Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1222 K.2025/1499

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1222 📋 K. 2025/1499 📅 15.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/1222 E.  ,  2025/1499 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/731 E., 2023/1679 K.
BİRLEŞEN DOSYA ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2015/157 E. 2015/14 K.;
BİRLEŞEN DOSYA ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2015/432 E. 2015/55 K.;
BİRLEŞEN DOSYA ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/598 E. 2019/519 K.;
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/805 E., 2020/581 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen 2015/157 E., 2015/432 E. sayılı davalarda davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl ve birleşen 2015/157 E., 2015/432 E. sayılı davalarda davalı vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen 2015/157 E., 2015/432 E. sayılı davalarda davacı vekili Avukat ...’ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin ... ve ... isimli 2 adet oteli için müvekkili acente ile davalı şirket arasında 23.10.2014 tarihinde her iki otel için tek bir sözleşme imzaladığını, davalı şirketin otelleri için sözleşme gereği 30.03.2015 keşide tarihli 200.000,00 USD, 30.04.2015 keşide tarihli 321.000,00 USD, 30.05.2015 keşide tarihli 317.000,00 USD, 30.06.2015 keşide tarihli 317.000,00 USD, 30.07.2015 keşide tarihli 317.000,00 USD, 30.08.2015 keşide tarihli
317.000,00 USD, 30.09.2015 keşide tarihli 317.000,00 USD, 30.10.2015 keşide tarihli 317.000,00 USD çeklerin müvekkili şirket tarafından daha hiç hizmet alınmadan keşide edilip davalı şirkete teslim edildiğini, sözleşmenin 5. maddesinde USD para birimi ile fiyatlandırılan pazarların, BDT, Rusya, Beyaz Rusya, Kazakistan, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Özbekistan, Kırgısiztan, Tacikistan, Türkmenistan, Ukrayna olduğunu, sözleşmenin imzalanmasının ardından Rusya'da yaşanan ekonomik kaosun ve devalüasyonun dünya piyasalarına damga vurduğunu, bu ekonomik sarsıntıdan Türkiye'nin dolayısıyla müvekkili şirketin olumsuz derecede etkilendiğini, sözleşmenin imza tarihinden sonra Kazakistan'da yaşanan ekonomik krizin ise Rusya'nın yaşamış olduğu krizden daha fazla etki gösterdiğini, Kazakistan'daki en büyük ... isimli tur şirketinin iflas ettiğini, Türkiye'ye getirilen turistlerin mağdur olmaması için 3.112.651,09 USD'nin müvekkili şirket tarafından karşılandığını, davalı şirket ile imzalanan sözleşmenin 29. maddesinde mücbir sebepler nedeniyle olumsuzlukların yaşanması halinin düzenlendiğini, davalı şirketin oteli için belirli tarihlerde Stop-Sale çekerek acente olarak oda satışlarına izin vermediğini, davalı şirkete 30.03.2015 keşide tarihli 200.000,00 USD, 30.04.2015 keşide tarihli 321.000,00 USD, 30.05.2015 keşide tarihli 317.000,00 USD, 30.06.2015 keşide tarihli 317.000,00 USD, 30.07.2015 keşide tarihli 317.000,00 USD bedelli çeklerin ödendiğini, davalı şirkete 27.08.2015 tarihi itibari ile vadesi gelmeyen çeklerin dışında 576.927,38 USD fazla ödeme yapıldığını, davalıya yapılan fazla ödemenin dışında vadesi gelmeyen 30.08.2015 keşide tarihli 317.000,00 USD, 30.09.2015 keşide tarihli 317.000,00 USD, 30.10.2015 keşide tarihli 317.000,00 USD çeklerinin bulunduğunu, davalı şirkete çeklerin geri verilmesi ile ilgili talepte bulunulmuş ise de çeklerin müvekkili şirkete verilmediğini ileri sürerek, müvekkili şirketin davalıya verdiği çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve davalı şirkete ödenen 576.927,38 USD'nin ödeme tarihlerindeki TCMB efektif alış kuru üzerinden işleyecek faizi ile istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2015/157 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin ... isimli oteli için müvekkili acente ile davalı şirket arasında 23.10.2014 tarihinde oda kontenjan sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 16. maddesi gereği muhtelif tarih ve bedelli 7 adet çekin müvekkili şirket tarafından daha hiç hizmet alınmadan keşide edilip davalı şirkete teslim edildiğini, sözleşmenin imzalanmasının ardından Rusya'da yaşanan ekonomik kaos ve devalüasyon