığından, davalıların zamanaşımı def'ilerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle; davanın kabulü ile toplam 524.500,00 TL'nin 50.000,00 TL'sine 11.10.2007 tarihinden, 50.000,00 TL'sine 24.10.2007 tarihinden, 50.000,00 TL'sine 26.10.2007 tarihinden, 50.000,00 TL'sine 12.10.2007 tarihinden, 105.000,00 TL'sine 14.11.2007 tarihinden, 105.000,00 TL'sine 23.11.2007 tarihinden, 75.000,00 TL'sine 10.01.2008 tarihinden ve 39.500,00 TL'sine 08.02.2008 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin, zamanaşımı süresinin dolmadığı yönündeki gerekçesinin hukuka uygun olduğu, karar gerekçesinde de belirtildiği üzere davalı bankanın adam çalıştıran sıfatı ile sorumlu olduğu, davacının zarara uğramasına sebebiyet veren çeklerin, hakkında ceza mahkemesince mahkumiyet kararı verilen dava dışı ... tarafından sahte belgelerle başka bir kişi (keşideci) adına açılan çek hesabından alınarak tedavüle çıkartıldığı, çek hesabı açılırken davalı bankanın ilgili şube çalışanı olan diğer davalıların gerekli inceleme ve araştırmayı yapmadan sahte hesabın açılmasına sebebiyet verdikleri, davacı taraf ile banka arasında faks ile işlem yapılması yönünde bir teamül bulunmasının davalı banka ve çalışanlarının işlemi yapmak isteyenin mudisi olduğu ve faks talimatının onun tarafından verildiğini denetleme, teyit etme yükümlülüğünü bertaraf edemeyeceği, davalı bankanın adam çalıştıran sıfatıyla sorumluluktan kurtulabilmesi için, gerekli özeni göstermiş olduğunu ispat edemediği, diğer davalıların kusurlarının sabit olduğu, davacının olayda müterafik kusurunun bulunmadığına ilişkin kabul ve takdirin yerinde olduğu, dava adam çalıştıran sıfatına sahip olan davalı bankanın, çalıştırdığı kimselerin hukuka aykırı eylemlerinden sorumlu olduğu, çalışanları olan diğer davalıları seçerken, onlara talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken gerekli özeni göstermediği iddiasına dayalı olmakla, uyuşmazlığın çözümünde adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında 6098 sayılı Kanun'un 66. maddesindeki düzenlemeye göre inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılması gerektiği, bu sebeple öncelikli olarak dava dışı kişiye başvurulması ve davacı ile sözleşmesel ilişki içinde bulunan dava dışı ...'e karşı gerekli hukuki girişimleri tamamlamadan ve henüz zarara uğramış olduğu kesinleşmeden davalı bankaya karşı hiçbir talepte bulunamayacağı itirazının da yerinde görülmediği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; İlk Derece Mahkemesince İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dava dışı ... hakkında mahkumiyet kararı verildiği ifade edilmiş ise de, ceza yargılamasında ... hakkında, “nitelikli dolandırıcılık suçundan“ beraat kararı verildiği, diğer suç yönünden ise “ hüküm verilmesine yer olmadığı“ şeklinde karar tesis edildiği ve kararın kesinleşmediği izah edildiği halde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eksik inceleme ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, ceza yargılamasının akıbeti araştırılmadan davalılar aleyhine hüküm tesisinde hukuka uyarlık bulunmadığını, olayla ilgili ceza yargılama dosyası ve Yargıtay bozma ilamı incelendiğinde, davacının tüm işlemlerden haberdar olduğu, dava dışı ... adına çeke imza attığı hususunun davacı tarafından bilindiğinin belirtildiğini, ....in ceza dosyasındaki beyanlarında da bu hususun açıkça ikrar edildiğini, davacı ....'in çekteki imzanın dava dışı ...'e ait olduğunu bildiği ifadelerinin “...