Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/3656 K.2025/1459

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3656 📋 K. 2025/1459 📅 14.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/3656 E.  ,  2025/1459 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1035 E., 2024/1557 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/581 E., 2024/136 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı temlik alan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ve ... Otelcilik Enerji ve Eğitim Hizmetleri A.Ş tarafından ... adıyla 306 ada, 14 parsel üzerinde iş merkezi AVM yaptırıldığını, ... Dış Ticaret Ltd. Şti ile davalı ...'nin bu yerde işin yüklencisi konumunda olduğunu, vekil eden şirket ile davalılardan ... arasında 18.11.2021 tarihinde ... Otelcilik Enerji ve Eğitim Hizmetleri A.Ş'nin sahibi olduğu 306 ada 14 parsel üzerinde bulunan iş merkezi inşaatının çatı işi çelik konstrüksiyon malzeme 49.231,33 Amerikan Doları+KDV+28.880,04 Avro+KDV, çelik kontrüksiyon işçilik 60.762,40 kg*4,98TL/kg=302.596,75 TL+KDV üzerinden anlaştıklarını, davalı ...'nin oğlu ... üzerinden ... Bankası Sapanca Şubesi kanalı ile 31.01.2022 tarihinde 268.000,00 TL, 18.02.2022 tarihinde ise 135.000,00 TL ödeme yaptığını, şirketin ...'nin kendisi tarafından ödeme yapılmasını özellikle istemiş ise de davalı ...'nin kendi hesabından vekil eden şirkete ödeme yapmadığını, ödemeler düşüldükten sonra vekil eden şirketin sözleşmeden kaynaklı kalan 54.880,66 Amerikan Doları ile 34.078,45 Avro alacağı bulunduğunu, asıl iş ve yer sahibi ... Otelcilik Enerji ve Eğitim Hizmetleri A.Ş'nin Bakırköy 18. Noterliği'nin 08.03.2022 tarihli ve 3484 yevmiye sayılı ihtar cevabında da bu iş ile ilgili olarak 950.000,00 TL değerinde araç ve 240.000,00 TL nakit ödeme yaptığını iddia ettiğini, davalılar adına kayıtlı menkul, gayrimenkul mallar, banka hesapları ile 3 şahıslardaki hak ve alacakları üzerine tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalılar arasındaki adi ortaklık ilişkisi dikkate alınarak 54.880,66 Amerikan Doları ve 34.078,54 Euro alacağın Dolar ve Euro cinsinden faizi ile birlikte ihtarname tebliğ tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; vekil eden ile diğer davalı ... arasında davacı yanın iddia ettiği gibi bir ortaklık ve iş ilişkisinin söz konusu olmadığını, yapılan ödemelerin vekil edenin hesabından yapılmasının sebebinin diğer davalı ...'nin telefondan ya da bilgisayardan eft havale yapmayı bilmemesinden kaynaklı olduğunu, sözleşmelere imza atan, tüm görüşmeleri yapan, malzemeleri teslim alan, yapılan işi teslim alan veya almayan, işleri takip edenin diğer davalı ... olduğunu, vekil edenin diğer davalı ...'nin yaptığı işe hiçbir şekilde para, alacak veya başka bir mal ya da emek olarak katkısı olmadığını, vekil edenin farklı illerde sigortalı olarak çalışan ve ek iş olarak da araç alım satım işi yapan biri olduğunu, vekil edenin diğer davalı ...'nin yaptığı işe para, alacak veya başka bir mal ya da emek koyarak katılımını olmadığından vekil eden ile diğer davalı ... arasında kesinlikle bir adi ortaklık söz konusu olmadığını, vekil edenin ... ile davacının sözleşme yaptığı 18.11.2021 tarihinde de Samsun ilinde bulunan Emlak Konut kapsamında yapılan ... Emlak Konut Kentsel Dönüşüm projesinde peyzaj teknikeri vasfıyla sigortalı olarak çalıştığını, vekil edenin diğer davalı ... adına asıl iş sahibi ... Otelcilik ve Eğitim Hizmetleri A.