nedeniyle müvekkili şirketin olumsuz etkilendiğini, ülkede yaşanan son terör olaylarının turizmi etkilediğini, davalı şirketin oteli için muhtelif tarihler için stop-sale çekerek acente olarak oda satışlarına izin vermediğini, müvekkili şirketin paket tur pazarlığı için otel tarafından stop-sale çekilmesi durumunda müvekkilinin 15 gün öncesinde ve 15 gün sonrasındaki paket tur satışlarının imkansız hale getirdiğini, bu durumun turizmci bilirkişi tarafından rapor ile ortaya çıkacağını, davalının sözleşme gereği taraflarına tahsis ettiği odaları sattığı için yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre müvekkili şirketten no-show da talep edemeyeceğini, çünkü oda satışının bir zararın bulunmadığının kanıtı olduğunu, davalı şirkete muhtelif tarih ve bedelli çeklerin tamamının ödendiğini, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/805 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit dosyası açıldığını ve mahkemenin çekin ödenmemesi konusunda tedbir kararı verildiğini, bu nedenlerle vadesi gelmeyen diğer çekler için menfi davası açma hakları saklı kalmak kaydı ile 30.09.2015 keşide tarihli 306.000,00 USD bedelli çekin ödemesinin tedbiren durdurulmasını, bu çekle ilgili davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespiti ile çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2015/432 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin ... ve ... isimli iki oteli için müvekkili acente ile davalı şirket arasında 26.12.2014 tarihinde oda kontenjan sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 16. maddesi gereği muhtelif tarih ve bedelli çeklerin müvekkili şirket tarafından daha hiç hizmet alınmadan keşide edilip davalı şirkete teslim edildiğini, sözleşmenin imzalanmasının ardından Rusya'da yaşanan ekonomik kaos ve devalüasyon nedeniyle müvekkili şirketin olumsuz etkilendiğini, ülkede yaşanan son terör olaylarının turizmi etkilediğini, davalı şirketin oteli için muhtelif tarihler için stop-sale çekerek acente olarak oda satışlarına izin vermediğini, müvekkili şirketin paket tur pazarlığı için otel tarafından stop-sale çekilmesi durumunda müvekkilinin 15 gün öncesinde ve 15 gün sonrasındaki paket tur satışlarının imkansız hale getirdiğini, bu durumun turizmci bilirkişi tarafından rapor ile ortaya çıkacağını, davalının sözleşme gereği taraflarına tahsis ettiği odaları sattığı için yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre müvekkili şirketten no-show da talep edemeyeceğini, çünkü oda satışının bir zararın bulunmadığının kanıtı olduğunu, davalı şirkete muhtelif tarih ve bedelli çeklerin tamamının ödendiğini, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/805 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit dosyası açıldığını ve mahkemenin çekin ödenmemesi konusunda tedbir kararı verildiğini, bu nedenlerle vadesi gelmeyen diğer çekler için menfi davası açma hakları saklı kalmak kaydı ile 30.09.2015 keşide tarihli 317.000,00 USD bedelli çekin ödemesinin tedbiren durdurulmasını, bu çekle ilgili davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespiti ile çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2018/598 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 2015 Yaz Sezonu Balkan ve Baltık Pazarı Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre 01.04.2015 – 31.10.2015 tarihleri arasında müvekkili otelde Euro para birimi ile fiyatlandırılan pazarlardan balkan pazarı ülkeleri ile baltık pazarı ülkelerinden davalı şirketin acenteliği vasıtasıyla gelecek turistler için müvekkili otelin davalıya fiyatlandırma yaptığını, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve davalının da sözleşmede üzerine düşen edimlerinin bir kısmını yerine getirdiğini ancak esas edimi olan ücret ödemesi edimini yerine getirmediğini, davalı hakkında Antalya 16. İcra Müdürlüğü'nün 2018/7940 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafça itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına ve lehlerine alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen 2015/157 E., 2015/432 E. sayılı davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme gereğince müvekkili otelde 218 odanın 01.05.2015 ile 09.05.2015 tarihleri arasında davacı şirkete rezerve edildiğini, 162 gün sürecek olan sözleşmenin toplam 35.316 odayı kapsadığını, oda karşılığında 2.740.000,00 USD'nin ödenmesinin kararlaştırıldığını, ortalama oda başı fiyatın 77,58 USD olduğunu, davacının ödemek istemediği toplam 3 çek ve son taksit miktarının 1.268.000,00 USD olduğunu, dava konusu sözleşmenin davacı ile müvekkili şirket ortakları arasında yapılan üç sözleşmeden birisi olduğunu, müvekkili şirketin ortaklarına ait ... Tur. A.