Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2007 K.2025/1388
6. Hukuk Dairesi 2024/2007 E. , 2025/1388 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/24 E., 2023/142 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı davacı kooperatif tasfiye memuru tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında Ankara 25. Noterliği'nin 22.07.2003 tarihinde düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşme gereğince davalılara isabet eden villa tipi binaların arsa paylarına nazaran zeminde fiilen daha fazla yer ayrıldığını ileri sürerek muarazanın önlenmesini, olmadığı takdirde tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görev, yetki ve husumet itirazında bulunarak dava konusu taşınmazların üzerindeki ana gayrimenkullere ait yönetim planının ek 3. maddesinde villa sahiplerinin kullanacağı alanların belirlendiğini, bu planda davacı kooperatif yetkililerinin imzalarının bulunduğunu, dava dışı villa kullanıcılarının işgalci olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Ankara Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 03.11.2015 tarihli ve 2015/925 Esas, 2015/1079 Karar sayılı kararı ile de, davanın arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin olduğu, tarafların TTK gereğince tacir olduğu, işin ticari iş ve tarafların işletmesiyle ilgili olduğu, uyuşmazlığın çözümünde Ankara Batı Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 31.01.2019 tarihli ve 2016/2388 Esas, 2019/236 Karar sayılı bozma ilamı ile davanın, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan muarazanın önlenmesi talebine ilişkin olduğu, bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, uyuşmazlığın Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazısından davacı şirketin kaydının Ticaret Sicili'nden re'sen terkin edildiğinin anlaşıldığı, tüzel kişiliği sona eren davacı şirketin dava açma ehliyeti ve davada taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı kooperatif tasfiye memuru temyiz dilekçesinde; davanın açıldığı tarihte davacı kooperatifin resen terkin edilip edilmediği araştırılmadan davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dosya içeriğine, bozmanın mahiyet ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan muarazanın giderilmesi, elatmanın önlenmesi olmadığı takdirde alacak istemlerine ilişkindir.
2. Her ne kadar mahkemece, davacı kooperatifin, Ticaret Sicili'nden re'sen terkin edildiği gerekçesiyle, aktif taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmişse de; dosya kapsamında yer alan ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 20.12.2022 tarihli yazısında davacı kooperatifin 05.08.2022 tescil tarihi itibariyle tasfiye kapanışı yaparak ticaret sicilden terkin edildiğinin bildirildiği, davacı kooperatif hakkında, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.09.2021 tarihli, 2021/148 Esas, 2021/570 Karar sayılı kararıyla ek tasfiyenin yapılması gerektiği gerekçesiyle TTK'nın 547. maddesi gereğince kooperatifin ihyasına karar verildiği, ihyaya ilişkin kararın Dairemizin 14.06.2023 tarihli, 2022/2001 Esas, 2023/2367 Karar sayılı ilamı ile onanması üzerine kesinleştiği, Ticaret Sicil Gazetesinin internet ilan sayfasında yapılan sorgulamada 06.01.2023 tarihinde davacı kooperatifin re'sen tescil edildiğinin ilan olunduğu, halen davacı kooperatifin aktif olarak ticaret sicil kaydının devam ettiği anlaşılmakla davacı kooperatifin aktif taraf ehliyeti bulunduğundan, davanın usulden reddi doğru görülmemiştir.
3. Bu durumda Mahkemece yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda; davanın esası incelenmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı kooperatif tasfiye memurunun temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.