Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2366 K.2025/1459
3. Hukuk Dairesi 2024/2366 E. , 2025/1459 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/62 E., 2024/91 K.
DAVA TARİHİ : 17.03.2021
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli(Konya) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/113 E., 2022/350 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında 01/04/2020 tarihinde yapılan “Ayçiçeği Tohum Satış, Üretim ve Satın Alma Sözleşmesi” uyarınca, davalının, davacı firmanın temin ettiği ayçekirdeği tohumlarını, 520 dönüm tarlada ekip yetiştirerek sözleşmede belirtilen analiz sonucunun karşılık geldiği fiyat listesine göre davacıya teslim etmeyi taahhüt ettiğini, davacının davalıya 360 kg ayçekirdeği tohumunu teslim ettiğini, davalının teslim aldığı tohumları 520 dönüm tarlaya ektiğini ancak hasat zamanı müvekkili firmaya haber vermeden hasada başladığının öğrenilmesi üzerine davacı firmanın yetkili müdürü Hamit Yıldırım'ın davalıya gönderdiği whatsapp mesajıyla davalının sözleşme hükümlerine uymasını, bu kapsamda hasadı durdurmasını, davacı firmanın yetkilendirdiği personelin nezaretiyle hasadın yapılmasını ve sözleşme kapsamında elde edilen ürünleri davacıya teslim etmesini bildirdiğini ancak davalının, bu mesaja cevabında, ekim yapmak için kiraladığı tarla sahiplerinin tarlaları kiralamaktan vazgeçtiklerini, bu sebeple ekim yapmadığını, ekim için aldığı ayçekirdeği tohum bedelini ödeyeceğini beyan ettiğini, davalının bir an için ekim yapmadığı kabul edilse dahi sözleşmeye aykırı davranan davalının sözleşmenin 11. Maddesinde kararlaştırılan cezai şartı ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, şimdilik 100.000,00 TL ceza şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davaya konu ayçiçeği tohum satış, üretimi ve satın alma sözleşmesinin davalının iradesini taşımadığını, matbu olarak sadece bir adet düzenlendiğini, sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşulmadığını, boş olarak tanzim edildiğini ve yine taraflardan sadece müvekkilinin imzasını taşıyan sözleşmenin kurulmuş sayılmayacağını, müvekkilinin elinde bulunan surette sadece müvekkilin imzasının olduğundan bu sözleşmenin davalıyı bağlamadığını, bir an için sözleşmenin kurulduğu kabul edilse dahi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 25. maddesinde karşı tarafın aleyhine ve onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamayacağını, cezai şartın müvekkilin durumunu ağırlaştıracak nitelikte olduğunu, davalının sözleşmeye konu ekimi kusuru olmaksızın yapamadığını, ekimi yapmak için tarla kiralama yöntemine giriştiğini fakat kiraya verecek olanan tarla sahiplerinin kiraya vermekten vazgeçmesi ile ekimi gerçekleştiremediğini, davaya konu edilen sözleşmenin cezai şart başlıklı 11. maddesinde " üreticinin kusuru ile şirket zarara uğrarsa" şeklinde koşullu olarak cezai şart uygulanacağının hüküm altına alındığını, davacının talebinde haklı olması için öncelikli olarak müvekkilinin kusurlu olması, şirketin zarara uğraması ve kusur ile zarar arasında illiyet bağının kurulması gerektiğini, müvekkilinin ekimin gerçekleştirilememesinde kusurlu olmadığını, davacı şirketin bu nedenle zarara uğradığını bildirmediğini dolayısıyla kusur ve zarar olmadığı ortada iken ceza koşulu alacak talebinde bulunulmasında hukuken korunacak bir menfaat olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının edimini kendisinin sorumlu tutulamayacağı bir sebeple ifa edemediğini ispat edemediği, Somut olayda sözleşmeye göre edimini ifa etmeyen davalının dekar başı 1.000,00 TL cezai şart ödemekle yükümlü olduğu, ekim yapılması kararlaştırılan alanın 520 dönüm olduğu, buna göre davacının 520.000,00 TL cezai şart talep edebileceği sonucuna ulaşıldığı, tespit edilen cezai şart bedeli davalının sosyal ve ekonomik durumu gözetildiğinde fahiş olduğundan TBK'nın 182/3. maddesi uyarınca tenkis edilerek 15.000,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi tarafından uygulanan indirim tutarının davacı aleyhine haksızlığa yol açacak şekilde fahiş miktarda olduğu kabul edilerek davacının isteyebileceği cezai şart miktarın 379.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 379.000,00 TL alacağın 100.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 17/03/2021 tarihinden, 279.000,00 TL'sinin ıslah tarihi olan 25/04/2022 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili;taraflar arasındaki sözleşmenin genel işlem şartı nedeni ile geçersiz olduğunu, geçerli bir sözleşmenin varlığı kabul edilse bile sözleşmede belirlenen edimin müvekkili davalının kusuru olmaksızın yerine getirilemediğini, bu hususun dosyada toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanları ile de sabit olduğunu, davalı müvekkilinin sözleşme ile yerine getirmeyi vaad ettiği ve ayçiçeği ekimi için kullanılacak tohumların bedelini davacı tarafa icra yolu ile ödediğini, davalının ayçiceğini ekebilmiş olsaydı kendisin de bu mahsülden gelir ve kazanç elde etmesi hususunun göz önünde bulundurulması gerektiğini gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ayçiçeği tohum satış, üretim ve satın alma sözleşmesinin ifa edilmemiş olması nedeniyle cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bilirkişi raporun denetime elverişli bulunmasına, özellikle tarafların serbest iradeleri ile imzaladığı sözleşmenin 5/d maddesi uyarınca tohum ücretli olarak davalıya verildiğinden, tohum ücretinin tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle davacının sözleşmeden döndüğünden bahsedilemeyeceği, sözleşmede belirlenen edimini kusursuz olarak yerine getiremediğini ispat edemeyen davalının cezai şartı ödemekle yükümlü olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince cezai şarttan yapılan indirim miktarının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.