öte yandan katılan şirketin yasal temsilcisinin 04.11.2010 tarihli Cumhuriyet Savcısı huzurunda alınan beyanında, sanık ...'in babasının şirketine ait çeki getirdiğini, 2007 yılından beri sanık ...'in yetkilisi olduğu ... Madeni Eşya San. Tic. Ltd. Şti. ile çalıştıklarını, benzer şekilde baba ...'a ait şirketin çeklerini aldığını ve karşılıklarının ödendiğini belirtmesi karşısında; sanığa isnat edilebilecek hileli hareket bulunmadığı ve sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı” şeklinde olduğunu, davacının iddia ettiği zararın oluşmasına kendisinin sebebiyet vermiş olduğunu ve dava dışı ...'in beyanlarının da davacı ile ticari ilişkisinin temelini ortaya koyduğunu, davalı bankanın adam çalıştıran sıfatı ile sorumluluğu bulunmadığı gibi banka personeli olan davalıların da herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın konusu 8 adet çek iken İlk Derece Mahkemesince dikkate alınan ceza yargılamasında sadece Yapı Kredi Bankası...şubesine ait .... nolu hesaba ait .... seri numaralı 75.000,00 TL bedelli çeke ilişkin işlemin tartışıldığını, hatalı tespit ve varsayımlarla tüm çeklere ilişkin genel bir yargı ile karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, diğer çekler ile ilgili davacının suç duyurusunda bulunup bulunmadığının açık olmadığını, davaya konu işlem ve davacının öğrenme tarihi nazara alındığında zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının iddia ettiği söz konusu zararı olay anından itibaren bildiğini, ancak aksi kanaatte olunması halinde dahi davacının davaya konu çeklerdeki imzanın ... eli ürünü olmadığını 2008 yılında yaptığı icra takibi ile öğrendiğini, davacının davaya konu uyuşmazlık bakımından çeklerdeki imzanın dava dışı ...'den sadır olmadığını en geç Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.10.2010 tarihli ve 2008/704 E., 2010/776 K. sayılı ilamı ile öğrendiğinin açık olduğunu, davalı banka ve dava dışı ... Kalıp-... arasında akdedilen Ticari Müşteri Sözleşmesinin (77.) maddesi ve devam eden hükümlerine göre "Faks Talimatı İle İşlem Yapılması"nın mümkün hale geldiğini, buna göre banka müşterilerinin bankada yaptıracağı işlemler için bizzat bankaya gitmeden, ticari hayatın gereklerine uygun olarak bankacılık iş ve işlemlerinin süratle gerçekleştirilmesi için faksla işlem yapılmasına imkân sağlandığını, kaldı ki cevap dilekçesi ekinde sunulan belgelerden de görüleceği üzere dava dışı ... Kalıp- ...'ın faks talimatı yoluyla bankacılık iş ve işlemleri gerçekleştirme yoluna uyuşmazlık konusu olayın vuku bulduğu dönemde ve öncesinde oldukça sık başvurduğunu, faks talimatı ile bankacılık işlemlerini gerçekleştirmenin dava dışı ... ve davalı banka arasında sözleşme hükümlerine ek olarak ticari teamül haline de geldiğini, davalı banka ve personeli de bu teamül neticesinde faks talimatı yoluyla dava dışı ...'nin bankacılık işlemlerini gerçekleştirdiklerini, davacının iddia ettiği zarara sebebiyet veren ve aynı zamanda sözleşmesel ilişki içinde bulunduğu dava dışı ...'e karşı gerekli hukuki girişimleri tamamlamadan ve henüz zarara uğramış olduğu kesinleşmeden davalı bankaya karşı hiçbir talepte bulunamayacağının Yargıtayın içtihatlarıyla da sabit olduğunu, ...'ye ait davalı banka nezdindeki hesapların bilgisi ve rızası dışında açıldığına dair tespitlerin somut gerçeklere aykırı olduğunu, davalı banka ve davalı banka personeli tarafından mevzuattan kaynaklanan düzenlemelere uygun hareket edilerek özen yükümlülüğüne uygun davranıldığını, davacının kusuru araştırılmadan karar verildiğini, ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, haksız fiil ve adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında tazminat talebine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, davaya konu 8 adet çek üzerindeki imzaların keşideciye ait olmadığının tespit edilmiş olmasına, dava dışı ... tarafından babası ... yerine atılan sahte imzalar ile davalı banka nezdinde hesap açılarak çek karneleri alındığının ve kullandığının olay nedeniyle yürütülen ceza yargılamaları kapsamında anlaşılmış olmasına, dava tarihinin karar başlığında da belirtildiği üzere 03.11.2015 olduğunun, derece Mahkemelerince zamanaşımının dolmadığı hususunun isabetle tespit edilmiş olmasına ve kusurlu bulunan davalı personelin eyleminden davalı bankanın da adam çalıştıran sıfaatıyla sorumlu olduğunun, davacının müterafik kusurunun bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.