Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/907 K.2025/1378

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/907 📋 K. 2025/1378 📅 08.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/907 E.  ,  2025/1378 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/35 E., 2023/416 K.
FER'İ MÜDAHİL : ... vekili Avukat ...
BİRLEŞEN ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2013/410 ESAS 2013/391
KARAR SAYILI DOSYASI
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davacı/ birleşen davada davalı kooperatif vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı arsa sahibi vekili, taraflar arasında müvekkilinin maliki olduğu taşınmaz üzerine davalı tarafından inşaat yapımı konusunda 10.06.2010 tarihinde kat karşılığı inşaat yapım ve satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, inşaat bitim süresinin 10.10.2013 tarihi olduğunu, davalının talebi üzerine teslim süresine eklenmemek kaydı ile ve en geç 2011 yılı sonuna kadar tüm parsellerde ruhsat alınması ve inşaata başlanması şeklindeki talebinin uygun görüldüğünü, ancak buna rağmen işlerin sözleşmede yazılı olduğu şekilde yapılmadığını belirterek taraflar arasında akdedilen kat karşılığı inşaat ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin davalının kusuru ile geriye etkili olarak feshine, yüklenici tarafından sözleşmeye, yasaya ve işin tekniğine aykırı olarak arsa üzerine kaçak olarak imal edilen inşaatın yıktırılarak arsanın temizlenmesine, bu işin yüklenici namına müvekkili tarafından yaptırılmasına izin verilmesine, bu işin karşılığı maliyete mahsuben şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, müvekkilinin mali kaybı için şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, alacaklara dava tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Birleşen davada davacı yüklenici vekili; müvekkili şirket ile davalı kooperatif arasında 10.06.2010 tarihinde düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre iş süresinin 40 ay olarak belirlendiği, müvekkili tarafından ruhsat işlemleri için öngörülen 120 günlük sürenin işlemler sonuçlandırılıncaya kadar uzatılmasını talep ettiği ve bu talebin kabul edildiği, 62869 ada, 1 parselde kayıtlı gayrimenkulün ruhsat başvurusunun 23.11.2011 tarihinde sonuçlandığının davalıya bildirildiği, davalının inşaatın geciktiğini öne sürerek sözleşmenin feshedileceğine ilişkin yazılar keşide ettiği, sonrasında yaşanan olumsuzluklar nedeniyle davalı kooperatifçe müvekkiline verilen vekaletin geçersiz kılındığı ve müvekkilinin azledildiği, taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin sözleşme hükümlerine aykırı olarak feshedilmesi nedeniyle Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/200 Esas sayılı dosyası ile menfi, müspet ve munzam zarar davası açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL harcamanın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 28.04.2014 tarihli dilekçe ile birleşen dava davalısı asıl dava davacısı kooperatifin kusurlu ve hukuka aykırı filleri nedeni ile tüketici mahkemelerinde müflis aleyhine açılmış ve müflisten tahsiline karar verilmiş davalar nedeni ile toplam 535.788,00 TL’nin harca esas değeri 100.000,00 TL’nin işlemiş faizi ile tahsili"ne ilişkin tazminat talebi olduğu belirtilmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı yüklenici vekili, ruhsat alımı konusunda belediyeye başvuru yapıldığını ancak belediyenin sürenin uzayacağını bildirdiğini, bunun üzerine davacı tarafından süre uzatım istemlerinin kabul edildiğini, gecikme nedeni ile müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının kısmi dava açamayacağını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
2. Birleşen davada davalı arsa sahibi vekili; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 24.09.2020 tarih, 2018/344 Esas, 2020/387 Karar sayılı kararıyla; 62869 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın ruhsat işlemlerinin sonuçlandırıldığı, 62868 ada, 2 parselin ruhsatının alınmadığının anlaşıldığı, asıl ve birleşen dava konusu 62868 ada, 2 parselde bulunan yapıların Etimesgut Belediye Başkanlığı tarafından yıkıldığı, 62869 ada, 1 parselde yer alan yapıların genel olarak fiziki tamamlanma oranının %7,03 olduğu, tamamlanan inşaat alanlarının toplam 12.787,00 m² olduğu, yüklenicinin bahse konu işi senelerdir tamamlayamadığı, inşaat birim bedelinden kâr kaybı ve genel gider olarak %20'lik kesinti yapılması gerektiği, dava konusu inşaatın uzun süredir yapılmaması nedeniyle yıprandığı ve amortisman kesintisi olarak