Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2335 K.2025/1389

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2335 📋 K. 2025/1389 📅 08.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/2335 E.  ,  2025/1389 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/758 E., 2024/569 K.
İHBAR OLUNAN : ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/570 E., 2024/89 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili arsa sahibi ile dava dışı yüklenici kooperatif arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.05.2021 tarihli, 2018/1098 Esas, 2021/458 Karar sayılı ilâmıyla geriye etkili şekilde feshedilip bu kararın kesinleştiğini ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümü yükleniciden temlik almış olan davalının daireye haksız el atmasının önlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu bağımsuz bölümde müvekkilinin yasadan ve sözleşmeden kaynaklı sebeple hak sahibi olduğunu, müvekkilinin dava dışı yüklenici kooperatifin üyesi olduğunu ve dava konusu taşınmazın kooperatifçe tahsis edildiğini, dayanak olarak gösterilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1098 Esas, 2021/458 Karar sayılı dosyasında verilen karara karşı, davalının üyesi olduğu S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi tarafından tedbir talepli ve yeniden yargılama istemli Anayasa Mahkemesi nezdinde bireysel başvuruda bulunulduğunu, bunun bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının derdest davanın bekletici mesele yapılması, kesin hüküm dava şartının varlığı ya da Anayasa Mahkemesi'ne yapılan bireysel başvuru sonucunun beklenilmesi taleplerinin çekişmenin esası ve sonucu ile doğrudan ilgisi olmadığından kabul edilmediği, taşınmazın davacı adına tapu siciline kayıtlı olduğu, dava konusu bağımsız bölümün kooperatif üyesi olması nedeniyle davalıya teslim edildiği, ancak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçmişe yönelik olarak feshedildiği ve kararın kesinleştiği, buna göre davalının herhangi bir hakkı olmadan taşınmazı kullandığı, davacının ise davalının kullanımına rızasının olmadığı, davalının taşınmazı geçerli hukuki sebebi olmadan kullandığından davacının el atmanın önlenmesini talep edebileceği ancak yargılama aşamasında dava konusu taşınmazın davalı tarafça tahliye edildiği ve davacıya teslim edildiği gerekçesiyle açılan davanın bu aşamada konusuz kaldığı ile konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının açtığı davada haklı olduğu sabit olmakla yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının, davasında haklı olduğunun belirtilmesi ve davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince gerekli usul işlemleri yapılmadan tahkikat aşamasına geçildiğini, delillerin tamamı toplanmadan karar verildiğini, bu davanın sonuçlandırılmasının İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/572 Esas sayılı davanın çözümüne bağlı olduğunu, pasif husumet ehliyeti ve zorunlu dava arkadaşlığı taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, davalının, haksız işgalci olmadığını, davacının davasında haklı olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi nedeniyle bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu olan blokların imar mevzuatına aykırı, kaçak yapı niteliğinde olduğu kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabittir. İş bu nedenle dava konusu bağımsız bölümün ekonomik değeri olmadığından arsa bedeli olan 1.068.486,04 TL üzerinden davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bağımsız bölümün değerinin de hesaba katılarak vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan “189.066,66 TL” rakamının çıkartılarak yerine “147.533,46 TL” rakamının yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.