Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1007 K.2025/2077

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1007 📋 K. 2025/2077 📅 20.05.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/1007 E.  ,  2025/2077 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/21 E., 2023/1449 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1035 E., 2020/589 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 18.07.2016 tarihli Milas-Bodrum Havaalanı Havaaracı Bakım Onarım Tesisi Hangar Kompleksi Anahtar Teslim İnşaat İşleri Sözleşmesi ve işbu sözleşmenin tadiline ilişkin 25.11.2016 tarihli Ek Protokol imzalandığını, davacının sözleşme gereği üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, ancak davalı tarafça işin ifasının çeşitli bahanelerle geciktirildiğini, her halükarda işin sözleşmeye uygun olarak tamamlanarak davalıya teslim edildiğini, davalı tarafça hakediş alacağının yapılan ihtara rağmen ödenmediği gibi yapılan geçici kabul çağrısına da uyulmadığını, her ne kadar davalı taraf ifanın tamamlanmadığını ileri sürse de 09.10.2017 tarihinde asıl işveren DHMİ Genel Müdürlüğü'ne başvurup inşaatın mimari projeye uygun olarak tamamlandığının, bu hususun müşavirlik firması tarafından da tespit ve tasdik edildiğinin bildirildiğini, davalı 13., 14. ve kesin hakedişlere sözleşmede öngörülen sürede itiraz etmediğinden içeriğinin kabul edilmiş sayıldığından hakediş
bedelinin faturaya bağlandığını, fatura bedelinin ödenmediğini, davalının 19.10.2017 tarihli yazı ile davacıya 5.222.965,81 TL borcu olduğunu kabul ve ikrar ettiğini, davalının temerrüde düştüğünü belirterek, 5.598.544,22 TL asıl alacak 222.712,65 TL akdi temerrüt faizi olmak üzere toplam 5.821.256,87 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; taraflar arasında 18.07.2016 tarihli Anahtar Teslim İnşaat İşleri Sözleşmesi imzalandığını, işe başlandıktan sonra 25.11.2016 tarihli Ek Protokol düzenlendiğini, iş süresinin 197 günden 410 güne çıkarıldığını, bitiş tarihinin 01.09.2017 olarak belirlendiğini, davacıya 13.09.2017 tarihine kadar 19.059.640,90 TL hakediş ve stopaj ödemesi yapıldığını, davacının muaccel alacağı bulunmadığından asıl davanın reddine karar verilmesini, davacının işi geç ve ayıplı olarak ifa ettiğini, davacıdan eserdeki ayıp ve geç teslimden kaynaklı alacaklı olduklarını, bu hususta delil tespitinde bulunulduğunu, davacı yüklenici işi 25.11.2017 tarihine kadar sözleşmeye uygun olarak teslim edemediği için işin muayene şartı ile re'sen teslim alındığını, geçici kabul muayenesine başlanması için yüklenicinin sözleşmenin 15. maddesine göre vermekle yükümlü olduğu sözleşme bedelinin %7'si oranında gayrikabili rücu tazminat mektubunu, sigorta poliçelerini, işçilerin aylık SGK prim ve ödeme belgelerini davalı adına satın alınmış olunan hangardaki tüm demirbaşların faturalarını teslim etmesi için ihtar edildiğini, ancak karşı davalı yüklenicinin bahse konu sözleşmeye aykırılıkları gidermediği için geçici kabul aşamasına geçilmeden, 08.12.2017 tarihinde sözleşmenin tek taraflı olarak Beyoğlu .... Noterliği'nin 27.11.2017 tarihli ve 21488 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile feshedildiğinden bahisle davacı-karşı davalının sözleşmedeki taahhüt, tekeffül, garanti, oranım ve diğer yükümlülüklerini yerine getirmemesinden, eksik ve ayıplı ifa etmesinden doğan zararlarının ayıp oranında sözleşme bedelinden indirilerek, asgari 1.000.000,00 TL'nin davacı- karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile 5.525.760,67 TL'nin 26.10.2017 tarihinden itibaren yıllık %10,50 oranındaki akdi temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 35.250,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Mahkemece dava konusu yapımı üstlenilen eserdeki eksik işlerden kaynaklı ayıplı imalat yönünden karşı davacının, davacı-karşı davalıdan 35.250,00 TL alacaklı olduğuna dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, işin sözleşmeye uygun olarak tamamlandığının davalının 09.10.2017 tarihli yazısı ile kabulünde olduğunu, karşı davacının sözleşme konusu işteki mevcut garantiler kapsamında tamir gibi hiçbir müracaatta bulunmadığını, karşı davacı tarafından işin ihtirazi kayıt konmaksızın teslim alındığını,
b. Davacı-karşı davalı tarafından yaptırılan delil tespitinde mevcut işe ilişkin deformasyona uğramış malzemeye ve zarara rastlanılmadığını,10.000,00 TL değerinde tamiratın söz konusu olduğunu, uzman görüşünde de karşı davacının iddialarının asılsız olduğu yönünde kanaatin bildirildiğini beyan etmektedir.
2. Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Asıl dava yönünden; davacı-karşı davalının dava konusu alacağının tahsili için icra takibi başlattığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, buna rağmen itirazın iptali davası yerine alacak davası açmış olması sebebiyle bu davada hukuki yararının olmadığını, mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, her iki bilirkişi raporu arasında çelişkilerin mevcut olduğunu, birim fiyatları sözleşmede bulunmayan iş artış talebinin eserin değerinin ve yüklenici giderinin sözleşmenin ekleri Kamu İhale Kanunu, Yapım İşleri Genel Şartnamesi koşullarına göre belirlenmesi gerektiğini, davacı-karşı davalı tarafından iş artışı ispat edilemediği halde yalnızca davacı-karşı davalı tarafından kesilmiş olan faturalara dayanılarak asıl davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı-karşı davalıca hakedişlerin doğduğu ddia edilen işlerin yapılıp yapılmadığının tespit edilmediğini, davacı-karşı davalı tarafından iş artışına ilişkin bir onay talep edilmediğini, davalı-karşı davacı tarafından iş artışına ilişkin bir onay da verilmediğini, sözleşmenin 9.7 maddesi gereğince %30’a kadar iş artışı için yüklenicinin bedel talep edemeyeceğinin kararlaştırıldığını, buna rağmen faturaların hükme esas alındığını, davacı-karşı davalının tüm hakedişlerinin eksiksiz ödendiğini, 14 no’lu hakedişin ödeme planında hiçbir zaman olmadığını, davacı-karşı davalının faiz talebine ilişkin temerrüt ihtarının da olmadığını
b. Karşı dava yönünden; Mahkemece eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda geç teslimden kaynaklı 14 günlük toplam 140.000,00 TL cezai şart hesaplamış ise de mahkemece bu talebin reddedildiğini, bilirkişi raporunun delil tespiti ile çeliştiğini, davanın gecikme cezası yönünden kısmi reddine ilişkin kararının Türk Borçlar Kanunu 179/2 maddesine aykırı olduğunu, taraflarca sözleşmede cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacı-karşı davalıya ihtarnamelerle geçici kabul talebinin, teslimin kabul edilmediğinin ve gecikme cezası tahakkuk ettiğinin bildirildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl davada uyuşmazlık, ödenmeyen hakediş alacağının faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkin olup karşı davadaki uyuşmazlık ise iş sahibinin geç teslim nedeniyle cezai şartın, eksik ve ayıplı iş bedelinin tahsili ile ayıp oranında davacı alacağından indirim yapılması istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
1-Temyizen incelenen asıl davaya ilişkin karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Temyizen incelenen karşı davaya ilişkin karar yönünden taraf vekillerinin temyiz istemlerine gelince; Mahkemece yargılamada talimat mahkemesi tarafından alınan 13.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda eksik ve ayıplı imalât bedelinin 372.250,00 TL olduğu, Mahkemece alınan 04.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda ise eksik ve ayıplı imalât bedelinin 35.250,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece eksik ve ayıplı imalât bedelinin 35.250,00 TL olduğu kabul edilerek, bu miktara hükmedilmiş ise de Mahkemece her iki bilirkişi raporundaki çelişki ve bilirkişi raporlarına itirazlar değerlendirilmeksizin 04.11.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca, uçak hangarı çatısındaki sandviç panellerde çatı kaplama ürünlerinin sözleşme kapsamında 10 yıl garantili olmasının davacının bu malzeme ile ilgili ayıplardan sorumlu olmayacağı anlamına gelmeyeceği hususun Mahkemece dikkate alınmamış olması da hatalıdır. Bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin, alanında uzman yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak giderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmekte olup, eksik inceleme ve değerlendirme ile verilen ilk derece mahkemesinin karşı davaya ilişkin kararı usul ve yasaya aykırı görülmüş ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Bozma nedenine göre taraf vekillerinin yukarıdaki paragraf dışında kalan temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı- karşı davada davacı vekilinin asıl dava yönünden ileri sürdüğü temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
2. Taraf vekillerinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesinin karşı davaya yönelik kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesinin karşı davaya ilişkin kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı harcın asıl dava yönünden davalıdan alınmasına,
Peşin alınan harcın istek hâlinde davacı karşı davalı .... Tur.. A.Ş'ye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.