Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/102 K.2025/1452

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/102 📋 K. 2025/1452 📅 14.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/102 E.  ,  2025/1452 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1074 E., 2023/1198 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/804 E., 2023/427 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile ..., ..., ... ve ... bölgesinde depolama tesisleri yapım işinin davalı iş ortaklığı tarafından üstlenildiğini, geçici kabulde tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için yükleniciye süre verildiğini ancak yüklenici tarafından eksikliklerin giderilmediğini, işin yüklenici nam ve hesabına davacı tarafça tamamlandığını, yüklenici nam ve hesabına yapılan ödemelerin davalı yüklenici tarafından ödemediğinden hakedişlerden kesilen 19 adet 3.409.990,00 TL tutarlı teminat mektubunun nakde çevrildiğini, teminat mektupları sonrası yüklenicinin 572.481,67 TL ana para ve faizi bakiye borcunun kaldığını belirterek; 355.149,23 TL ana paranın son mahsuplaşma tarihi olan 27.01.2016 tarihinden itibaren, 76.249,24 TL bakım onarım arıza bedelinin yapılan ödeme tarihlerinden itibaren, 141.083,20 TL gecikme cezasının kesin hakediş tarihi olan 30.12.2015 tarihinden itibaren % 17,75 sözleşme faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
2. Birleşen 2017/249 Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ..., ... ve ... depolama tesislerinin yapımı işlerine ait kesin kabul tutanaklarında belirtilen eksikliklerinin tamamlanması gerektiğini, yüklenicinin belirtilen süre içerisinde eksikliği tamamlamadığını belirterek kesin kabul eksikliklerinden kaynaklanan 492.994,53 TL ve reaktif ceza bedeli olarak 18.413,39 TL olmak üzere toplam 511.407,92 TL alacağının temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek % 17,75 sözleşme faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
3. Birleşen 2017/249 Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; ... depolama tesisindeki eksik ve kusurlu işler için yüklenici nam ve hesabına 1.480.031,38 TL harcandığını, 136.000,00 TL nefaset bedeli, söz konusu eksikliklerin zamanında giderilmemesi nedeniyle 158.052,37 TL gecikme cezası tahakkuk ettiğini, ayrıca yüklenici nam ve hesabına ödenen 42,01 TL sigorta primi olmak üzere toplam 1.774.125,76 TL kurum alacağının doğduğunu belirterek 1.774.125,76 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek % 17,75 sözleşme faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı edimlerin yerine getirildiğini, işin %5 oranında iş eksikliği ile gerçekleştiğini, eksikliklerin giderilmesi için verilen 2 aylık sürede ekonomik sıkıntılar nedeniyle eksikliklerin giderilemediğini, eksikliklerin nam ve hesabına davacı tarafından yapılmasına onay verildiğini, işin %5 eksiklikle kabul edildiğini, müvekkili şirketin taahhüdünde olmayan işlerin de hesaba katılarak %12 eksik iş bedeli üzerinden hesap yapıldığını, geçici kabul sonrası bakım - onarım arıza bedeli talep edilmiş ise de müvekkili şirketin talep edilen bedel yönünden sorumlu olmadığını, geç teslim nedeniyle gecikme cezası talebinin kabul edilemeyeceğini, eksikliklerin idarece yaptırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen 2017/249 Esas sayılı dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça geçici kabul aşamasında doğduğunu ileri sürdüğü alacakların asıl davaya konu edildiğini, iş bu dava ile kesin kabul aşamasında alacaklarının doğduğu iddiası ile alacak davasının haksız, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, geçici kabul tutanağının düzenlenmesinin %5 oranında olan iş eksikliği ile gerçekleştiğini, eksik işlerin müvekkil şirketin içine düştüğü ekonomik sıkıntı nedeni ile bu eksikliğin giderilemediğini, eksikliğin kendi nam ve hesabına davacı idarece yaptırılmasına onay verildiğini, eksik imalâtların iki katı fiyatlara yaptırıldığını, kesin kabullerde tespit edilen tüm maddelerin geçici kabullerdeki eksik ve kusurlu denilen imalâtları kapsadığını, daha önce eksik ve kusurlu olarak tespiti yapılıp müvekkil nam ve hesabına başka bir firmaya tamamlattırılan işlere ait müvekkilinin yükümlülüğünün bulunmayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
