Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2767 K.2025/2086

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2767 📋 K. 2025/2086 📅 20.05.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/2767 E.  ,  2025/2086 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/97 E., 2024/582 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/551 E., 2022/647 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında .... Fabrikası Ögütme Tesisi inşaatının lokal imalat ve montaj işlerinin yapımı konusunda anlaşma imzalandığını, davacı yüklenicinin sözleşme ile üzerine düşen edimleri fazlasıyla yerine getirmiş olmasına rağmen davalının hem sözleşmeye göre belirlenen hakedişi eksik ödediğini hem de fazla imalâtlara ilişkin ödeme yapmadığını ileri sürerek, hakediş alacağı için şimdilik 95.000,00 TL'nin, fazla imalât bedeli için şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan ticari faiziyle tahsilini, ayrıca teminat mektubunun iadesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşme şartlarına göre üstlendiği işleri süresinde tam ve eksiksiz olarak müvekkiline teslim etmediğini, müvekkilinin bir kısım işleri başkasına yaptırmak zorunda kaldığını, davacının yapmış olduğu bir kısım işlerin de sökülerek yeniden yaptırılmak zorunda kalındığını, geçici kabul işlemlerinin yapılmadığını, teminatın iadesinin bu sebeple mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının işin eksik bırakıldığı ve 3. kişilere tamamlatıldığına dair iddialarını ispat edemediği, 12.10.2018 tarihinde davalıya işin tamamlandığı bildirildiğinden bu tarihin geçici kabul tarihi olarak değerlendirilmesi ile sözleşmenin 7.3.1. maddesine göre kesin kabul süresinin 1 yıl sonra olması gerektiği belirlendiğinden, keşif anında işlerin tamamlandığı da nazara alınarak davacı yüklenicinin teminat mektubunun iadesine hak kazandığı, bilirkişi tespitleri uyarınca davacının taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden kaynaklı bakiye 627.073,87 TL alacağı bulunduğu, davacı tarafça davadan önce davalıya gönderilen ihtarnamede bakiye alacak istenmeyip sadece teminat mektubunun iadesi talep edildiğinden, davalının dava ile temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın talep miktarı dikkate alınarak kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen itirazların İstinaf Mahkemesi tarafından hiç değerlendirilmediğini, hak edilen iş bedelinin işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayici ile hesaplanması gerektiğini, teslim süresi davalının kusurlu davranışları sebebiyle uzamış olduğundan, maliyetlerde yaşanan artışlar nedeniyle, davacı tarafından yapılan işlerin bedelinin sözleşme ekinde yer alan birim fiyat listesine göre hesaplanmasının hem Yargıtayın yerleşik içtihatlarına hem de hakkaniyete aykırı olduğunu, sözleşmeye göre yapılması gereken işlerin %30 fazlasına kadar sözleşme ve şartname hükümleri çerçevesinde aynı birim fiyat üzerinden yapılacağı kabul edilse dahi, %30'un üzerinde kalan imalâtların yine mahalli piyasa rayiç fiyatları ile hesaplanması gerektiğini beyan etmektedir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunda işe başlama tarihinin hatalı tespit edildiğini, 25.11.2016 tarihine 120 gün ilave edildiğinde işin sözleşmeye göre tamamlanma tarihinin 25.03.2017 günü olduğunu, %30 keşif artışının da bu sürede tamamlanması gerektiğini, aksi düşünülse bile %30 keşif artışı için 36 gün ilave edildiğinde bile işin bitiş tarihi 30.04.2017 tarihi olacağını, davacının sözleşmeyle yüklendiği işin tamamını sözleşmede belirtilen birim fiyatlar ile yapmak zorunda olduğunu, %30'luk artış başladığında davalıyı uyararak bu hususta fiyat farkının belirlenmesini istemesi gerektiğini, belgeli olmayan imalatların sözleşme süresinden önceki imalâtlara dahil edilmesi gerektiğini, projelerin teslim edilmemesi nedeniyle hesaplanacak süre uzatımları için bu projelerle yapılacak imalâtın toplam imalât miktarına oranına göre sözleşme için belirlenecek süreye kıyaslanması gerektiğini, kesin hesap yapılırken dava tarihinden sonra davalı tarafından davacı adına yapılan SGK ödemesinin dikkate alınmadığını, ticari defterlere göre davalının davacıdan alacaklı olduğunu, istenilen teminat mektubunun iadesi olduğuna göre; bunun için maktu miktarda harç alınması ile vekalet ücretinin de maktu olarak hüküm altına alınması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; eser sözleşmesi niteliğindeki, ... Fabrikası Ögütme Tesisi İnşaatının Lokal İmalat ve Montaj İşlerine ilişkin olarak düzenlenen sözleşmeden kaynaklanan alacak ve teminat mektubunun iadesi istemlerine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinde dava şartları açıkça sayılmış ve anılan maddenin h bendinde ise davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması gerektiği belirtilmiştir. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir.
Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir. Bundan başka, davacının dava açmakta hukuki bir yararının bulunması gerekir; yani, dava hakkı, hukuki yarar ile sınırlıdır. Dava açmakta hukuki yararı olmayan kişi, Devletin mahkemelerini gereksiz yere uğraştıramaz. Bu, hukuki korunma ihtiyacı olarak da adlandırılmaktadır. Yani, davacının mahkemeden hukuki korunma istemesinde, korumaya değer bir yararı olmalıdır.
Hukuki yarar dava açıldığı anda var olmalıdır; ilerideki bir yarar yeterli değildir. Bu nedenle, muaccel olmayan alacak için dava açılamaz; açılırsa, dava hukuki yarar yokluğundan (usulden) reddedilir. Fakat bu durum, alacağın muaccel hale gelmesinden sonra yeniden dava edilmesine engel değildir.
Dava ile erişilmek istenen amaç, aynı güvenle ve fakat daha basit bir yol ile gerçekleşebilecekse, o konuda dava açılmasında hukuki yarar yoktur.
Dava açılmasında olduğu gibi, mahkemeye yapılan her talep için, talepte bulunanın hukuki yararının varlığı şarttır. Aksi halde mahkeme, böyle bir talebi inceleyip yerine getiremez.
Dava şartları, dava açılmasından hükmün verilmesine kadar var olmalıdır. Davanın açıldığı anda var olan bir dava şartı (mesela hukuki yarar) sonradan ortadan kalkarsa, o zaman dava esastan değil, dava şartı yokluğundan (usulden) reddedilecektir.
Somut olayda; davacı yan davalı tarafa sözleşme hükümleri uyarınca teslim ettikleri Akbank T.A.Ş. .... Şubesi'nin 12194848- 9895062-9-8-0 seri no'lu 600.000,00 TL bedelli teminat mektubunun iadesini talep etmiştir. Bahsi geçen mektup sözleşme tarihinden 2 yıl süreli olarak tanzim edilmiş akabinde davalı talebi ile vadesi 28.02.2019'a kadar uzatılmıştır. İşbu dava tarihi olan 04.04.2019 günü itibariyle talep konusu teminat mektubunun süresi dolmuş olduğundan davacının iade isteminde HMK'nın 114/h maddesi uyarınca hukuki yararı bulunmadığından mahkemece, bu talebin usulden reddine karar verilmesi gerekirken kabulü ile davalı aleyhine mektup bedeli üzerinden harç ve vekalet ücreti takdiri doğru olmamıştır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibariyle doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2-4. maddesi hükmü gereğidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Davalı vekilinin diğer temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının;
(2) numaralı bendi hükümden çıkarılarak yerine "Teminat mektubunun iadesi talebinin usulden reddine" ibaresi yazılması,
(3) numaralı bendinin ikinci paragrafı hükümden çıkarılarak yerine "Alınması gereken 6.831,00 TL karar ve ilam harcının peşin ve sonradan alınan 11.954,25 TL harçtan mahsubu ile 5.123,25 TL harcın davacıya iadesine" ibaresi yazılması,
(3) numaralı bendinin dördüncü paragrafı hükümden çıkarılarak yerine "Yargılama giderinden ayrı olarak davacı tarafından karşılanan toplam 6.875,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresi yazılması,
(3) numaralı bendinin sekizinci paragrafındaki "95.000,00 TL" ibaresi hükümden çıkarılarak yerine "16.000,00 TL" ibaresi yazılması, bu paragrafın devamında dokuzuncu paragraf olarak, "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi gereğince takdir edilen 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
İstek halinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.