Ş'den bir ödeme almadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı yanın dava dilekçesindeki iddialarının gerçekle bağdaşmadığını, davacı yanın aralarındaki mutabakata aykırı olarak işi bitirmek için tarafından kalan bakiyenin tamamını tek seferde ödemesini istediğini, davacı ile yapmış olduğu sözleşme uyarınca ödemelerin bir kısmını iş bitiminde malzeme sahaya indikten sonra kalan kısmını da iş bitiminde ödeyeceği hususunda davacı şirketin yetkilisi olarak görüştüğü ... ile kararlaştırdığını ve mutabakata vardıklarını, malzemeler sahaya indikten ve iş başladıktan sonra davacı şirkete ait hesaba ödeme tarihinde 20.000,00 USD ve 10.000,00 USD karşılığı iki ödeme gönderdiğini, davacı tarafın yaptığı işlerde imalat ve montaj hatalarından kaynaklı olarak yaklaşık 700.000,00 TL civarında bir ilave maliyet oluştuğunu, bu ilave maliyetin davacı tarafından karşılanması gerektiğini, diğer davalı oğlu ...'nin yaptığı işe hiçbir şekilde para,alacak veya başka bir mal ya da emek olarak katkısı olmadığını, aralarında baba oğul ilişkisinden başka bir ortaklık ilişkisi söz konusu olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yapılan keşif neticesinde işin taahhüde uygun şekilde % 100 oranında tamamlanmış olduğunun belirlendiği, bu durumda davalı ...'nin taraflar arasındaki sözleşmedeki taahhüdünü yerine getirmediği hususunda davacıyı temerrüde düşürmesine bağlı olarak sözleşmenin feshini talep etmemesi hukuki sonucuna göre gelinen aşamada davacının taahhüdünün yerine getirdiğine dair iddiasını ispat etmiş olduğu, davalının savunmasını ispat edemediği kanaatine varıldığı, davalı tarafından yapılan ödemelerin ödeme tarihine göre sözleşmede belirlenen kura dönüştürülmesine dair de bilirkişi raporu alındığı, yapılan ödemenin işçilik ve malzeme bedeline oranının hesaplandığı, buna göre davalı ...'nin 54.717,30 USD ve 34.078,45 Euro davacı şirkete bakiye borcu kaldığının belirlendiği, davalı ...'nin davacıya karşı herhangi bir yükümlülük üstlendiğine dair davacı tarafın iddiası bulunmamasına rağmen, basiretli tacir olması bakımından davacı şirketin karşılıklı sözleşme imzaladığı ... adına diğer davalı ...'nin ödeme yapması nedeniyle adi ortak haline geldiği iddiasının temeli bulunmadığı, yapılan işlemin hukuk literatürüne göre üçüncü kişinin edimini ifa olarak nitelendirilebileceği, ancak sözleşmenin tarafı olması halinde ...'nin davalı ... arasında adi ortaklık bulunduğunun iddia edilebileceği, ...'nin şantiyede bulunduğu dönem bakımından kendisinin sigorta kaydının yapıldığı hususunun bizzat davacı tanıklarından ...'ın beyanlarında söz konusu olduğu, buna bağlı olarak SGK hizmet dökümünün incelenmesiyle ...'nin 8 gün süreyle işçi olarak temlik alan ... Dış Ticaret Ltd. Şti. bünyesinde çalışmış göründüğü, hal böyle olunca dosya kapsamında davacı tarafın ve bir kısım tanıklarının taahhüt süresi boyunca ...'nin proje mahallinde yetkili olarak bulunduğu iddiasının bir geçerliliği bulunmadığı, proje mahallinde yetkisiz ve sigortasız bir kişinin bulunmasının mümkün olmamasına bağlı olarak davacının ... ile ilgili olarak gerekli yasal prosedürü uygulamasına bağlı olarak proje mahalline girmesini temin etmesi gerektiği sonucuna varıldığı, davacı tarafın ...'nin adi ortak olarak sorumlu olduğu iddiası ile sözleşme karşıtı olan davalı ...'nin üzerinde hacze kabil malvarlığı bulunmayabileceği olgusundan hareketle onun taahhüdünden sorumlu olabilecek şekilde yanına sorumlu konulmasını temin etmeye çalıştığı gerekçeleriyle davalı ... bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, dava devam ederken davacı şirket ile proje kapsamındaki işin asıl işvereni sıfatı bulunan ... Dış Ticaret Ltd.