Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2330 K.2025/1508

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2330 📋 K. 2025/1508 📅 11.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/2330 E.  ,  2025/1508 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2125 E., 2024/831 K.
DAVA TARİHİ : 11.06.2021
İLK DERECE MAHKEMESİ : Harran 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/565 E., 2022/434 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı şirket tarafından kaçak elektrik enerjisi kullandığı gerekçesiyle müvekkili hakkında icra takipleri başlatıldığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını ileri sürerek; müvekkilinin icra dosyalarından şimdilik 10,00'ar TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğünün 2019/19808 E. numaralı, Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğünün 2019/20379 E. numaralı, Şanlıurfa 3. İcra Müdürlüğünün 2019/22067 E. numaralı, Şanlıurfa 1. İcra Müdürlüğünün 2020/16236 E. numaralı, Şanlıurfa 1. İcra Müdürlüğünün 2020/18127 E. numaralı ve Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğünün 2021/9041 E. numaralı icra takip dosyaları yönünden 483.008,47 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; yapılan kontrollerde davacının kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini ve mevzuata uygun olarak işlem ve tahakkuk yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı vekiline dava konusu fatura ve eklerini sunmak üzere kesin süre verilmesine rağmen dosyaya sunulmadığı, bu durumun davalı şirket tarafından sürekli tekrarlandığı, istenilen belgelerin zamanında sunulmadığı, yargılamanın gereksiz yere uzamasına sebebiyet verdikleri, hak kaybına yol açtıkları, mevcut durumda ispat yükünün davalı şirkette olduğu, bu bağlamda davalı şirketin alacaklı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle: davanın kabulü ile davacının dava konusu takip dosyaları yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile takiplere konu 483.018,47 TL alacağın %20 oranındaki 96.603,69 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığı, yapılan tahakkukların haksız ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla menfi tespit talebinde bulunulduğu, özel hukuk tüzel kişisi olan davalı şirket çalışanları tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağının, Yargıtay uygulamalarına göre enerji dağıtım faaliyetlerinin özelleştirilmiş olması nedeniyle eskiden olduğu gibi artık aksi sabit olana kadar geçerli belgelerden olmadığı gözetildiğinde, davaların niteliğine göre alacağın varlığına dair ispat külfeti kendisinde bulunan davalı tarafa, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 139/ç maddesine uygun şekilde yapılan ve kesin süre içeren ihtara rağmen Mahkemece, davalı vekiline 11.11.2021 tarihli duruşmada elindeki belgleri sunması için yeniden süre verildiği, anılan duruşma tutanağının davalı vekiline tebliğine rağmen ve davalı tarafın verilen süre içerisinde belge ve delillerini sunmaması üzerine aynı Kanun'un 140/5 maddesi uyarınca bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, alacağın ispatlanamamış olması nedeniyle davanın kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle; davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; yargılama safhasında ön inceleme duruşmasında taraflarına bilgi ve belgelerin sunulması için süre verilmemiş olduğunu, bilirkişiye evrak temini edebilmek için elden takip yetkisi verildiğini, taraflarına evrak sunmak için süre verilmediği halde Mahkeme tarafından bilgi ve belgelerin süresinde sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiğini, dava dosyasında yapılan incelemede davacı vekilinin dava dilekçesinde dayandığı hiçbir delili sunmadığı ve sadece icra dosyasının numarasını belirtmekle yetinildiğinin görüleceğini, taraflarına verilen sürenin makul bir süre olmadığını, derdest dosya sayısı ve her bir evrakın farklı bir birimden talep edildiği, her birimin kendi içerisindeki iş yoğunluğu dikkate alındığında iki haftalık kesin sürenin makul bir süre olmadığını, adil yargılanma hakkının zedelendiğini, "hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü" olduğunu, bu yükümlülük kapsamında davacı vekiline dava dilekçesinde talebinin açıklattırılması gerektiğini, dava konu kaçak elektrik tutanağının ancak bilirkişi ve keşif ile tespit edilebileceği ortadayken mahkeme tarafından dosya tamamlanmadan dosyaya ilişkin bilgi ve belgelerin celbi sağlanmadan davaya konu kaçak tutanağının neye istinaden davacı vekilinin belirtiği tutar miktarında tahakkuka yol açtığı denetlenmeden davanın tam değer üzerinden kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ıslah dilekçesinin taraflarına tebliğe çıkarılmadığını, şirketin 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa dayanılarak hazırlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve bu Yönetmelikteki hükümlere göre düzenlenen Perakende Satış Sözleşmesine göre elektrik satışı yaptığını, davacının sözleşmesiz kaçak enerji kullandığının apaçık ortada olduğunu, davalı müvekkili şirket tarafından tespit edilen kaçak ve kaçak ek tahakkukunun, EPDK’nın tespit, süre, tüketim miktarı hesaplamasının Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara göre belirlendiğini, davacının kaçak enerji kullandığının tespit edildiğini, kaçak tutanağının aksini iddia eden davacının bunu resmi belgeler ile ispatlaması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanıma dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takiplerinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacının kaçak elektrik kullandığı yönündeki iddiaya dayanılarak yapılan icra takiplerinden dolayı borçlu olmadığının tespiti talebiyle açılan davada, ispat yükünün davalı şirkete ait olduğu, davalı vekilinin cevap dilekçesi ile birlikte alacağa dayanak belgeleri dosyaya sunmadığı, usulüne uygun ihtara rağmen verilen süre içerisinde de bu belgelerin ibraz edilmediği, davacı tarafından kaçak elektrik kullanıldığının ispatlanamadığı, hâkimin yargılamayı belli sürede bitirmeleri hususunda adil yargılama kapsamında hukuki sorumluluklarının bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.