Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3367 K.2025/1406
6. Hukuk Dairesi 2023/3367 E. , 2025/1406 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/95 E., 2023/401 K.
BİRLEŞEN DAVA ANKARA 9. TÜKETİCİ MAHKEMESİ 2020/340 E. 2021/566 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen davada davacı vekili, birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında davalının villasına yapılacak tadilatlar için 09.04.2014 tarihli ve 39.000,00 TL (+KDV) bedelli beton temelli alan oluşturma, güçlendirme, drenaj yapımı ve mantolama iş konulu, 16.04.2014 tarih ve 5.000,00 TL bedelli elektrik tesisatı yenileme ve tadilatı konulu, 21.04.2014 tarihli ve 18.500,00 TL bedelli tüm kalan işler konulu (bodrum kat, giriş kat ve çatı katında yapılacak astar, dolgu işleri vs.) götürü bedelli sözleşmelerinin imzalandığını, müvekkilinin yükümlülüklerini eksiksiz olarak ifa ettiği, anılan sözleşmelerde ödemelerin iş bitiminde peşin olarak yapılacağının hüküm altına alındığı, ancak davalının bakiye 19.250,00 TL ödemeden kaçındığını, başlatılan takibe de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiş; birleşen davasında ise, sözleşme dışı bir kısım işlerin yapıldığını, Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/187 D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespitte sözleşme dışı imalatların bedelinin 10.700,00 TL olduğunu ileri sürerek alacağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini ya da eksik getirdiğini, işi terk ettiğini, bu hususta Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/178 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, davacıya iş bedelinin ödendiğini, bakiye alacağının bulunmadığını, birleşen dava yönünden ise sözleşme dışında davacının ediminin bulunmadığını savunarak asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2019 tarihli kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacı 3.946,73 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay(Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nce, davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibi aleyhine sözleşme dışı imalât bedeli alacağı için Ankara 9. Tüketici Mahkemesi’nin 2015/463 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin aynı olduğu her iki davada yapıldığı ileri sürülen işlerin sözleşme kapsamı veya dışında olup olmadığı hususlarında bir davada verilecek karar diğer davanın sonucunu etkileyecek nitelikte olduğu ve HMK’nın 166. maddesine göre davalar arasında irtibat olup birlikte görülmesi gerektiğinden eldeki dava ile Ankara 9. Tüketici Mahkemesi’nin bozmadan önceki 2015/463 Esas sayılı dava dosyasının birleştirilip gerekli inceleme de yapılarak davanın sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davalı yüklenicinin edimlerini eksiksiz yerine getirmediği, gerçekleşen imalat durumu ve davalı iş sahibinin yaptığı ödemeler dikkate alındığında icra takip tarihi itibari ile davacının bakiye alacağının bulunmadığını, sözleşme dışı imalâtların ise 2.901,90 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde:
hükme esas alınan raporda keşif yapılmadan inceleme yapıldığını, asıl davaya konu alacak yönünden davalı tespit dosyasının yokluklarında yapıldığını, delil niteliğine haiz olmadığı bu nedenle değerlendirmeye alınmaması gerektiğini, yapılan işlerin gerçekleşme oranlarının tespitinin hatalı olduğunu, birleşen davaya konu alacak yönünden ise müvekkili tarafından yapılmış tespit dosyasının dikkate alınmadığını, raporda 09.04.2014 tarihli sözleşmenin ödemeler ve fiyatlandırma başlıklarının yanlış yorumlandığını, asıl ve birleşen dava bakımından vekalet ücreti tutarının fazla olduğunu, beyan etmektedir.
2- Birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan raporda sözleşme dışı yapılan iş kalemlerin hesaplamasında fahiş değerlerin esas alındığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptâli ve alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
1.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporu aldırıldığı ve buna uygun olarak karar verildiğinin anlaşılmasına göre asıl davada davacı vekili, birleşen davada davalı vekilinin tüm, birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki kalan diğer temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi “Ancak hükmedilecek ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez" hükmünü içermekte olup, somut olayda birleşen davaya konu alacak kaleminin 10.700,00 TL olduğu ve 2.901,90 TL’nin kabulüne karar verildiği, davalı lehine ancak bu tutarda vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
1. Asıl davada davacı vekili, birleşen davada davalı vekilinin tüm, birleşen davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının 1. bent uyarınca reddine,
2 . birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının 2. bent uyarınca kabulü ile mahkeme kararının, hüküm fıkrasında birleşen dava kısmında 5. bendinde yer alan “4.600,00” rakamının çıkarılarak yerine "2.901,90" rakamının eklenmesine, izleyen bent numaralarının teselsül ettirilmesine, hükmün değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcın asıl ve birleşen davada davalıya iadesine, Davacı tüketici harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.