Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/902 K.2025/1590
6. Hukuk Dairesi 2025/902 E. , 2025/1590 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1715 E., 2025/69 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/831 E., 2024/713 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin kesinleşmiş olan alacağının tahsili için davalı şirket hakkında takip başlattıklarını, ilamın icrası yoluyla takipte herhangi bir sonuç alamadıkları için İİK'nın m. 43/2 uyarınca takibin iflas yolu ile yapılmasını talep ettiklerini ileri sürerek davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket, süresinde davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra dairesi tarafından gönderilen güncel kapak hesabı nazara alınarak davalı vekiline 16.06.2024 tarihinde depo emrinin tebliğ edildiği, bu tebliğden sonra borcun ödendiği ve davanın konusuz kaldığı, davanın konusuz kalması halinde yargılama giderlerinin, davanın açıldığı andaki haklılık durumuna göre belirlenmesi gerektiği, davalının takip borcunu icra emrinin tebliğinden ve davadan sonra ödemiş olduğu, bu nedenle davacının dava tarihi itibariyle haklı olduğu, davalının yargılama gideri ve avukatlık ücretinden sorumlu olduğu gerekçesi ile konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının, alacağını icrai yoldan tahsil etmek açısından herhangi bir işlem yapmadan, yerel Mahkeme huzurundaki davayı ikame ettiğini, icra dosyasında haciz ve başkaca işlem yapılmadan müvekkilinin borca batık bir şirket olduğu iddiaları ile müvekkilin iflasının istenmesi, ilgili yasa ve yönetmeliklere aykırı olduğu gibi, müvekkilin ticari itibarını zedelediğini, hem kendisinden hizmet bekleyen başkaca kimselerin hem de bünyesinde çalışmakta olan personellerinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, davacının işbu davayı açmakta kötü niyetli olduğunu, davacı vekili tarafından yüzlerce icra ve iflas dosyası anda açılarak davalı müvekkili şirketin ödeme sistemini ve ticari hayatını kitleyecek bir yük altında kalmasına sebebiyet verildiğini, yani hem müvekkili şirketi borçlarını ödemeyecek hale getirdiğini hem de borçlarını ödemediği gerekçesiyle iflasının talep edildiğini, açılan iflas davası ile alacağını icra yolu ile tahsil etmek için uğraşmak istemeyen davacının haksız ve hakkaniyete aykırı olarak, alacağına kısa yoldan ulaşma çabasında olduğunu, müvekkili şirketin depo emirleri gereği borcu ödediğini, fakat aleyhe vekalet ücretine hükmedildiğini, yargılamaya sebebiyet vermeyen müvekkili aleyhine ve sırf iflas takibini ve davasını tahsilat için zorlayıcı bir yol olarak benimseyen davacı lehine bu şekilde hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iflas yolu ile takipte davalının iflasına karar verilmesine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.