3. Birleşen 2018/707 Esas sayılı dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik işlerin müvekkil şirketin içine düştüğü ekonomik sıkıntı nedeni ile bu eksikliğin giderilemediğini, eksikliğin kendi nam ve hesabına davacı idarece yaptırılmasına onay verildiğini, eksik imalatların iki katı fiyatlara yaptırıldığını, dava konusu ...'deki iş yeri ile ilgili eksik işlerin müvekkili nam ve hesabına yaptırdığını, kesin kabul aşamasında eksik ve kusurlu olduğu ileri sürülen işler nedeniyle alacak talep ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 41. maddenin 4. bendindeki düzenlemenin idarece geçici kabul komisyonunun kurulma zamanının belirlenmesine yönelik bir düzenleme olup geçici kabul işlemlerine başlanılmış olmasının tek başına yüklenicinin imalât oranının %95'e ulaştığı sonucunu doğurmayacağı, işin yapıldığının ispatı davalı yükleniciye ait olup, ihtirazi kayıtsız imzaladığı geçici kabul eksikliklerinin işin %5'inden daha az bir orana tekabül ettiğine ilişkin kayıt bulunmadığı, nama ifa masraflarının sözleşme bedelinin %5'ini aşmasının mümkün olabileceği, enerji bedeli dahil nama ifa alacağının KDV dahil 3.305.222,88 TL olduğu, geçici kabul sonrası bakım onarım gideri talebinin irdelenmesinde; ... hükümleri de nazara alınarak teminat süresinin en az 12 ay olacağı, davacı tarafça onarımlardan dolayı 133.476,23 TL ödeme yapıldığı, bakım - onarım masrafı olarak 76.249,24 TL'nin istenildiği, KDV dahil bu tutar olduğu, davacı vekilinin rapora itiraz dilekçesi ekinde yer alan belgelerin yeniden değerlendirilmesi sonucunda ödeme tarihlerinin 02.10.2015'ten sonraya ilişkin olduğu, bu miktar ödeme bedeli talebinin yerinde olduğu, gecikme cezasına ilişkin olarak üçüncü bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 25.6 maddesi uyarınca kısmi gecikme cezası uygulanması gerektiği, davalı nam ve hesabına yaptırılan işler bölümünde belirtilen geçici kabul eksiklikleri üzerinden günlük gecikme cezasının gecikilen süreye uygulandığında 128.388,39 TL olduğu, ... Sigorta bedelinin 17.673,59 TL olup, davacı idarenin alacağı toplamının 3.527.534,10 TL olduğu, nakde dönüştürülen teminat mektup bedeli 3.409.990,00 TL'nin mahsubu sonrası davacı alacağının 117.544,10 TL olduğu, temerrüt tarihi olan 27.05.2016 tarihinden itibaren idari şartnamenin 46.2 maddesi uyarınca yıllık %17,75 oranında akdi faiz uygulanması gerektiği gerekçesi ile asıl dava yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, birleşen 2017/249 Esas sayılı dava yönünden; kesin kabul eksikliklerinin giderilmesi için verilen sürenin ...'de 20.03.2016 tarihinde ...'de 21.03.2016 tarihinde, ...'nda 22.03.2016 tarihinde sona erdiği halde eksikliklerin giderilmediği, giderilmemesi halinde nam ve hesabına yapılacağının yükleniciye bildirildiği, davalı yüklenicinin 19.04.2016 tarihli dilekçesi ile kesin kabul tutanaklarında yer alan eksiklikleri giderme olanaklarının bulunmadığını davacı idareye bildirdiği, idare tarafından kesilen nefaset bedeli 448.000,00 TL'nin yerinde olduğu, gecikme cezasına yönelik alacakla ilgili olarak, ..., ... ve ... ile ilgili olarak eksik imalâtlarının tamamlanmasına ilişkin süre sonu da nazara alınarak denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda açıklandığı üzere alacağın 3.921,90 TL olduğu, her iki alacak kalemi toplamının 451.921,90 TL olduğu, ayrıca bu davada reaktif ceza bedeli alacağı talebinde de bulunulmuş ise de; söz konusu eksikliklerin geçici kabul aşamasında da var olan eksiklikler de var olup gerekli onarımlar da yapılıp reaktif enerji harcanmasının önüne geçilmesi gerektiği anlaşılmakla bu kalem alacak talebinin yerinde görülmediği, temerrüt tarihi olan 14.11.2016 tarihinden itibaren idari şartnamenin 46.2 maddesi uyarınca yıllık %17,75 oranında akdi faiz uygulanması gerektiği gerekçesi ile birleşen 2017/249 Esas sayılı dava yönünden açılan davanın kısmen kabulüne,
