Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/992 K.2025/1399
6. Hukuk Dairesi 2024/992 E. , 2025/1399 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1193 E., 2023/1225 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/417 E., 2021/287 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı-karşı davalı vekili Avukat Kerem Uslu ile davalı-karşı davacı vekili Avukat Ali Yılmazoğlu'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan 29.04.2015 tarihli sözleşme uyarınca, davalının, Antalya ... 2016 alanında 12 metre ahşap çark projesinin, sözleşme hükümleri, teknik şartname ve iş programına uygun olarak, sözleşme tarihinden itibaren 120 gün içinde yapıp teslim etme yükümlülüğünü üstlendiğini,davalının bu sözleşme gereğince 27.08.2015 gününe kadar işi bitirip teslim etmek zorunda olduğunu, davalı tarafa çekilen ihtara rağmen, işin zamanında ve tam olarak bitirilemediğini, sisteme su verme, savak kapağı dönüş hızının ayarlanması, kesintisiz elektrik üretimi işlerinin yapılamadığını ve işin teslim edilmediğini, bu nedenle 04.01.2017 tarihli noter ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğini, sistem bir bütün olarak teslim edilemeyince müşteri durumunda olan ... 2016 yönetiminin davacı şirketin hak edişlerinden 543.974,24 TL kesinti yaptığını, sözleşme feshedildikten sonra başvuruları üzerine, Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde 2017/4 Değişik İş sayılı dosyası ile mahkemece mahallinde keşif yapılarak rapor alındığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere; ... 2016 Yönetimi tarafından müvekkili şirketin hakedişlerinden yapılan 543.974,24 TL kesintinin, 12 metrelik Ahşap Çark Projesinde sistemden sökülmesi gerekecek mekanik aksam, elektrik aksam ve enerji odasının söküm işi montaj bedelinin % 50'si olarak, hakediş sayfası 183 sıra numarasında belirtilen 460.433,19 /2 = 230.217,00 TL'nin, müvekkili şirketin taraflar arasında imzalanmış olan 29.04.2015 günlü sözleşme ve bu sözleşmenin ayrılmaz parçası olan Teknik Şartname ve İş Programı hükümleri uyarınca davalı firma nam ve hesabına ödemiş olduğu 17.500,00 TL proje bedelinden, bu sözleşmenin elektrik kısmı için oransal olarak hesaplanan 5.985,00 TL proje bedelinin sözleşmenin süresinde ve tam olarak yerine getirilememiş olması nedeniyle sözleşmenin 9. maddesi ve diğer maddeleri gereğince gecikme zammı %25'i geçmiş olduğundan, sözleşme bedeli olan 796.500,00 TL'nin % 25'i olan 199.125,00 TL gecikme cezasının yer altı kablosunun söküm işi montaj bedelinin % 50'si olan ve hakediş sayfasının 94 sıra nolu kısmında yer alan 8.139,00/2=4.070,00 TL'nin sökülen kısımlar için yapılması gereken inşaat işleri tadilatları ve emniyet tedbirleri için sarf edilmesi gereken 12.000,00 TL'nin, toplamda 995.371,24 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı tarafından sözleşme gereği işin şartnameye ve iş programına uygun olarak yapıldığını, görevlilerin de bulunduğu ortamda deneme çalışmasının gerçekleştirildiğini, fuarın devamı süresince 6 ay boyunca ahşap çarkın çalıştırıldığını, gönderilen yazı ile davacının işi teslim almasının istenildiğini, 13 ay boyunca davacı tarafından işin teslim alınmadığını ve haksız şekilde sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmeye göre sisteme su verildiğini, savak kapağının ayarlı bir şekilde yapıldığını, dönüş hızının sağlandığını, fuar boyunca sorunsuz bir şekilde 16 aydan fazla süre çarkın çalıştığını, sistemin kesintisiz çalışmasının mümkün olmadığını, bu yönde