birim bedelinden yıpranma payı nedeniyle %10'luk kesinti yapılması gerektiği, bu kesintilere göre inşaatın m² birim değerinin 889,00 TL/m² alınması gerektiği, inşaatların güncel bedelinin 799.145,31 TL olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile taraflar arasında yapılan Ankara 63. Noterliği'nin 08.06.2010 tarihli ve 11546 yevmiye nolu düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, dava konusu taşınmaz üzerindeki imalâtların masrafı davalı Müflis Ulusoy İnşaat Ltd. Şti. tarafından karşılanmak üzere kal'ine, davacı vekilinin tazminat talebine atiye bırakması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin 24.09.2020 tarihli, 2018/344 Esas, 2020/387 Karar sayılı kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.03.2022 tarihli, 2021/3311 Esas, 2022/1116 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin 24.09.2020 tarihli celsede maddi tazminat talebine ilişkin davalarını atiye bıraktıklarını beyan ettiği, atiye bırakmanın hangi tazminat talebine ilişkin olduğu ve geri alma hususunda davalının beyanı alınarak, buna göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyularak, 62869 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın ruhsat işlemlerinin sonuçlandırıldığı, asıl davada bozma ile kesinleşen kısımlar ile birleşen davanın tamamı yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, asıl davadaki maddi tazminat talebi yönünden ise sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan müspet zararın tahsili talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı/ birleşen davada davalı kooperatif vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece maddi tazminata ilişkin red gerekçesinin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine, yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, sözleşme hükümleri doğrultusunda, ister menfi, ister müspet, isterse munzam bir zarar olarak nitelendirilsin, müvekkilinin bu zararlarını tahsil talebinde haklı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre asıl dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve tazminat istemine ilişkin olup, birleşen dava ise imalat bedeli istemine ilişkindir.
Sözleşme, belirli bir hukuki sonucu meydana getirmek için tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarından oluşan hukuki bir işlemdir. Hukukumuzda sözleşme yapma teklifi icap, diğer tarafın bu teklife verdiği olumlu cevap ise kabul adını alır. Bu karşılıklı irade açıklamalarının birbirine uygun olması gerekir. Birbirine uygun bu irade açıklamalarının bir araya gelmesiyle sözleşme kurulmuş olur. Türk Borçlar Kanunu'nun 26. maddesinde; “Sözleşme Özgürlüğü” başlığı adı altında, bir sözleşmenin içeriğinin, bu sözleşmenin taraflarınca kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirlenebileceği hüküm altına alınmıştır. Taraflar, kanunun çizdiği sınırlar içerisinde özgür iradeleri ile sözleşme hükümlerini belirlerler.
Bu durumda; tarafların anlaşması ile kurulan sözleşme, özel hukuk alanında meydana gelen hukuki işlemin anayasası olarak tanımlanabilecektir. Sözleşmenin ifası sırasında ya da taraf iradeleri arasında uyumsuzluk çıktığında ifanın nasıl gerçekleşeceği ya da uyumsuzluğun nasıl ortadan kaldırılacağına sözleşmenin hükümlerine göre karar verilecektir.
Taraflar arasında Ankara 63. Noterliği'nin 10/06/2010 tarihli ve 11862 yevmiye no'lu düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmenin ‘işin süresi’ başlıklı 4. maddesinde ‘ Yüklenicinin temerrüdü halinde arsa malikinin işin özelliğine göre sözleşmenin feshi dahil yasal hakları saklıdır. Sözleşmenin feshi halinde arsa malikinin her türlü müspet ve menfi zararlarının birlikte ve aynı anda talep ve tahsil hakkının varlığı taraflarca peşinen kabul edilmiştir.’ hükmü düzenlenmiştir. Yine sözleşmenin ‘gecikme cezaları’ başlıklı 12. maddesinde ‘ Arsa malikinin, sözleşmeyi yasaların öngördüğü haklı nedenle fesh etmesi halinde, BK'nın 106. ve devamı maddelerindeki dava ve talep hakları yanında, feshin niteliği ‘geriye etkili olsa dahi’ yükleniciden, müspet, menfi ve munzam bilumum zararlarını talep etme hakkı vardır’ hükmü düzenlenmiştir.
Bu durumda Mahkemece yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda; asıl davada davacı vekiline, tazminat taleplerinin hangi kalemler olduğu açıklattırılıp, sözleşme hükümleri de göz önüne alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle tekrar bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada davacı/ birleşen davada davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.