Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1099 K.2025/1542

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1099 📋 K. 2025/1542 📅 16.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/1099 E.  ,  2025/1542 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/864 E., 2024/57 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı idare ile davalı yüklenici arasında 31.12.2014 tarihinde 2014/119058 ihale numaralı Ereğli Ana Cadde Tanzimi İşi Sözleşmesi ile 2014/121172 ihale numaralı Karapınar Ana Cadde Tanzimi İşi Sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme uyarınca yükleniciye yer teslimlerinin yapıldığını, işlerin iş programının gerisinde devam ettiğini, tamamlanması gereken imalatların tamamlanmadığını, işin tamamlanması hususunda gönderilen ihtarnameye ve verilen süreye rağmen işin tamamlanmadığını, bunun üzerine sözleşmelerin feshedildiği hususunun 25.07.2016 tarihinde davalı yükleniciye bildirildiğini, fesih nedeniyle teminatların gelir kaydedildiğini belirterek davalı yüklenicinin kusuru ile sözleşmelerin feshi sonucunda işlerin tamamlanmaması nedeniyle uğranılan zarar, ikinci en avantajlı teklife göre uğranılan zarar ve teminat tutarının güncellenmesi nedeniyle uğranılan zarar olmak üzere her bir sözleşme için ayrı ayrı 25.000,00 TL tazminatın davalı yükleniciden alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı yüklenici vekili karşı dava dilekçesinde; idarenin taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında yüklenici tarafından yapılan işlerin bedelini ödemediğini, idarenin kendi kusuru sonucu oluşan duruma rağmen ceza uyguladığını ve cezaların ödendiğini belirterek sözleşmeden kaynaklanan alacaklar ile haksız fesih nedeni ile uğradıkları zarar karşılığı 10.000,00 TL tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; davacı idarenin dava konusu sözleşmeler kapsamında yer teslimi edimini yerine getirmediğini, işin yapılabilmesi için gerekli süreyi ve çalışmaları yapmadığını, Karapınar işi ile ilgili sözleşmenin imzalanmasından sonra Karapınar Belediyesi yazısı üzerine sözleşme konusu ana caddenin yapımından vazgeçildiğini, ana cadde yerine yapılacak ara sokakların alt yapılarının tamamlanmamış olduğunu, kamulaştırma işlemlerinin yerine getirilmediğini, dava dışı kurumların sözleşme konusu cadde üzerinde çalışmalarında geçen sürelerin sözleşme süresine eklenmediğini, sözleşme konusu işin üst yapı işi olmasına rağmen alt yapı işlerinin de davalı yükleniciye yaptırıldığını, iklim nedeniyle çalışma imkânının olmadığı sürenin sözleşme süresine eklenmediğini, davacı idarenin sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle çalışamaz hale getirildiğini, davacı idarenin işi kendisinin yapmaya çalışması nedeniyle davalı yüklenicinin işi yapmaması için çaba gösterdiğini, davacı idarenin sözleşmeleri haksız olarak feshettiğini, kaldı ki haklı nedenle feshetmiş olsa bile müspet zararını isteyemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davacı - karşı davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmelere konu ihalelerin yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak yapıldığını, sözleşmeler kapsamında iş süresi olarak belirlenen süreye iklim koşulları nedeniyle çalışılamayacak sürenin de eklendiğini, alt yapı çalışmalarını yapacak kurum ve kuruluşlara gerekli bildirimlerin yapıldığını, davalı - karşı davacı yükleniciden sözleşme dışı herhangi bir iş yapmasının istenilmediğini, davalı - karşı davacı yüklenicinin edimlerini tam olarak yerine getirmemesi nedeniyle imalâtların yarım kaldığını, sözleşmelerin feshedilmesinden sonra daha fazla mağduriyete neden olunmaması için işin idare tarafından tamamlandığını, sözleşmeler kapsamında düzenlenen hakedişlere ve fesih hak edişine herhangi bir itirazın öne sürülmediğini, yüklenicinin sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle uygulanan cezaların yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.01.2021 tarihli kararı ile dava konusu sözleşmeler kapsamında davacı - karşı davalı idarenin işin yapılmasına engel teşkil eden kuruluşlarla gerekli yazışmaları yaptığı, gecikmeden kaynaklı tüm etkenler dikkate alınarak süre uzatımının verildiği, verilen süre uzatımlarına rağmen davalı - karşı davacı yüklenicinin