bir taahhüt bulunmadığını, montajın zamanında yapıldığını, feshin yasal olmadığını, sözleşmeye konu tüm ürünlerin zamanında monte edildiğini, elektrik üretimine yönelik sözleşmede bir madde bulunmadığını, feshin ve davanın haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı vekili karşı davada dava dilekçesinde, sözleşmeye göre çarkın kurularak teslim edildiğini, ... yetkililerinin katılımıyla bilgilendirme toplantısının ve 3 ay boyunca deneme çalışmalarının kesintisiz yapıldığını,19.12.2016 tarihli maille çarkın teslim alınmasının talep edildiğini, davalı tarafın işin bitirilmediğine yönelik iddialarının ve sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, 3 aylık deneme süresi ve 6 aylık fuar süresince sorunsuz olarak sistemin çalıştırıldığını, davalı tarafın sözleşme dışı talepte bulunarak fesih yoluna gittiğini, sözleşmede ahşap çark üzerinde elektrik üretimine yer verileceğinin belirtildiğini, üretimin mahiyeti veya ölçüsünün belirlenmediğini, çarkın 24 saat kesintisiz çalıştırılarak elektrik üretileceğine dair sözleşmede madde bulunmadığını, çarkın kullanma talimatı ve verilen eğitimlere aykırı kullanıldığını, mail yoluyla çarkın arızalanmasında kusurlu tarafın davalı olduğunun bildirildiğini, davalının yaklaşık 16 ay boyunca sistemi çalıştırıp faydalandığını, ancak 13 ay boyunca da teslim almadığını, rayiç kullanım bedelinin davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, ayrıca dönemlik başka firmalara kullandırılması halinde elde edilecek kazancın elde edilememesi sebebiyle oluşan zararın tazmini gerektiğini belirterek, bu nedenle feshe dayalı alacak davasının kabulü halinde, davacı tarafından söz konusu sözleşmeye konu ahşap çarkların tüm imalât bedellerinin ve oluşacak tüm müspet/menfi zararlarının, davalı tarafın sözleşmeye konu şeyi kesintisiz ve sorunsuz olarak yaklaşık 16 ay kullanması nedeni ile bu kullanma/yararlanma bedelinin, davalı tarafından 13 ay boyunca gerekçe göstermeksizin teslim alınmayan ahşap çarkın kullandırılamamasından kaynaklı olarak davacının mahrum kaldığı bedelin, sistemin davalı tarafından kullanılması sebebiyle yararlanma bedelinin ve davacının mahrum kaldığı bedelin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı davacı vekili 18.04.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle, karşı dava dilekçesini ıslah ederek sözleşme bedelinin 796.500,00 TL olduğunu, davalı şirketin 646.500,00 TL ödeme yaptığını, kararlaştırılan sözleşme bedelinden 150.000,00 TL eksik ödediğini ileri sürerek bakiye 150.000,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte davacı / karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,"taraflar arasında 29.04.2015 tarihinde sözleşme imzalandığı ve alt işveren olarak davalı-karşı davacı tarafından işin yapılarak teslim edildiği ve ödemeler ve eksik ödeme konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık söz konusu olmadığı, çözülmesi gereken uyuşmazlığın elektrik üretiminin sözleşme kapsamında olup olmadığı, ... tarafından yapılan kesintinin davalı-karşı davacı şirketin sorumluluğunda olup olmadığına ilişkin olduğu, mahkemece yapılan keşif, keşif sonucu ibraz edilen rapor ve talimatla alınan ve ilk raporu teyit eden heyet raporu birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin sözleşme ile üstlendiği işi eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiği, taraflar arasındaki sözleşme, birim fiyat listesi ve eki teknik şartname gereği elektrik üretiminin davalının sorumluluğunda