Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1120 K.2025/1560

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1120 📋 K. 2025/1560 📅 17.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/1120 E.  ,  2025/1560 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/154 E., 2023/838 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi Eskişehir-İnönü Kesimi Demiryolu Hattı yapım işinin 24/03/2006 tarihli sözleşme ile davalı tarafından üstlenildiğini, iş artışı %20’yi aştığından işin tasfiyesi ile kesin kabulünün 28.12.2009 tarihinde yapıldığını ve kesin hakedişin 18.01.2011 tarihinde onaylandığını, Sayıştay raporunda davalı şirkete ariyet ocağından alınan dolgu malzemesi için nakliye bedeli ödenmemesi gerekirken ödeme yapıldığının belirlenmesi üzerine teftiş kurulu tarafından yapılan inceleme sonucunda 103 no'lu güzergah dolgu işleri pozu içerisinde, ariyetten alınan malzemenin naklinin yer alması sebebiyle yeni fiyat belirlenerek ariyet ocağı nakli pozundan davalıya ödeme yapılmasının hatalı olduğunu, idarenin iade talebinin davalı tarafça reddedildiğini belirterek, fazla ödenen işbedeli alacağı 4.314.881,00 TL, fiyat farkı alacağı 876.000,00 TL ile ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanmış faizi ile birlikte toplam 8.011.652,09 TL'nin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme ve keşif özetlerinde 101.1 no'lu güzergah kazıları pozuna yer verildiğini, ariyet ocaklarından kazı yapılarak dolgu malzemesi temini için ayrı bir poz öngörülmediğini, işin keşfine ve sözleşmeye bu yönde bir bedel ve miktar konulmadığını, işin yürütümü sırasında zorunlu olarak ariyet ocaklarından kazı yapılması ve kullanılması ihtiyacının ortaya çıktığını, davacı idareye bildirilerek talepte bulunulduğunu, incelemeler sonucunda kazı bedelinin sözleşmede eksik olduğu görüşü ile birlikte yükleniciye ariyet ocak malzemesi karşılığı bir bedel ödenmesi gerektiğinin kararlaştırıldığını, tespiti yapılan yeni birim fiyatın idarenin onayı sonrası ve firmaya tebliği ile hakediş ödemelerinde uygulanmasına geçildiğini, YİGŞ'nin 23. maddesi gereğince oluşturulan yeni birim fiyatın sözleşme ekini oluşturduğunu, fazla ödemenin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2017 tarihli kararı ile yapılan yargılama ve aldırılan üç farklı bilirkişi raporu neticesinde hükme esas alınan üçüncü heyet ek raporu doğrultusunda, idare ihale aşamasında kazının dolguda kullanılamayacağı bilgisini sehven yansıtmamış olsa da hazırlanan teklifi birim fiyat cetveline göre ihale ettiğini, davalının ihaleye teklif verdiği ve gerekli aşırı düşük savunmasında da teknik şartnamede belirtilen güzergah kazısında çıkan malzemenin dolguda kullanılacağının belirtildiği, 101.1 ve 101.2 pozlar konusunda çıkan malzemenin güzergah dolgusunda kullanılması halinde ayrıca kazı ve nakliye bedeli ödenmeyeceği gerekçesiyle teklifini düşük verdiğini belirttiği, işin sözleşmesinin yapıldığı ve işe başlanıldığı, sözleşme ve eki şartnamelerin dolgu malzemesinin ariyet ocağından kazı yapılarak dolgu yerine getirilmesini kapsamadığı, yapım esnasında kazıdan çıkan malzemenin dolguda kullanılmaya elverişli olmadığının tespit edildiği ve dolgu malzemesinin ariyeten temin edilmesinin gerektiği, bunun idare tarafından kabul görülerek ariyet kazısı yapılması ve güzergah dolgusu için taşınması konusunda yeni iki adet birim fiyat oluşturulup, hakedişler düzenlenerek ödemeler yapıldığı, idarenin sözleşmenin 30. maddesi ile atıf yapılan YİGŞ’nin 23. maddesine göre yeni fiyatlarla kazının yapılarak güzergah dolgusuna nakledilmesi ve kazı artığının belirlenen depoya taşınması konusunda taahhüt edilen veya belirlenen mesafe ve miktarlara herhangi bir itirazının olmadığı, yüklenicinin ariyetten kazılar yaparak analizde belirtilen mesafe kadar taşıdığı, güzergah kazısını da depoya taşıdığı, yapılan ödemenin yapılan işle uyumlu olduğu ve fazla ödeme bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.10.2022 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.10.