Ş. ile ... Tur. A.Ş. ile de aynı temelde farklı oda miktarlarında sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeler için de davaların olduğunu, müvekkili ortakları ile davacı yetkililerinin tüm müvekkili şirketlere ait toplam 5 otel için 11.391.000,00 USD'ye anlaştıklarını, müvekkilinin yaz sezonunda istenilen seviyeye ulaşamayacağını anladıklarından dolayı sözleşmenin başlamasını beklemeden %30'luk indirim yaptıklarını, davacı şirketin müvekkili ortaklarına ait 5 otel için toplam ödeyeceği bedelin 11.391.000,00 USD'den 8.300.000,00 USD'ye düştüğünü, davacının istirdat talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacı aleyhine başlatılan bir takip ve bu nedenle davacı tarafından bir ödeme bulunmadığını, davacının konaklattığı turistlerin bedellerini ve konaklama taahhüdünde bulunduğunu fakat boş bıraktığı odaların no-show bedellerini bilerek ve isteyerek ödediğini, müvekkilinin stop sale verdiği ve %100 dolu olduğu günler için no-show faturası düzenlenmediğini, bu günler dışında kalan günler için no-show faturası düzenlenerek davacıya tebliğ edildiğini, ellerinde fazla olan çeklerin davacıya iade edildiğini, müvekkili şirketin davacının dolduramadığı kontenjanı son dakika başka acenteler üzerinden başka pazarlara satmak durumunda olduğundan ekstra indirim yapmak zorunda kaldığını ve zarara uğradığını, müvekkili şirketin dava tarihinden sonra davacı tarafından gönderilen rezervasyonları kabul ettiğini, bu misafirler için sözleşme uyarınca gerekli her türlü masrafı yaptığını ancak tedbir uyarınca hakkettiği sözleşme bedelinin kendisine ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen 2018/598 E. sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, derdestlik itirazında bulunduklarını, davacı şirketin 2 adet oteli için müvekkili acente ile davacı şirket arasında 23.10.2014 tarihinde her bir otel için ayrı iki sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 16. maddesi gereği 9 adet çekin müvekkili tarafından daha hiç hizmet alınmadan keşide edilip davacı şirkete teslim edildiğini, müvekkili ile davacı şirket arasında iki adet 23.10.2014 tarihli oda kontenjan sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmeden kaynaklı olarak ortaya çıkan ihtilaf ile alakalı olarak müvekkili şirket adına Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/805 E. sayılı dosyası ile borçlu bulunmadığının tespiti ve fazla ödenen paranın davacı taraftan tahsili istemli dava açtıklarını, dava dosyasının derdest olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl ve birleşen 2015/157 E., 2015/432 E. sayılı davalar yönünden; taraflar arasındaki sözleşmenin 23.10.2014 tarihli olup" 2015 yaz sezonu garantili oda kontenjan sözleşmesi" olmakla davacının mücbir sebep olarak iddia ettiği Rus uçağının düşürülmesi olayının yaz sezonunun sonunda 24.11.2015 tarihide gerçekleştiği, yine Rusya ile diğer ülkelerde gerçekleşen ekonomik kriz iddiası nazara alınarak yapılan değerlendirme de 2014 yılına nazaran bu pazarda 2015 yılında oluşan ziyaretçi kaybının %9 civarında olduğu, sözleşmenin 29.maddesinde yazılı mücbir hallerin tarafların tacir olması, olayların etkisinin sınırlı olması karşısında vuku bulunmadığının kabulünün gerektiği, davalı tarafından düzenlenen 595.544,00 USD tutarında no-show faturasının sözleşmeye uygun olduğu, davacı tarafından BDT ülkeleri müşterileri için davalıya fazladan 924.776,48 USD’lik fazla çek teslim edildiği, davacı tarafından ödenen toplam 576.927,38 USD (5 adet çek bedeli)'nin istirdadının talep edilmeyeceği, birleşen 2018/598 E. dava yönünden; davacı alacaklının takip tarihi olan 19.07.2018 tarihi itibariyle (bu sözleşme