edimlerini yerine getirmediği, ihale kapsamında olmayan imalatların verilen süreyi etkilemeyeceği, işin tasfiyeyi gerektirecek seviyede olmadığı, sözleşmelerin feshedilmesinde davacı - karşı davalı idarenin haklı olduğu ve Türk Borçlar Kanunu'nun 125/2. maddesi uyarınca menfi zararını isteyebileceği, zararın kaçırılan fırsat yöntemine göre hesaplanmasının gerektiği, her iki sözleşme için bilirkişi tarafından hesaplanan menfi zarar ve teminatların güncellenmiş tutar farkı toplamından hakedişlerden yapılan kesintilerin düşülmesi sonucu tespit edilen miktarın talep edilebileceği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 12.01.2021 tarihli kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 09.06.2021 tarihli kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 09.06.2021 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesince, eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda iş sahibinin sözleşmenin haklı nedenle feshi halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125/3. maddesi uyarınca menfi zararlarını isteyebileceği, dosya kapsamına göre davacı - karşı davalı idarenin kaçırılan fırsat olarak adlandırılan menfi zararını talep edebileceği, alınan bilirkişi raporlarının yerleşik Yargıtay kararları ile kabul edilen kaçırılan fırsat hesaplama yöntemine uygun olmadığı, sözleşmeler kapsamında geçici kabul kesintilerinin göz önünde bulundurularak zarar hesaplamasının yapılmasının gerektiği, teminat güncelleme bedellerinin fesih hakedişlerinde mahsup edildiği, bu hususun dikkat alınmadığı, geçici kabul kesintilerinin bilirkişi raporunda dikkate alınmasına rağmen mahkemece yapılan hesaplamada mükerrer olarak zarardan düşüldüğü, davacı - karşı davalı idare tarafından yapılan feshin haklı olduğu gerekçesiyle; davalı - karşı davacı yüklenicinin karşı davaya yönelik temyiz itirazları ile asıl davaya yönelik kaçırılan fırsat hesaplaması dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, davacı - karşı davalı idarenin asıl davaya yönelik mükerrer mahsup edilmeye ilişkin temyiz itirazlarının ve davalı - karşı davacı yüklenicinin asıl davadaki kaçırılan fırsat zararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kaçırılan fırsat zararına ilişkin olarak kararda açıklanan ilkelere göre yeni oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı sonrasında alınan bilirkişi raporu ile dava konusu sözleşmelere ilişkin kaçırılan fırsat zararının usulüne uygun olarak belirlendiği, teminat güncellemelerinin fesih hakedişinde ve kesintilerin hakedişlerde dikkate alındığı, davacı - karşı davalı idarenin sözleşmeleri feshetmekte haklı olduğu, geçici kabul kesintilerinin asıl davadaki zarar hesaplamasında dikkate alındığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı - karşı davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, bozma sonrasında alınan raporların bozma ilamında belirtilen usule uygun olmadığını, sözleşmenin feshi sonrasında yeni ihalenin yapılması için belirlenen makul sürenin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
2. Davalı - karşı davacı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde; davacı - karşı davalı idarenin sözleşmenin feshi sonrasındaki maliyetin ikinci avantajlı teklif kadar olduğunu belirttiğini, sözleşme bedeli ile ikinci en uygun teklif bedeli arasındaki farktan daha fazla zarara ilişkin usulü kazanılmış haklarının bulunduğunu, ikinci avantajlı tekliften daha fazla zarar hesabının yapılmasının hatalı olduğunu, kalan işin ikinci avantajlı tekliften daha fazla maliyetinin olmadığının tespit edildiğini, hükme esas alınan raporun tek bilirkişi tarafından hazırlandığını, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, piyasa fiyatı olarak belirlenen bedeller içerisinde kâr ve verginin de bulunduğunu, taleple bağlılık ilkesine aykırı hareket edildiğini, davacı - karşı davalı idarenin menfi zararının bulunmaması nedeniyle karşı davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada eser sözleşmesinin feshi nedeniyle kaçırılan fırsat menfi zararı ile teminat güncelleme fark bedellerine ilişkin alacak; karşı dava bakiye iş bedeli alacağının ödenmesi ve sözleşmenin feshinden kaynaklanan zararların ödetilmesi istemlerine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.