olmadığı, ... tarafından yapılan kesintilerin davalının sorumluluğunda olan işlerden olmadığı, davacının sorumluluğunda olan imalatlardan kaynaklandığı, bu nedenle işin eksiksiz ve tam olarak teslimi nedeniyle davalı - karşı davacının götürü usulde belirlenen ücretin tamamına hak kazandığı, buna göre de herhangi bir ayıplı ve eksik ifa söz konusu olmadığı, eksik ödenen hakediş bedeli tutarının 150.000,00 TL olduğu" gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 150.000,00 TL'nin 10.000,00 TL'sinin 04.08.2017 tarihinden, 140.000,00 TL'sinin de 18.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan alınarak, davalı karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı iş sahibi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davalı iş sahibi vekili temyiz dilekçesinde,
a. Sözleşme konusu işin, davalı-karşı davacı şirket tarafından teslim edilmediğinin davalı şirket yetkililerinin ıslak imzalı yazısı ile kabul edildiğini,
b. Davalı-karşı davacı şirket yetkilisinin huzurunda Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/4 D. iş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu ile davalı - karşı davacı şirket ediminde bulunan sözleşme konusu işin elektrik üretimine elverişli yapılmadığının, sistemin elektrik üretebilmesi için bazı imalatların sökülerek yeniden imal edilmesinin zorunlu olduğunun, bu nedenle de bu söküm, montaj, imalat ve emniyet tedbirleri kapsamında toplam 246.287,00 TL masraf yapılması gerektiğinin belirtilmesine karşın, yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporlarında, bu tespit tarihinden 3 yıl sonra sistem çalıştırılmadan ve sistemde teknik bir inceleme yapılmadan, yüzeysel inceleme ile tesisin davalı -karşı davacı şirket tarafından tamamlandığı sonucuna varılmış olmasının hatalı olduğunu,
c. Bilirkişi raporunda, taraflar arasında akdedilen sözleşmede, davalı - karşı davacının ediminde elektrik üretimi ile ilgili taahhüdünün bulunmadığı şeklinde sözleşme, sözleşme eki projeler ve dosya kapsamındaki delillere aykırı bir şekilde değerlendirme yapıldığını,
d. 26.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda, davalı - karşı davacı tarafça sözleşme konusu iş teslim edilmemiş olmasına rağmen bilirkişi heyeti tarafından işin eksiksiz ve ayıpsız teslim edildiğinin ve davalı-karşı davacı şirketin 158.240,25 TL alacaklı olduğunun tespitine yer verilmesinin, 15.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise bu kapsamda hiçbir değerlendirme ve inceleme yetkisi verilmemiş olmasına rağmen bilirkişi heyeti tarafından işin eksiksiz ve ayıpsız teslim edildiği tespiti ile davalı - karşı davacı şirketin 150.000,00 TL alacaklı olduğu şeklindeki değerlendirmenin kabul edilemez nitelikte olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve karşı davada uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Somut olayda uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere; yanlar arasındaki sözleşme, niteliğince bir eser sözleşmesidir. Davacı ve karşı davalı şirket iş sahibi; davalı ve karşı davacı şirket ise yüklenicidir. Eser sözleşmelerinde kural olarak sözleşme konusu işin tamamlanıp teslim edildiğini ve bedele hak kazanıldığını kanıtlama yükü yükleniciye,iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibine aittir. Bu türden sözleşmelerde, yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için, eseri sözleşme ve ekleri ile fen ve tekniğine uygun, iş sahibinin ondan beklediği amaca hizmet edecek şekilde tamamlayıp teslim etmesi gerekir.