birleşen 2018/707 Esas sayılı dava yönünden; dava konusuna ilişkin olarak, ... iş yeri ile ilgili olarak söz konusu kesimde meydana gelen eksikliklerin sonradan oluşan oturma nedeniyle meydana geldiği, bu kusurun gizli ayıp niteliğinde olduğu, bu kapsamda yükleniciden eksik ve kusurların tamamlatılmasının istenilmesine karşın giderilmediği, idarenin yüklenici nam ve hesabına yaptırdığı, toplam bedelinin KDV dahil 1.480.031,38 TL olup, bu kalem alacak talebinin bu miktar üzerinden yerinde olduğu, yine bu davada eksik ve kusurlu işler için kesilen nefaset bedeline konu alacak talebinde bulunulmuş olduğu; yüklenicinin nefaset bedelini uygun görmemesi durumunda eksiklikleri gidermesi gerektiği sözleşme hükmü olup bu şekilde bir talebinin olmadığı toplam nefaset bedelinin 117.800,00 TL olup, bu kalem alacak talebinin bu miktar üzerinden yerinde olduğu, davacının diğer talebi gecikme cezası alacağına ilişkin olup; söz konusu kesimde meydana gelen eksikliklerin sonradan oluşan oturma nedeniyle meydana geldiği, oturma sonucu meydana gelen hasarın özellikli olduğu, inceleme ve araştırma yapılarak çözüm üretilmesi gerektiği, bunun da zaman alacağı, kesin kabul komisyonu heyetinin söz konusu kusurun giderilmesi için 25.05.2016 tarihinde verdiği 25 günlük sürenin yeterli olmayacağı, yönetmeliktede gerekli sürenin verilmesi gerektiğinin belirtildiği, tutanakta yüklenicinin de imzasının olmadığı, kesin kabul heyetinin belirlediği süre sonu ile idarenin nam ve hesaba yapılacağına ilişkin olur tarihi arasında geçen sürenin gecikme cezası olarak verilmesi gerektiği, bu süre arası gecikme cezası 14.368,38 TL olmakla, bu kalem alacak talebinin bu miktar üzerinden yerinde olduğu, sigorta primi alacağı 42,01 TL olup, fazlaya ilişkin taleplerin yerinde olmadığı ve kanıtlanamadığı anlaşılmakla, bu davada toplam 1.612.241,77 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne, temerrüt tarihi olan 21.06.2018 tarihinden itibaren idari şartnamenin 46.2 maddesi uyarınca yıllık %17,75 oranında akdi faiz uygulanması gerektiği gerekçesi ile birleşen 2017/249 Esas sayılı dava yönünden açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı adına yapılan ödemeler ve onarım bedelleri için faiz başlangıcının ödeme tarihleri ve teminat mektuplarının nakde dönüştürüldüğü tarihler dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, gecikme cezası için kesin hakediş tarihinin temerrüt tarihi olarak kabulü ile 30.12.2015 tarihinden itibaren faiz hesabı yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece bir itirazın dikkate alındığını, onarım ve arıza bedellerinin eksik hesaplandığını, geçici kabul eksiklikleri için gecikme cezası alacağının dikkate alınması gerektiğini beyan etmektedir.
Birleşen 2017/249 Esas sayılı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; gecikme cezası için gecikilen gün sayısının eksik hesaplandığını, kesin kabul heyetinin belirlediği süre sonunun dikkate alınmasının hatalı olduğunu, reaktif ceza bedeli taleplerinin reddinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda bu talebe ilişkin hesaplama yapma etkinliğinin bulunmadığının bildirilmesine rağmen mahkemenin eksik inceleme ile hüküm kurduğunu beyan etmektedir.
Birleşen 2018/707 Esas sayılı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; nefaset kesintisinin hatalı hesaplandığını, gecikme cezası için gecikilen gün sayısının eksik hesaplandığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
1.Asıl dosya yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Birleşen 2017/249 Esas ile 2018/707 Esas sayılı dosyalar yönünden yapılan temyiz incelemesinde; miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfı ile aynı Kanun'un 352/1-b maddesi hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarlar birleşen 2017/249 Esas sayılı dosya yönünden 59.486,02 TL, birleşen 2018/707 Esas sayılı dosya yönünden 161.883,99 TL'dir. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalmaktadır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin birleşen davalara ilişkin temyiz dilekçesinin verilen kararların miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE,
2.Asıl dava yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcının mahsubu ile fazla yatırılan harcın istek halinde temyiz eden asıl ve birleşen davalarda davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.