Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1940 K.2025/1755

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1940 📋 K. 2025/1755 📅 29.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/1940 E.  ,  2025/1755 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/380 E., 2023/927 K.
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile arsa sahibi davalı ... arasında 04.05.2007 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince iş iskana hazır hale geldiğinde 10 bağımsız bölümün tapudan müvekkiline devredilmesi gerektiğini, işin süresinden önce tamamlanmış ve iskana hazır hale getirilmiş olmasına karşın davalının tapuda devir yükümlülüğüne uymadığını, tapuları diğer davalıya devrettiğini ileri sürerek, 10 bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı arsa sahibi ... ile imzaladıkları arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince müvekkiline inşaatı tamamlayarak iskan hazır hale getirdiğinde vereceği 10 daire ile ilgili açtığı dava devam ederken işbu 10 daire ve teminat olarak tutulan 6 daire olmak üzere 16 daireyi muvazaalı olarak davalılara devrettiğini ileri sürerek, A blok 1,2,8,13 ve 16 ile B blok 4,5,9,13 ve 16 bağımsız bölümlerin müvekkili adına tescilini, A 10,11,15 ve B blok 6,14,1,5 no.lu bağımsız bölümlerin davalı ... adına tescilini, iskan için yapı ruhsat yenileme ve yapı denetim firması ile anlaşma yapılması gerekli harç ve giderlerin ödenmesi için yetki verilmesini talep etmiştir.
2.Asıl dava dosyası ile ilgili Mahkemenin 01.12.2014 tarihli, 2014/61 Esas, 2014/385 Karar sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 02.07.2018 tarihli, 2015/9015 Esas, 2018/3876 Karar sayılı ilamı ile ikinci kez bozulmuştur.
3.Bozma ilamından sonra mahkemenin 2021/257 Esas sayılı dava dosyasının asıl dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
4.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/107 Esas kesinleşen dava dosyası ile asıl ve birleşen dava dosyalarının tarafları ve dava konusunun aynı olduğu, kesinleşen kararın dosya açısından kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle asıl davanın usulden reddine birleşen dava yönünden ise davacının davalı ... ile muvazaalı işlem yaptıkları gerekçesi ile akdi ilişki bulunmayan davalılardan istemde bulunamayacağı gerekçesiyle birleşen davanın reddine dair verilen karar asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5.6100 sayılı HMK’nın 166. maddesinin birinci fıkrasında; “Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar” hükmüne yer verilmiştir.
6.Dosyalardan biri Yargıtay incelemesinden geçtikten sonra henüz kanun yolları aşamasına gelmemiş yeni bir dosya ile birleşmesi halinde, daha önce herhangi bir kanun yolundan geçmemiş dosyanın istinaf yoluna tabi olacağı açıktır. Zira davalar birleşmekle bağımsızlıklarını korur. Ayrı dava olma özelliğini devam ettirirler.
7.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında bölge adliye mahkemelerinin Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin 2. fıkrasında ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 427 ilâ 444. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir.
Bu durumda 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 ilâ 444. maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tabi olup, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir.
Buna karşılık, 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilen ve temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi halinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-360. maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerin uygulanması için bölge adliye mahkemesine gönderilmesi zorunludur.
8. Somut olayda, daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl dava dosyasının “İstinaf” kanun yoluna tabi olmadığı açıktır.
9. Ne var ki, birleşen Kahramankazan Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2021/257 Esas sayılı dava dosyasının karar tarihi 20 Temmuz 2016 tarihinden sonra olup, bu dosyada verilen kararla ilgili daha önce Yargıtay denetimi de söz konusu olmadığından, bu dosyada verilen kararın ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Birleşen Kahramankazan Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2021/257 Esas sayılı dava dosyasında verilen karara karşı davacı vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinin, istinaf başvuru dilekçesi olarak kabulü gerekir.
10. Bu durumda mahkemece, anılan birleşen davanın bağımsız dava olma özelliğini kaybetmediği gözetilerek, ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu gerekçesiyle, istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesinin sağlanması, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak istinaf incelemesi neticesinde verilecek kararın temyiz yolunun açık olması halinde, karara karşı yasal temyiz ve temyize cevap süreleri beklenerek, temyiz edilmesi halinde buna ilişkin evrakların da eklenmesi suretiyle asıl dava ve mevcut olur ise birleşen dava hakkındaki temyiz itirazlarının değerlendirilmesi için dosyanın kül halinde Dairemize gönderilmek üzere mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Birleşen Kahramankazan Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2021/257 Esas sayılı dava dosyasında verilen kararın; kanun yolu incelemesi bakımından istinafa tabi olduğu anlaşıldığından, dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesi ve birleşen dava dosyasının istinaf incelemesi yapıldıktan sonra asıl ve (temyiz edilmesi halinde) birleşen dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,
Peşin alınan harcın istek halinde iadesine,
29.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.