Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2054 K.2025/2090
6. Hukuk Dairesi 2024/2054 E. , 2025/2090 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/261 E., 2024/348 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/22 E., 2023/87 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı ... mirasçıları vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl davada davalı ... mirasçıları vekili avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı yüklenici şirket arasında tanzim edilen 08.11.2010 tarihli sözleşme ile davalının inşa ettiği 122 ada, 11 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binadan A-1 blok, 2 numaralı bağımsız bölümün satışı hususunda anlaşıldığını, davacının sözleşme bedelinin tamamını ödediğini, davalı yüklenicinin de satışa konu daireyi davacıya fiilen teslim ettiğini ancak tapu devrinin yapılmadığını ve yaptıkları araştırma neticesinde taşınmazın bütün halinde yüklenici şirket yetkilisinin arkadaşı olan davalı ...'e devredildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek, A-1 blok, 2 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiş, birleşen davası ile arsa sahibi ve davalı ...'e devreden ...'in yargılamaya dahli sağlanmıştır.
II. CEVAP
Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, davalının taşınmazı kayıt malikinden iyiniyetle iktisap ettiğini, davacı ile aralarında sözleşme ilişkisi bulunmadığından taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar asıl ve birleşen davalara cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın %100 oranında tamamlanmış olduğu, dolayısıyla asıl dosya davalısı şirket tarafından da tapu kaydının devri haricindeki sözleşmeden kaynaklanan edimlerin yerine getirilmiş olduğu, dinlenen davacı tanıklarının benzer beyanlarına göre muris ... tarafından dava konusu taşınmazın davacıya satıldığının biliniyor olduğu, satış tarihindeki gerçek değeri ile resmi senet suretindeki satış bedeli arasında fahiş fark olduğu, Gölcük Asliye Hukuk Mahkemesi'nin tasarrufun iptali davalarına ilişkin kararlarında belirtildiği üzere asıl dosya davalılarının murisi ile davalı şirket arasında süregelen iş ilişkisinin bulunduğu, ayrıca muris ... adına kayıtlı dava konusu taşınmazda uzun süredir davacının fiilen ikamet etmekte olduğu, muris ...'in dava konusu taşınmazın davacıya satılmış olduğunu bilmediğinden ve iyiniyetli olduğundan söz edilemeyeceği belirtilerek, asıl davanın kabulüne, arsa sahibi aleyhindeki birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı ... mirasçıları vekili ile birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu dairenin davalı yükleniciye bırakılan yer olup diğer davalı kayıt maliki Memet’in de dava konusu taşınmazı tapuda devralmasından önce davacının dava konusu taşınmaza ilişkin temlik sözleşmesi bulunduğunu bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunun kabulü gerekeceğinden kayıt malikinin TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanması olanağının bulunmadığı belirtilerek, asıl davada davalı mirasçılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, birleşen davada davalı hakkında red kararı verilmesine rağmen asıl dosyada taraf gösterilerek yargılama giderlerinden sorumlu tutulması hatalı olduğundan birleşen davada davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede görüldüğünü, davalının taşınmazı kayıt malikinden iyiniyetle iktisap ettiğini, davacı ile aralarında sözleşme ilişkisi bulunmadığından taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, satış sözleşmesinin kanunda öngörülen resmi şekil şartına uyulmadan yapıldığından geçersiz olduğunu, işbu dava dosyası ile dosyaya celp edilen dava dosyalarının konuları ve içerikleri farklı olduğundan söz konusu davaların bu davaya dayanak gösterilemeyeceğini, tanık beyanlarının hükme esas alınabilmesinin hukuken mümkün olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık, yüklenicinin temliki sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, taşınmazın aynına ilişkin olduğu sabit olan tapu iptali ve tescil istemli davalarda yetkili mahkemenin taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi ve yüklenicinin temlikine dayalı işbu davada davacı üçüncü kişinin, konut amaçlı olarak bağımsız bölüm satın alması nedeniyle tüketici konumunda olduğunda tereddüt bulunmamasına göre, usul ve kanuna uygun olup, asıl davada davalı ... mirasçıları vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.