Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1091 K.2025/1419
3. Hukuk Dairesi 2024/1091 E. , 2025/1419 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/324 E., 2020/131 K.
DAVA TARİHİ : 20.06.2008
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin avukat olarak davalıların birçok davasında vekilliğini yaptığını ve davaları sonuçlandırdığını, davalıların vekalet ücreti alacaklarını ödemeyi taahhüt ettikleri halde ödemediklerini, davalılar hakkında Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün 2007/3125 Esas sayılı dosyasında 19.749,00 TL asıl ve işlemiş faizi ile toplam 56.845,00 TL üzerinden icra takibini başlattıklarını, haksız olarak takibe itiraz edildiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamını, %40 inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; müvekkilleri ile davacı arasında yazılı bir avukatlık sözleşmesi bulunmadığını, icra takibinin hangi alacağa dayandırıldığının belli olmadığını, tarafların karşılıklı güven ilişkisine dayanarak yapılan ödemeler için makbuz alınmadığını, davacıya ödenmeyen vekalet ücreti bulunmadığını, vekalet ücret alacağının zaman aşımına uğradığını, müvekkillerinin önceden temerrüde düşürülmediğini, davacının faiz talebinin haksız olduğunu, vekalet ilişkisi nedeniyle avans faizi talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.10.2015 tarihli kararıyla; taraflar arasında yazılı bir avukatlık sözleşmesi bulunmadığı, davalının zamanaşımı itirazını süresinde yapmadığı, 07.09.2014 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının davalıların vekili olarak görev yaptığı, yaptığı işlerin raporda ayrı ayrı belirlendiği, davacının davalılardan olan vekalet ücreti alacağının %10'luk alt sınırdan takdirinin uygun görüldüğü gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalıların Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün 2007/3125 Esas sayılı icra takibine yaptıkları itirazların 9.406,87 TL asıl alacak ile takip tarihine kadar işlemiş 14.027,62 TL faiz yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin 23.10.2015 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 07.02.2019 tarihli ilamla; tarafların sair temyiz itirazları incelenmeyerek, dava dilekçesinde ne kadarlık kısım için itirazın iptali talep edildiğinin açıkça gösterilmediği, Mahkemece davacıya bu yönde bir açıklama yaptırılmadığı gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilinin 01.07.2020 tarihli dilekçesinde taleplerinin 19.749,00 TL asıl alacak, 36.736,00 TL işlemiş ve işleyecek faiz üzerinden itirazın iptaline ilişkin olduğunu bildirdiği, taraflar arasında yazılı bir avukatlık sözleşmesi bulunmadığı, davalının süresinden sonra zamanaşımı itirazında bulunduğu, 07.09.2014 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının davalıların vekili olarak görev yaptığı, yaptığı işlerin raporda ayrı ayrı belirlendiği, davacının davalılardan olan vekalet ücreti alacağının %10 luk alt sınırdan takdirinin uygun görüldüğü gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalıların Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün 2007/3125 Esas sayılı takibe yaptıkları itirazların 9.406,87 TL asıl alacak ile takip tarihine kadar işlemiş 14.027,62 TL faiz yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak için takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; alınan bilirkişi raporunda 21.501,20 TL talep edilebilir ücret olduğunun tespit edilmesine rağmen Mahkemede alt sınırdan yapılan hesaplamaya göre karar verildiğini, davalılar ile İstanbul Barosunca her yıl düzenlenen ücret çizelgesi üzerinden anlaşıldığını, ilave olarak kazanılan davalardan % 20 avukatlık ücreti alınacağı hususunda karşılıklı olarak mutabakat yapıldığını, alacağın likid olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı taraf lehine hükmedilen 4.957,00 TL vekalet ücretinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili; görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, alacağın zaman aşımına uğramına uğradığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet ücreti alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyize konu edilen Mahkeme kararının; uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacının alacağı miktarın doğru şekilde hesaplandığı, Mahkemece alacağın alt sınırdan belirlenmesinin ve hüküm altına alınan miktara göre belirlenen vekalet ücretlerinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 439. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.