Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1866 K.2025/1426

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1866 📋 K. 2025/1426 📅 10.03.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/1866 E.  ,  2025/1426 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/581 E., 2023/1936 K.
DAVA TARİHİ : 24.12.2019
İLK DERECE MAHKEMESİ : Simav 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/571 E., 2021/139 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında müvekkiline ait olan 6 adet apart daireyi 1.600.000,00 TL bedelle davalıya sattığına dair bir özel anlaşma senedi imzalandığını, müvekkilinin kararlaştırılan bedelin 1.245.000,00 TL'sini nakden aldığını, davalının müvekkilini arayarak tapu işlemlerini hemen yapmak istediğini, ancak tapu masraflarını şu aşamada ödeyemeyeceğinden şimdilik davacının ödemesini istediğini, sonradan 355.000,00 TL ile birlikte bu tapu masraflarını da ödeyeceğini belirttiğini, müvekkilinin bunu kabul ettiğini ve taşınmazların 04.12.2019 tarihinde davalı adına tapuda devredildiğini, ancak davalının aradan geçen zamana rağmen bakiye 355.000,00 TL'yi ve 17.508,00 TL tapu masrafını ödemediğini ileri sürerek müvekkiline ödenmesi gerekli 355.000,00 TL ile 17.508,00 TL tapu masrafı toplamı olan 372.508,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; taraflar arasındaki satışın resmi senede dayalı olduğunu ve tapuda devir işlemlerinin yapıldığını, satış bedelinin davacı tarafa müvekkili davalı tarafından ödendiğini, tarafların satış işleminden önce defalarca bir araya gelerek görüşmeler yaptıklarını, bu görüşmeler neticesinde davaya konu senedin imzalandığını, müvekkilinin bu senedi imzaladıktan sonra taşınmazları almaktan vazgeçtiğini, dolayısıyla anlaşma senedinin konusuz kaldığını, müvekkili davalının söz konusu belgeyi istediğini ancak davalının belgeyi yırtıp attığını beyan ettiğini, tarafların sonrasında daha düşük bedelle anlaşarak ve tapuda devri yaptıklarını, tapudaki resmi senedi davacının satış bedelini nakden ve tamamen aldığını beyan ederek imzaladığını, müvekkilinin davacı tarafa borcu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın sözleşme bedelinin 1.600.000 TL olduğunu imzası ikrar edilmemiş senet ile iddiasını ispat ettiği, bakiye miktarın ödendiğini ispat yükünün davalı taraf üzerinde olduğu, ancak davalının bakiye satış bedelinin ödendiğini yasal kanıtlarla kanıtlayamadığından, davanın kabulüne karar vermek gerektiği, davacı taraf taşınmaz satışı nedeniyle oluşan vergi ve harçların kendisinin yatırdığından bahisle tapu harcı ve masraflarına ilişkin talebi yönünden ise davacı tarafça taraflar arasında bir sözleşme yapıldığının ispat edilemediği, bu kapsamda taraflar arasında vekaletsiz iş görme prensiplerinin geçerli olacağı, vekaletsiz iş görmede iş gören ancak verdiğini/ödediğini karşı taraftan geri alabileceğini, tapu kaydı incelendiğinde davalı adına yalnızca 8.370,00 TL harcın isabet ettiği, bu nedenle bu yöndeki talebin kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 363.370,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; hükmün çelişkili olduğunu, tapudaki resmi senede mahkemece itibar edilmediğini, resmi senet ile tarafların ibralaştığını, tarihsiz belgenin delil sayılmasının hatalı olduğunu, tapudaki resmi senette davacının satış bedelini tamamen ve nakden aldığını beyan ettiğini, davacı tanığı beyanının gerçeği yansıtmadığını bu sebeplerle kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davacı tarafça sözleşme bedelinin 1.600.000 TL olduğunu imzası ikrar edilmemiş senet ile ispat edildiği davalının böyle bir protokolün yapılmadığına ilişkin bir itirazının bulunmadığı, bu sözleşmenin vazgeçme ile iptal edilip, pazarlıkla satış bedelinin düşürülerek resmi senet ile ibralaşıldığını ispat edemediği,i tarafların tapu senedindeki bedelin muvazaalı olduğunu da kabul ettiklerine göre, bakiye miktarı ödediğini ispat yükü kendisinde olan davalı tarafın bu hususu yasal kanıtlarla kanıtlayamaması, tapu harcına yönelik istem yönünden ise tamamının davalı tarafça ödeneceğine dair iddianın davacı tarafça ispatlanamaması ve ödemeyi yapan davacı tarafın davalı adına isabet eden kısmı vekaletsiz iş görme hükümleri kapsamında isteyebileceğine dair kararda isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,10.03.2025 tarihindeoy birliği ile karar verildi.