Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/893 K.2025/2062

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/893 📋 K. 2025/2062 📅 20.05.2025

6. Hukuk Dairesi         2025/893 E.  ,  2025/2062 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2591 E., 2024/3195 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/178 E., 2024/730 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili İdare tarafından 2019/377702 İKN ile 36 ay süre ile abonelik hizmetlerinin yapılması işi için ihaleye çıkıldığını işin en avantajlı birinci teklifi veren davalı tarafından üstlenilerek 09.10.2019 tarihinde sözleşmenin imzalandığını, üstlenilen bu iş kapsamında yüklenici tarafından QIC International LLC isimli sigorta şirketinin logosunu ve sözde şirket yetkililerinin imzası ile acente yetkilisinin imzasını ihtiva eden 07.10.2019 tarihli ve 1627009872473 numaralı kesin kefalet senedi sunulduğunu, davalının sözleşme gereği ödemesi gereken işçilik alacaklarını ödememesi üzerine müvekkil İdare tarafından davalıya 05.12.2022 tarihli ve 48669 sayılı yazı ile bu alacakların ödenmesi aksi takdirde bakiye hakedişlerin kesinti yapılarak yeterli gelmediği halde ise kesin teminatlarının nakde çevrilerek işçilere ödemenin yapılacağının ihtaren bildirildiğini, kefalet senedinin geçerliği olmadığının tespit edildiğini, bu nedenle Samsun İcra Müdürlüğü'nün 2022/95729 Esas sayılı dosyası kapsamında senet bedeli karşılığı olan 1.550.000,00 TL alacak için ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla davanın kabulü ile itirazın iptalini, takibin asıl alacak ve bu alacağa icra süresinde işlemiş faizleri üzerinden devamını, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;kefalet senedinin geçerli olmadığını, müvekkili şirketinde bilmediğini, yapılan işçilik ödemelerinin tutarı ile ilgili olarak açıklama yapılmadığını ve belge sunulmadığını, teminatın paraya çevrilmesindeki kusurun müvekkiline ait olmadığını, müvekkili adına ne kadar ödeme yapıldığı, hak edişlerinden ne kadar kesinti yapıldığını, bakiye alacağının ne kadar olduğunun bilgisini verilmediğini, davacının yapması gereken bir ödemenin olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu kefalet senedinin ancak davacı tarafından işçi alacakları için yapılan ödemeler davalının hakediş ve diğer alacaklarından mahsup edildikten sonra kalan kısım yönünden paraya çevrilebileceği ve bu amaçla takip yapıldığının kabulü gerektiği, aksinin yani idarenin kefalet senedinin tamamını talep edebileceğinin kabul edilmesi İdarenin kendi kusurundan yararlanması anlamına geleceğini, sözleşmenin 7. maddesine göre işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olduğu ancak İş kanunun emredici hükümleri gereği işçiye karşı işveren konumunda bulunan İdarenin de yüklenici ile müteselsilen sorumlu olduğunu, 1.926.497,16 TL idare tarafından işçilere ödeme yapıldığı, yüklenicinin ek fiyat farkı alacaklarından kaynaklı 701.602,12 TL ve nakit kesin teminatı ve hak edişten kaynaklanan 661.274,77 TL toplam 1.362.876,89 TL bakiye alacağının olduğu, yüklenicinin bakiye alacak miktarının ödenen işçilik alacaklarını karşılamadığı, söz konusu alacaklardan davacı İdarenin de sorumlu olduğu ve mahkemeye başvurmadan önce işçilik alacakları ile ilgili olarak arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu olması sebebiyle yapılan bu başvuru kapsamında anlaşılan bedellerin ve sözleşmesinin sona ermesi sebebiyle bakiye işçilik bedellerinin ödenmesinin yasal olması sebebiyle ödenen 1.926.497,16 TL'nin davalı yüklenicinin bakiye alacağı 1.362.876,89 TL'den mahsubu ile kalan kısmın kefalet senedinden karşılanması gerektiği anlaşılmakla bakiye 563.620,27 TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline
karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Takibin sebebinin, sözleşmenin 11.1.2 bendine göre 31.12.2022 tarihine kadar davalının geçerli ve usule uygun teminatı dosya kapsamında bulundurması gerektiği, bulundurmaması sebebiyle 26.12.2022 de icra takibi yaptığını ancak mahkemece yapılan takibinin sebebinin ödenen işçilik alacaklarının rücuen tazmini kapsamında olduğu şeklinde yanlış yorumlandığını,
b.Mahkemenin icra takip sebebinin işçilik alacaklarının tazmini olduğunun kabulü halinde dahi dava açılmasına sebebiyet veren tarafın davacı olmadığını o sebeple aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini,
c.İcraya konu alacak, davalı şirket tarafından sunulan kefalet senedinin sahte olmasından ve bu tutarın tahsilinden ibaret olduğu için alacağın likit olduğunu ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağa dair yapılan icra takibine ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesinde : "Yüklenici bu işe ilişkin olarak 1.550.000,00 TL BİRMİLYONBEŞYÜZELLİBİNTÜRKLİRASI kesin teminat vermiştir." düzenlemesine yer verildiği, sözleşme kapsamında belirlenen bedel üzerinden yüklenici tarafından teminat verildiği tespit olunmuştur. Yüklenici tarafından ödenmeyen işçi alacaklarından sorumlu olan idare tarafından 1.926.497,16 TL işçilere ödeme yapıldığı, yüklenicinin nakit kesin teminatı ve hak edişten kaynaklanan toplam 1.362.876,89TL bakiye alacağının olduğu, bu bedelin idare tarafından yapılan alacaklardan teminatın amacına uygun şekilde mahsubu sonrası bulunan bedel üzerinden itirazın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı temyiz eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.