Şti. arasında imzalanan 07.11.2022 tarihli temlik sözleşmesi nedeniyle davacı şirketin davası bakımından karar verilmesine yer olmadığına, temlik alan ... Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından davalı ...'ye yöneltilen davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Temlik alan davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın öncelikle usul yönünden bozulmasını talep ettiklerini, ... Bankası tarafından gönderilen CD içerisindeki davalılar arasındaki banka hesap hareketlerinin ve davalı ... tarafından yapılan ödemelerin adi ortaklık ilişkisinin somut delilleri olduğunu, davalı ... ile babası ... arasında ortak amaç doğrultusunda birlikte takip ve gerekli faaliyetlere aktif olarak katılma hususu bulunduğunu, davalı ...'nin davaya konu inşaat ile sürekli ilgilendiğini, sürekli inşaat sahasında olduğunu, eksik inceleme ile yalnızca davalı ...'nin yapılan eser sözleşmesinde taraf olarak gösterilmediğine ve ...'nin ... Dış Ticaret Ltd. Şti' de sigorta kaydının olduğu gerekçesiyle pasif husumet yokluğu nedeniyle ret kararının bozulmasını talep ettiklerini, salt banka hesap hareketlerine dayanılmadığını tüm yeminli tanık beyanlarının da adi ortaklık bulunduğu doğrultusundaki beyanlarını savunduklarını, davalılara ait banka hesap hareketleri incelendiğinde davalı ... ile diğer davalı ... arasında baba oğlu hesap hareketleri kapsamında değil tamamen inşaat işine ilişkin adi ortaklık kapsamında hesap hareketleri olduğunu, ... tarafından bu işlere ilişkin ödemelerin gerçekleştirildiğini, bu ödemelerin taraflar arasındaki adi ortaklık iddialarını doğruladığını, davalılardan ... üzerinde birçok haczin olduğunu, bu nedenle de tüm işlerin yürütümünü ve işlemleri oğlu ... üzerinden yaptığını bu şekilde taraflar arasında açık bir biçimde adi ortaklık ilişkisinin olduğunu, yapılan ödemelerin birçoğunda da açıklama kısmında inşaat işi ile ilgili olduğunun yazılı olduğunu, davalı ...'nin aynı iş ile ilgili alcağına karşılık almış olduğu 06 ... 734 plaka sayılı aracı hemen oğlu ... üzerine 54 ... 333 plaka ile satış yapılmış gibi göstererek devretmesi ve ...'nin de bu aracı 29.01.2022 tarihinde toplamda 905.000,00 TL bedel ile satıp hesabına bu tutarın yatırıldığına ilişkin banka kayıtlarının da taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin bir diğer somut delili olduğunu, mal kaçırma düşüncesinin açık olduğunu, öte yandan davalı ...'nin hesap hareketlerine bakıldığında kendisinin peyzaj teknikerliği yaptığı ve sürekli olarak araç alım satımı yaptığı iddiasına karşılık gelen hiçbir veri olmadığını, ...' ye ait banka hesaplarında bulunan paraların hiçbir izahati olmadığını beyan etmektedir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Somut davada, asıl yüklenici ... ile ... Ferforje Çelik ve ... arasında "çelik kontrüksiyon karkas imalat-montaj" işine ilişkin sözleşme akdedildiği, davacı şirket ile davalılardan ... arasında 18.11.2021 tarihinde ... Otelcilik Enerji ve Eğitim Hizmetleri A.Ş'nin sahibi olduğu 306 ada, 14 parsel üzerinde bulunan iş merkezi inşaatındaki proje kapsamında çelik konstrüksiyon işine ilişkin malzeme ve işçilik hususlarında anlaşma akdedildiği, temlik eden davacının akidinin tarafının davalı ... olduğu, davalı ...’in imzalanan yazılı sözleşmeye taraf olmadığı, davalı ...’nin davalı ... adına davacı hesabına para göndermiş olması ve salt davalıların banka hesap hareketlerinden davalılar arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulduğundan sözedilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temlik alan davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.