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı iş sahibince ariyet ocağından alınan dolgu malzemesinin nakliye işinin sözleşme kapsamındaki bir iş olduğu, bu iş kalemi sebebiyle yeni birim fiyat üzerinden davalı yükleniciye yapılan ödemenin haksız olduğu göz önünde bulundurularak, davacının dava konusu ettiği alacak kalemlerinden iade edilmesi gereken miktarın tayin ve tespiti için önceki bilirkişilerden farklı bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor almak suretiyle, sonucuna uygun şekilde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda dava konusu ödemeye esas işin sözleşme kapsamında yapımı üstlenilen iş olarak tarif edildiğinin kabulü gerektiğinden, davalının aksi yöndeki savunmalarına itibar edilemeyeceği, bu nedenle de aynı işin sözleşme dışı kabul edilerek yeni birim fiyat belirlenmesi suretiyle davacı iş sahibi idare tarafından ayrıca ödeme yapılmasının mükerrer ödeme teşkil ettiği ve davacının istirdat talep etmekte haklı olduğu, davalı Şirkete dava tarihinden önce gönderilen ödeme talepli yazının davalıya tebliğ edildiği tarih ve yazı içeriğinde ödeme için tanınan 20 günlük sürenin bitiminde 25.02.2014 tarihi itibariyle davalı yönünden 6098 sayılı TBK'nın 117.m. gereğince temerrüt olgusunun gerçekleştiği gerekçesiyle bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre davanın ıslah talebi gözetilerek kısmen kabulüne, dava konusu yeni tespit edilen birim fiyatlara göre davalıya fazladan ödenen 4.314.881,09 TL asıl alacak ile 861.033,47 TL fiyat farkı dahil olmak üzere 5.175.914,56 TL asıl alacak ile temerrüdün gerçekleştiği 25.02.2014 ile dava tarihi arasında işlemiş 83.310,95 TL faizi ile birlikte toplam 5.259.225,51 TL alacağın hüküm altına alınan toplam 5.175.914,56 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Faiz hesaplamasının her bir hak edişin ödeme tarihlerinden itibaren yapılması gerektiği,
b. Fiyat farkına davalı tarafından bedel itibariyle itirazda bulunulmadığı gözetilmeden karar verildiğini beyan etmektedir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Davacı İdarenin güzergâh kazısından çıkan malzemenin dolguya uygun olmadığını değerlendirerek, yeniden kaya malzeme ocağı tespit etmesi ve davalı yüklenicinin de bu ocakta patlayıcı madde kullanarak kazı yapması ve çıkan kaya malzemeyi dolgu sahasına taşıması, bu taşınma için yeni fiyat tanzimi ile yapılan ödemenin 103 pozu ile ilgili olmaması nedeniyle idarenin mükerrer ödeme yaptığının söylenemeyeceğini,
b. Ancak yüklenicinin ilk yaptığı güzergâh kazısı bedeli içinde aldığı ve geri getirmediği malzeme nakliye bedeli 613.777,06 TL’yi İdareye iade etmesi gerekeceği, söz konusu tutarların 10 nolu hakedişe kadar ödenmiş tutarlar olduğunun 11.04.2023 tarihli son raporda tespit edildiğini,
c. Mahkemenin 11.04.2023 tarihli Bilirkişi Raporunda nihai olarak tespit edilen 613.777,06 TL’nin dikkate alınarak karar vermesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesi sebebiyle fazla ödenen işbedeli, fiyat farkı ve işlemiş faiz alacağının istirdatı istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.