İlk Derece Mahkemesince,"davalı şirketin sözleşme ile üstlendiği işi eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiği, taraflar arasındaki sözleşme, birim fiyat listesi ve eki teknik şartname gereği elektrik üretiminin davalının sorumluluğunda olmadığı, işin eksiksiz ve tam olarak teslimi nedeniyle davalı - karşı davacının götürü usulde belirlenen ücretin tamamına hak kazandığı, buna göre de herhangi bir ayıplı ve eksik ifa söz konusu olmadığı" gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 26. maddesine göre, taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler. Sözleşme yorumlanırken de aynı kanunun 19. maddesi gereğince, bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Sözleşmenin kapsamını belirlemede TBK'nın 2. maddesinden yararlanılabilir ise de, tarafların sözleşmede açıkça düzenledikleri konularda sözleşme hükümleri uygulanması gerektiğinden, gerek 2. gerekse 19. maddeye dayanılarak sözleşme, tarafların kararlaştırdıklarından farklı bir şekilde yorumlanıp uygulanamayacağından, tarafların alacak ve borçlarının kapsamı öncelikle sözleşme hükümlerine göre belirlenmelidir. Somut olayda, sözleşmenin 3. maddesinde "yüklenici şirketin sorumluluk ve yapacakları" sayılmış olup, 3.1. maddede "elektrik üretimi için mekanik sistem (metal, şase, dizgiler, pinyon dişli grubu, alternatör kayışlar vb)" yüklenicinin üstlendiği edimler arasında gösterilmiştir. Sözleşmenin "Sözleşme Fiyatı ve Birim Fiyatlar" başlıklı 4. maddesinde sözleşme bedeli KDV dahil 796.500,00 TL olarak belirlenmiş olup, bu bedelin 225.000,00 TL'sinin "elektrik üretim mekanik sisteme" ilişkin olduğu da aynı maddede belirtilmiştir. "Sözleşme süresi" başlıklı sözleşmenin 6.maddesinde "...işin bitiş tarihi başlangıç tarihinden itibaren elektrik üretim mekanik sistem için 60 iş günü, çark için 120 iş günüdür..." hükmüne, "İşin bütünü" başlıklı sözleşmenin 7. maddesinde ise "yapılacak çark ve elektrik üretim mekanik sistem işinin atölye işlerinin bitmesi %40'ını , elektrik üretim mekanik sistemin alana indirilmesi %50'sini, çark ve iskelenin montajı %90'ını, sistemin çalıştırılması, işin %100'ünü kapsar." hükmüne yer verilmiştir. Yine "Garanti Süresi" başlıklı sözleşmenin 9. maddesinde, elektrik üretim mekanik sistemin dış fiziksel etkenler hariç paslanma, kırılma ve ekipmanların bozulmasına karşı 2 yıl garantili olacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin yukarıda hükmüne yer verilen bu maddeleri dikkate alındığında, davalı karşı davacı yüklenicinin elektrik üretimi için mekanik sistemi de içeren ahşap çark yapımını üstlendiği, bir başka ifade ile, yüklenicinin elektrik üretimini gerçekleştirecek şekilde ahşap çark yapımını taahhüt ettiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan, yüklenici şirket tarafından iş sahibine yazılan 27.12.2016 tarihli yazıda, "elektrik üretimine yönelik tüm mekanik sistemin yapımının tamamlandığı, ancak istenilen elekrik üretiminin gerçekleştirilemediği" beyan edilmiş, 17.01.2017 tarihli yazıda ise, elektrik üretim ünitesinin çarkın gücünün üstünde yapıldığından istenilen enerjinin sağlanamadığı, sisteme bazı eklemeler yapılarak elektrik üretim sisteminin devreye sokulacağı açıklanmıştır. Yüklenici şirketin bu yazışmalardaki beyanlarından da sözleşme kapsamında, yüklenicinin elektrik üretimi gerçekleştirecek şekilde ahşap çark yapımını üstlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece bilirkişi raporundaki görüş doğrultusunda elektrik üretiminin davalı karşı davacının sorumluluğunda olmadığı kabul edilerek asıl ve karşı davada yazılı şekilde hükme varılması doğru olmamıştır. O halde mahkemece yapılacak iş,davalı yüklenicinin elektrik üretimini de gerçekleştirecek şekilde ahşap çark yapımını üstlendiği dikkate alınarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için HMK’nın 266. maddesi hükmüne göre yeniden oluşturulacak uyuşmazlık konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan asıl ve karşı davadaki talepler yönünden gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, değerlendirmek ve ulaşılacak sonuca uygun olarak asıl ve karşı davada hüküm kurmaktan ibarettir. İlk Derece Mahkemesince bu hususlar üzerinde durulmadan, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile asıl davanın reddine ve karşı davanın kabulüne karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvusunun esastan reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davacı-karşı davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalı-karşı davacıdan tahsili ile davacı-karşı davalıya ödenmesine, Peşin alınan temyiz harcın talep halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.