nedeniyle tarafların ticari defterlerinde kayıtlı) bakiye alacağının 160.684,13 Euro olduğu, bunun 153.145,76 Euro'luk miktarının takip konusu yapıldığı, davalının takibe yaptığı itirazın haksız olduğu gerekçesiyle, asıl davada istirdat davasının reddine, menfi tespit davasının kabulü ile, davaya konu 30.08.2015 keşide tarihli 317.000,00 USD bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen 2015/157 E. sayılı davanın kısmen kabulü ile, davaya konu 30.09.2015 keşide tarihli 317.000,00 USD bedelli çek nedeniyle davacının 290.776,48 USD tutarında davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen 2015/432 E. sayılı davanın kabulü ile, 30.10.2015 keşide tarihli 317.000,00 USD bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen 2018/598 E. sayılı davanın kabulü ile, davalının takip dosyasında 153.145,76 EURO asıl alacağa yaptığı itirazın iptaline, hüküm altına alınan alacak (153.145,76 EURO x 5,6000=857.616,26 TL) üzerinden hesap edilecek %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen 2015/157 E., 2015/432 E. sayılı davalarda davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının asıl ve birleşen davaları açmakta hukuki yararının bulunduğu, tarafların tacir olduğu da gözetildiğinde Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen genel işlem koşullarının taraflar arasındaki sözleşmelere uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen 2015/157 E., 2015/432 E. sayılı davalarda davalı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen 2015/157 E., 2015/432 E. sayılı davalarda davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Asıl davada cevap dilekçesinde, birleşen davalara konu çekler yönünden müvekkil tarafından çeklerin mahkemeye veya davacıya teslim edilmesinin teklif edildiği, mahkeme kanalıyla davacıya bildirildiğini, hatta çeklerin mahkeme kasasına konulmasının da teklif edildiğini, bu durumda zaten çekleri icra takibine konu etmesi mümkün olamayacağından davacının işbu birleşen davaları açmasında hiçbir hukuki yararının olmadığını,
b. Asıl davada davacının, 30.08.2015 tarihli çek için asıl davayı 27.08.2015 tarihinde ikame ettiğini, yani, henüz vadesi gelmemiş, icra takibi baskı ve tehdidi olmadığı bir zamanda davacının eldeki davayı açtığını ve hukuki yararının bulunmadığını,
c. Asıl ve birleşen 2015/157 E., 2015/432 E. sayılı davalarda davacı acente tarafından tek taraflı olarak sözleşmelerin düzenlenmesi nedeniyle TBK'nın genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, sözleşmenin 23/b maddesinde belirtilen "odaların boş-dolu GARANTİ edilmesi"nden çıkarılacak yorumun, davacının aleyhine müvekkilin lehine olacağından davacının garanti ettiği oda sayısının tamamından sorumlu olup bedelini ödemek zorunda olduğunu,
d. Asıl ve birleşen 2015/157 E., 2015/432 E. sayılı davalarda davacı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmenin garanti sözleşmesi olduğunu, davacı acentenin, sözleşmeden elde edeceği tüm menfaatleri elde ettiğini, başkaca bir çıkarı kalmadığını ancak taahhüt ettiği, garanti verdiği ödemeleri yapmamak amacıyla eldeki davayı açtığını, davacının açtığı davada sözleşmenin feshini talep ve dava etmediğini, bunun yerine yalnızca mücbir sebebe dayanarak çeklerin bedelsiz kaldığını ve daha önceki vadesi geçen çekler nedeniyle ödediği bir kısım bedelin iadesini talep ve dava ettiğini, dolayısıyla sözleşmenin halen yürürlükte olduğunu ve taraflar açısından bağlayıcı olmaya devam ettiğini,
davacının mücbir sebep iddiasının da geçerli kabul edilmediğine göre davacının asıl ve birleşen davalarının reddinin gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleşen 2015/157 E., 2015/432 E. sayılı davalarda uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat, birleşen 2018/598 E. sayılı davada alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen 2015/157 E., 2015/432 E. sayılı davalarda davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin asıl ve birleşen 2015/157 E., 2015/432 E. sayılı davalarda davalıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan asıl ve birleşen 2015/157 E., 2015/432 E. sayılı davalarda davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.