Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/800 K.2025/1526

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/800 📋 K. 2025/1526 📅 16.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2025/800 E.  ,  2025/1526 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/4 E., 2024/52 K.
BİRLEŞEN DAVA KOCAELİ 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2011/506 ESAS
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı asıl ve birleşen davada davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl ve birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketle 11.07.2008 tarihli sözleşme ile anlaşarak ev satın aldığını ve 41.000,00 TL'yi makbuz karşılığı ödediğini, davalı şirket yetkilisinin evi tamamlayıp teslim etmediği gibi taşınmazın tamamını diğer davalıya 1.000,00 TL gibi bir bedelle sattığını, davalıya yapılan satışın muvazaalı olup gerçek bir satış olmadığını, değerin de bunu gösterdiğini, ayrıca bağışın Medeni Kanun hükümlerine göre resmi şekilde yapılmadığından şekil eksikliği nedeniyle geçersiz olduğunu, ödedikleri bedelin ise iade edilmediğini, çevredeki emsal taşınmazların 75.000,00 TL civarında satıldığını belirterek Kocaeli ili, ... ilçesi, ... mevki, 174 ada - 1 parselde bulunan C blok K:1 D:8 sayılı bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde ödedikleri paranın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalı şirket tarafından kendisine satıldığı iddiasının gerçek olmadığını, tapu kayıtları incelendiğinde taşınmazın davalı şirket tarafından önce ...’a, ...’dan da ...’e satıldığının görüleceğini, kendisine herhangi bir satışın yapılmadığını, kendisinin de satış yapmadığını, husumetin yanlış kişiye yöneltildiğini, ayrıca taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin resmi şekilde yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davalı ... davaya cevap dilekçesinde, açılan davayı kabul etmediğini, davacıyı tanımadığını, kendisiyle herhangi bir alışverişinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 2018/609 Esas, 2020/99 Karar, 14.02.2020 tarihli kararıyla; asıl davada davalı ... hakkında açılan davanın husumet nedeniyle, davacı tarafın tapu iptal ve tescil davasının reddine, alacakla ilgili talebinin kabulüne, 41.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yasal faiziyle birlikte davalı ... İnş. Ot. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin 2018/609 Esas, 2020/99 Karar, 14.02.2020 tarihli kararının süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 2020/2085 Esas, 2021/2138 Karar, 24.05.2021 tarihli kararıyla; sair temyiz itirazlarının reddiyle, davacı vekilinin 23.12.2013 tarihli dilekçesinde tapu iptali ve tescil talebinden vazgeçerek ödenen bedelin ve kira bedelinin tahsilini talep ettiği, mahkemece, davalı yüklenici ile arsa sahipleri arasında yapılan sözleşmede dava konusu yerin yükleniciye isabet eden yerlerden olduğu, dava dışı ...’a satıldıktan sonra birleşen davalı ... tarafından satın alındığı, yargılama sırasında yüklenici şirketin borçlarından dolayı konulan ipotekler ve hacizler nedeniyle taşınmazın icra yolu ile satıldığı ve tescil isteminin konusuz kaldığı, davacı ile sadece yüklenici şirket arasında akdi ilişki olduğu, tescil isteminin reddi ile ödenen bedelin yüklenici şirketten tahsiline, birleşen davada ise muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonucun dosya kapsamına uygun düşmediği, muvazaa iddiasının tanık dahil her türlü delille kanıtlanabileceği, dava konusu taşınmazın davalı yüklenici ... İnş. Oto. San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı iken 13.05.2009 tarihinde 2.000,00 TL bedel ile dava dışı ...’a, sonrasında ise 14.08.2009 tarihinde 2.500,00 TL bedel ile birleşen davalı ...’e satıldığı, halen bu davalı adına kayıtlı olduğu, dava dışı arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi sonrasında diğer davalı ... ile arsa sahibi arasında ilk yüklenici tarafından yarım bırakılan inşaatların devamı için arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiği, dinlenen tanık ... beyanında taşınmazı yükleniciye verdiği borç nedeniyle tapuda devir aldığını, daha sonra yüklenicinin borcunu ödediğini, taşınmazı yükleniciye iade