Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/669 K.2025/1612

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/669 📋 K. 2025/1612 📅 21.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2025/669 E.  ,  2025/1612 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1841 E., 2024/2083 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/237 E., 2024/331 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili arsa sahibi ile dava dışı yüklenici kooperatif arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.05.2021 tarihli, 2018/1098 Esas, 2021/458 Karar sayılı ilâmıyla geriye etkili şekilde feshedilmiş ve bu karar kesinleşmiş olduğundan, dava konusu bağımsız bölümü yükleniciden temlik almış olan davalının daireye haksız el atmasının önlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı asilin fiil ehliyetine sahip olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/200 E., 2005/487 K. sayılı dosyasında davacının tahliye talebinin reddedildiğini, kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin gerektiğini müvekkilinin haksız bir fiili ve kötüniyeti bulunmadığını, davacının taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz hakkında Belediye ve İdare Mahkemesi kararı ile verilmiş yıkım kararı olduğu ve davacı ile kooperatif arasında imzalanan gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, dava konusu taşınmaz mülkiyetinin davacı adına olduğu davalının dava konusu konuta ilişkin mülkiyet hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sözlü yargılama için süre verilmediğini, davacının yaşı ve sağlık raporu gözetildiğinde fiil ehliyetinin değerlendirilmesi gerektiğini, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, idari yargıda devam eden davalar olduğunu, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine dair karara karşı yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğunu ve muhdesatın aidiyeti davası açıldığını, kooperatif üyeleri tarafından açılan tapu iptal ve tescil davaları olduğunun, bu davaların beklenilmesi gerektiğini bilirkişi raporunun yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin kullandığı dairenin mevzuata uygun imal edildiğini, üst yapı bedelinin depo edilmesi gerektiğini, açılan davalarda yapıların imara uygun olduğu yönünde raporlar olduğunu, kararın hakkaniyete aykırı olup mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine dayalı elatmanın önlenmesi ve tahliye istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de; karar ve ilam harcı kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle re'sen değerlendirme yapılmakla, dava konusu taşınmazın arsa bedeli olan 1.064.515,00 TL üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken, arsa payı ve yapı değerinin toplamı sonucu elde edilen değer üzerinden karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Yine davalı vekilinin istinaf ve temyiz taleplerinde vekalet ücreti yönünden talepte bulunmaması ve vekalet ücretinin kamu düzeninden sayılmaması nedeniyle vekalet ücreti yönünden temyiz incelemesi yapılmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 3. bendi çıkarılarak, hüküm fıkrasının 3. bendi yerine "3-Alınması gereken 72.717,01 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 3.305,23 TL peşin harç ile 18.931,49 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 22.236,72TL harcın mahsubu ile bakiye 50.480,29 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.