Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2065 K.2025/1527
6. Hukuk Dairesi 2024/2065 E. , 2025/1527 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1387 E., 2024/70 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2019/285 E., 2021/1283 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in davalı Dr. ... ile telefon ve watsapp mesajları ile istediği estetik operasyon ile ilgili bilgi almaya başladığını, anlaşmaları üzerine diğer davalı hastaneye ait ameliyathanede müvekkilinin sırt bölgesinden yağ alma operasyonu geçekleştirdiğini, ameliyattan çıkan müvekkilin davalı hastanede tek kişilik bir odaya alındığını ve iki gün sonra otele geçtiğini, ağrıları devam eden müvekkilinin davalı doktor ile yaptığı mesajlaşmalarda bu durumu doktoruna ifade etmesine rağmen 01 Kasım 2018 tarihinde davalı doktorun müvekkiline uçağa binebileceğine dair rapor yazarak verdiğini, uçak ile giden müvekkilinin ağrıları ve sırt bölgesindeki rahatsızlığının daha da arttığını ve ateşinin 39-40 dereceye yükselmesi üzerine yakınları tarafından hastaneye götürüldüğünü, vücudunu sarmış olan iltihap ve enfeksiyon nedeni ile ölüm tehlikesi altında olan müvekkilinin bu hastanede 15 gün süre ile kaldığını, kendisine acil kan nakli yapılarak 2 kez ameliyat edildiğini, Danimarka’daki doktorların müvekkiline birkaç saat daha geç kalınsa ölebileceğini, Türkiye de davalı doktor tarafından davalı hastanede yapılan operasyonda hata olduğunu, bir kişiden bir seferde alınması gerekenin çok üzerinde yağ alındığını ve müvekkilinin vücudundaki enfeksiyon değerlerinin olması gerekenin yüzlerce katı fazla değerde olduğunu kendisini zor kurtardıklarını ifade ettiklerini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere, şimdilik maddi tazminat olarak 20.000,00 TL (ödeme tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi) ve manevi tazminat olarak müvekkilinin bedensel ve ruhani zararları halen devam etmekte olduğundan henüz kesinleşmemiş durumdaki belirsiz alacak olan 180.000,00 TL'sine ihtarname tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya yapılan operasyonda müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığı gibi herhangi hizmet kusuru da bulunmadığını, ayrıca uygun illiyet bağı da bulunmadığını, davacıyı muayene eden, teşhis koyan, ameliyatını gerçekleştiren, ameliyat sonrası kontrollerini yapanın diğer davalı olduğunu, davacı ile yapılmış vekalet sözleşmesi bulunmadığı gibi, müvekkilinin istihdam eden konumunda da olmadığını, müvekkili şirkette hekim olarak (kısmi süreli ya da tam zamanlı olarak herhangi bir) çalışması olmadığını, davacının maddi ve manevi kayba uğradığını iddia ettiği teşhis, tedavi ve ameliyatın müvekkili ile alakası olmadığını, öte yandan davacının hastahaneden aldığı ameliyathane hizmeti ile ilgili herhangi bir şikayeti zarar iddiası da bulunmadığını, davacının kusuru ve zarara uğradığı iddialarını ispat etmekle yükümlü olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama esnasında alınan her iki raporda da yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu tespit edilmiş olmakla, davalılara kusur atfedilemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
a. ATK raporunda tespit edilen eksiklikler yönünden bir inceleme yapılmadığını,
b. Marmara Üniversitesi raporu incelendiğinde; raporu düzenleyen kurum tarafından davacı hastanın muayenesi dahi yapılmadığını, mevcut ATK raporundaki görüşlere dayanılarak yeni bir rapor düzenlendiğini, rapordaki tespitlerin yerinde olmadığını, hatalı tespitler içerdiğini, Mahkemenin sadece raporu dayanak alarak eksik inceleme ile doktorun kusur sorumluluğunu, bilirkişi itiraz dilekçesinde belirtilen hususları ve malpraktis davalarının niteliklerini değerlendirmeden hüküm kurduğunu,
c. Uzaktan teşhis ve tedavi yasağına uyulmadığını ve hastayı aydınlatma ve bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmediğini,
d. Gerekçeli kararda sadece bilirkişi kurulu raporuna atıf yapıldığını, gerekçesiz karar verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi niteliğindeki estetik müdahaleden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davacı tüketici olduğundan peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.