etmediğini beyan ettiği, dosyaya sunulan ve başkaca bir dosyadaki yüklenici temsilcisi beyanında ise yapılan inşaatları davalı ...’a %50 ortaklık olacak şekilde devrettiklerini bu olay nedeniyle de Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandıklarını beyan etmiş olduğu, davacının yargılama sırasında tescil talebinden vazgeçip davasını verdiği bedelin iadesine hasrettiği, haksız fiil sonucunda zarar görenin bu zararını haksız fiile katılan taraflardan talep edebileceği, davacıya satılan taşınmazın tapu iptalinin davalıların muvazaası nedeniyle sağlanamaması durumunda bu bedelin muvazaa yapan davalılardan müştereken talep edilebileceği, hal böyle olunca muvaza iddiasının kanıtlanması durumunda ödenen bedelin davalılardan tahsilinin talep edilebileceği, bu nedenle mahkemece; davalıların yargılandıklarını beyan ettikleri Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nden ilgili dosyanın getirtilmesi, yüklenici temsilcisi ve dosyada dinlenen tanık beyanı da dikkate alınarak muvazaa iddiası üzerinde durularak sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyularak, Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yazı yazılarak ... ve diğerleri hakkında açılan bir ceza dosyası olup olmadığının araştırıldığı, bu hususta bir bilgi elde edilemeyince Bakırköy Ceza Mahkemeleri Tevzi Bürosuna müzekkere yazılarak ... adına ağır ceza mahkemelerinde açılmış bir dava bulunup bulunmadığı hususu araştırıldığı, yapılan uyap sorgulamasında herhangi bir ceza davasının olmadığının tespit edildiği, açılan bir ceza davasının bulunmaması ve muvaaza iddiasının kanıtlanamaması gerekçesiyle asıl dava bakımından; davalı ... hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davacı tarafın tapu iptal ve tescil davasının reddine, alacakla ilgili talebinin kabulüne, 41.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yasal faiziyle birlikte davalı ... İnş. Ot. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı asil ... temyiz dilekçesinde; önceki beyanlarını tekrar ettiğini, dairesini istediğini, güncel daire alım rakamlarının yanında 41.000,00 TL'nin çok az olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre asıl ve birleşen dava, yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
Dairemiz az yukarıda bahsedilen bozma ilamında; dava dışı arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi sonrasında diğer davalı ... ile arsa sahibi arasında ilk yüklenici tarafından yarım bırakılan inşaatların devamı için arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiği, dosyaya sunulan ve başkaca bir dosyadaki yüklenici şirket temsilcisi beyanında yapılan inşaatları davalı ...’a %50 ortaklık olacak şekilde devrettiklerini bu olay nedeniyle de Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandıklarını beyan etmiş olduğu, davacıya satılan taşınmazın tapu iptalinin davalıların muvazası nedeniyle sağlanamaması durumunda bu bedelin muvazaa yapan davalılardan müştereken talep edilebileceği, muvazaa iddiasının kanıtlanması durumunda ödenen bedelin davalılardan tahsilinin talep edilebileceği, yüklenici temsilcisi ve dosyada dinlenen tanık beyanı da dikkate alınarak muvazaa iddiası üzerinde durularak sonuca gidilmesi, muvazaa iddiasının araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay'ın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü müktesep hak doğmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de muvazaa iddiasının incelenmesi noktasında sadece ... adına araştırma yapılmış, muvazaa iddiasının araştırılması gerekirken eksik inceleme yapılmıştır. Davalı şirket yetkilisi ...’in ifadesinde bahsedilen ..., ..., ... ve ...’in haklarında açılmış ceza dava dosyalarının tespiti ile muvazaya ilişkin inceleme ve değerlendirmenin yapılması gerekmektedir.
Bu durumda Mahkemece yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda; bahsedilen kişiler hakkındaki ceza dosyalarının tespiti ile dava konusu olaylar ve taraflar hakkında muvazaa iddiasına ilişkin inceleme ve değerlendirmenin yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle tekrar bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen davada davacı asil ...’in temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.