Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1586 K.2025/1404
6. Hukuk Dairesi 2024/1586 E. , 2025/1404 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/347 E., 2023/288 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı ... hariç diğer davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı ... hariç diğer davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 27.10.2000 tarihli arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre inşaatın 30.10.2002 tarihinde teslim edilmesi gerekirken inşaatın %70'inin tamamlanarak terk edildiğini, sözleşmede taraflar yarı yarıya paylaşımı kabul ettikleri halde tespite göre yüklenicinin %50'yi aşacak şekilde hisse aldığını, bu hususlar için tespit yaptırıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla 5.000,00 TL inşaatın tamamlanma maliyetini nama ifayla karşılamak üzere arsa sahiplerine satış yetkisi verilmesini, 1.000,00 TL inşaat ruhsatı masrafının, 5.000,00 TL kira alacağını, 1.000,00 TL anlaşmaya aykırı olarak % 50 hissesini aşacak şekilde yüklenicinin sahip olduğu arsa hissesi bedelinin, 1.000,00 TL anlaşmaya aykırı ve vekâlet yetkisinin kötüye kullanılması sureti ile fazladan yapılan dükkan dubleks kısımlarının anlaşmadaki %50 arsa sahipleri hissesi bedelinin, 1.000,00 TL cezai şart alacağının, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. 16.12.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile bir kısım davacılar vekili, arsa hissedarı olan ... ve ... adına dava açılmadığını, davalının hak sahibi olmadığı bağımsız bölümlerden yettiği kadarı ile karşılanmak ve kalanı davalıdan tahsil edilmek üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eksik işler giderilme bedeline ilişkin talebinin 314.482,00 TL artırılmasını, kira kaybına ilişkin talebinin 34.515,00 TL artırılmasını, fazladan yapılan kısmındaki hakka karşılık talebinin ise 41.037,00 TL artırılmasını istemiştir.
II. CEVAP
Davalı bozma sonrası vermiş olduğu cevap dilekçesinde; eksik işlerin giderim bedeli ile nama ifaya izin yetkisinin aynı anda istenemeyeceğini, hak ettiği dairelerin satışına davacıları izin vermediği için taşeronlara ödeme yapmak konusunda sıkıntıya düştüğünü, davacıların kusurlu tutumlarıyla buna engel olmuş olduğunu, davacıların huzurdaki dava derdestken yüklenici payına düşen bağımsız bölümleri 3. kişilere satmış olduğunu, bu gün itibariyle nama ifa iznine konu olabilecek herhangi bir eksik iş bulunmadığını, bu nedenle davacıların nama ifa izni ve satış isteme taleplerinin konusuz kalmış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2006 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne davacı ...’in vekaletname örneği ibraz edilmediğinden bu davacı hakkındaki davanın reddine, cezai şart, manevi tazminat istemi ve dubleks kısımlardan dolayı alacak istemi ile ilgili talep yerinde görülmediğinden reddine, inşaat ruhsat masrafı ile ilgili alacak talebi atiye bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının satış yetkisinin verilmesine ilişkin talebinin kabulüne davalı yükleniciye isabet edecek olan 4, 14, 15, 16, 18 no'lu bağımsız bölümlerin satış yetkisinin davacılara verilmesine, dava ve ıslah talebi doğrultusunda inşaattaki eksikliklere ilişkin maliyet bedeli talebinin kabulüne, 319.482,00 TL'nin davalıdan tahsiline, kira tazminatının kabulüne 39.515,00 TL’nin davalıdan tahsiline, %50’yi aşan arsa hissesine ve alanlara karşı gelen kısımla ilgili talebin kabulüne 42.037,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı ... hariç diğer davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15 Hukuk Dairesi'nce, davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden yargılamaya devam edildiği, davalının savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına davacı ... hakkında açılan davanın usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname bulunmadığından HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine, inşaat ruhsat masraflarına ilişkin açılan davanın atiye bırakılmış olduğundan açılmamış sayılmasına, nama ifaya izin kararı ile birlikte ayrıca eksik ve kusurlu işler bedelinin davalıdan tahsiline karar verilemeyeceği bu talebin reddinin gerekeceği, ilk kararda esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen eksik ve kusurlu işlerin halihazırda giderilmiş olduğu, ilk karara müteakip davacı arsa sahipleri ile dava dışı yüklenici ... arasında akdedilmiş sözleşmeler ile nama ifaya izin kapsamında satış yetkisi verilmiş olan 14-16-18 ve 4 no'lu dairelerin tapularının yükleniciye verilmesinin bedel olarak kararlaştırılmış olduğu, bu nedenle halen 4 ve 16 no'lu bağımsız bölümlerin davacı arsa sahipleri adına kayıtlı olduğu, davacı arsa sahiplerinin nama ifaya izin talebinin davanın açılmasından sonra konusuz kalmış olduğundan karar verilmesine yer olmadığı, hükme esas alınan rapora göre kira alacağının 39.515,00 TL olarak hesap edildiği bunun davacıların hisselerine oranlaması sonucunda toplam 36.298,79 TL kira alacağının oluşacağı, sözleşmede belirlenen paylaşıma göre %50'yi aşan bodrum kat dükkan alanlarında davacılara isabet eden hisselere göre tazminat alacağının 42.037,00 TL olduğu, sözleşmenin 7 inci maddesine göre taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL cezai şartın davalıdan tahsilinin gerektiği, manevi tazminat talebi bakımından davacıların kişilik hakları zedelenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... hariç diğer davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Yargılama aşamasında bir kısım arsa sahiplerinin vefat ettiğini ve mirasçılarının davaya katıldığını, ancak gerekçeli karar başlığında katılan mirasçıların adlarına yer verilmediğini,
b. Hüküm altına alınan fazladan kazanılan yerler karşılığında hisse bedeli ve kira kaybına ilişkin alacak kalemlerinin değerinin düşük hesaplandığını, cezai şarta ilişkin talebinin ekonomik olarak anlamsız bir
değere bağlandığını,
c. Manevi tazminata ilişkin talebin kabulünün gerektiğini,
d. Nama ifa talebi konusuz kalmış olduğundan red edilmiş ise de davanın açılmasına yüklenici davalının sebebiyet verdiğini, eksik ve kusurlu iş bedelinin 342.000,00 TL olduğunu, bu bedel üzerinden
davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olacağını beyan etmektedir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Sözleşmede belirlenen paylaşıma göre %50'yi aşan bodrum kat dükkan alanlarında davacılara isabet eden hisselere göre tazminat alacağının 42.037,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar
verilmiş ise de 22.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda bu talebe ilişkin değerlendirmelerin dikkate
alınmadığı,
b.Kira kaybı talebine ilişkin hesaplamaların fahiş olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesi niteliğindeki kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece davacılar ..., ..., ...’in yargılama aşamasında vefat ettiği, mirasçılarının davaya katıldıkları ancak mirasçılara karar başlığında yer verilmediği vekilleri tarafından temyiz sebebi yapılmışsa da bunun her zaman düzeltilebilmesi mümkün maddi hata niteliğinde olduğu anlaşıldığından bozma sebebi yapılmayarak sadece eleştirilmekle yetinilmiştir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, belirtilen bu hususlara, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... hariç diğer davacılar vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'na yükletilmesine,
Fazla yatırılan temyiz harcın talep halinde davacılara iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.