Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1959 K.2025/1428

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1959 📋 K. 2025/1428 📅 10.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/1959 E.  ,  2025/1428 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1508 E., 2024/288 K.
DAVA TARİHİ : 28.09.2022
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ürgüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/363 E., 2023/361 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının, müvekkilinin oğlu olduğunu, müvekkilinin kamu görevlisi olarak çalışırken birikimlerini, çektiği kredileri, annesinden aldığı 10.000,00 doları, sattığı aracın parasını koyarak 4 kg altın sermayesi toplayarak 2011 yılında Kılıç Sarrafiye isimli kuyumcu dükkanını o dönem liseyi bitirip askerden yeni gelen davalı oğluna güvenip aralarındaki inanç ilişkisine dayanarak şartlar gerçekleştiğinde kendi üzerine almak koşuluyla işletmek üzere açtığını, zaman içerisinde dükkanın gelirleriyle bir araç, bir bağımsız bölüm alındığını, 4 kg altın olan başlangıç sermayesinin yıllar içerisinde 7 kg altına çıkarıldığını, müvekkilinin kamu görevlisi olması sebebiyle mal beyannamesi vermek durumunda olmasından dolayı bunları da davalı oğlu adına yaptığını, ancak zaman içerisinde davalı oğlunun aralarındaki inançlı ilişkiye aykırı olarak dükkanın kendisine ait olduğunu iddia etmeye başladığını, hatta müvekkiline hırsızlık yaptığına dair iftira atarak dükkandan uzaklaştırmaya çalıştığını, ancak dükkanın açıldığı sırada liseyi bitirip askerden yeni dönmüş bir gencin kuyumcu dükkanına sahip olamayacağını ileri sürerek; öncelikle dava konusu kuyumcu dükkanı içerisinde yer alan menkul değerlerin tespitini, kuyumcu dükkanına davalının müdahalesinin men-i ile müvekkiline tüm kazanımlar ile birlikte iadesini, sermayesi müvekkil tarafından karşılanan ancak davalı adına tescil edilen araç ile bağımsız bölümün kayıtları iptali ile müvekkili adına tescilini, ticari işletmenin aktifleri ile birlikte iadesinin mümkün olmaması halinde işletmede bulunan menkul değerlerin, aracın ve bağımsız bölümün dava tarihindeki karşılığının tespiti ile davalıdan tahsilini, inançlı işleme ilişkin taleplerin reddi halinde ise sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince Kılıç Sarrafiye isimli işletmenin başlangıç sermayesi olan 4 kg altının dava tarihindeki değerinin davalıdan alınarak müvekkile ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; inançlı işleme dayalı olup dinlenilirliği kabul edilen iddiaların ispatının şekle bağlı olmayan yazılı delil olduğu, inanç sözleşmesi olarak adlandırılan bu belgenin sözleşmeye taraf olanların imzasını içermesi gerektiği, somut olayda davacı yazılı delille iddiasını ispat edemediği gibi yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin varlığından da söz edilemeyeceği, dava konusu işlem bir sağlararası karşılıksız kazandırma olup sözleşmenin meydana getirilişinde bir hukuka aykırılık söz konusu olmadığı, geçersiz bir sözleşme söz konusu olmadığı için geri verilecek bir kazanım da bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; inançlı işlemin taraflarının baba oğul olması nedeniyle yazılı inançlı işlem sözleşmesinin düzenlenmesinin manevi olarak imkansız olduğu, iddianın tanıkla ispat edilebileceği, bu durumun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 203. maddesinde sayılan hallerden olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, inançlı işlem nedeni ile alacak istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davacı tarafın inanç sözleşmesi iddiasını 05.02.1947 tarihli ve 2016 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere yazılı delil ile ispat edememesine göre, davacı tarafın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,10.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.