Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/870 K.2025/1370

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/870 📋 K. 2025/1370 📅 08.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/870 E.  ,  2025/1370 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2776 E., 2023/1438 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/295 E., 2022/205 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacılar vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasında 13.02.2018 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusu arsa davalı yükleniciye devredilip inşaatın tamamlanmış olmasına rağmen sözleşme uyarınca arsa sahiplerine verilmiş olan bodrum+zemin kattaki depolu dükkan vasıflı bağımsız bölümün davacılar adına tescilinin gerçekleştirilmediğini ileri sürerek, 5 ve 6 no'lu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan yeni bir sözleşme ile davacıların taşınmazın tamamını 1.800.000,00 TL bedel ödemek şartı ile müvekkilinden geri almayı taahhüt ettikleri halde bu şartı yerine getirmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile cevap dilekçesi ile ibraz edilen ek sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmediği ve içeriği incelendiğinde davacıların yükümlülüklerini ağırlaştırıcı hükümler ihtiva ettiğinin anlaşıldığı, bu nedenle ek sözleşmenin geçerli olmadığı, davacıların dava konusu 5 ve 6 no'lu bağımsız bölümlerin kendilerine devrini talep hakkının sözleşmeye ve hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıların aşamalardaki beyanlarında; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden sonra taraflar arasında, davalı tarafından ibraz edilen el yazılı belgenin imzalandığını, belge içeriğinde ilk önce 1.450.000,00 TL bedelin müvekkili tarafından ödenmesi halinde, taşınmazın tamamının müvekkiline ait olacağı, müvekkili tarafından ödeme yapılmaması halinde ise dairelerin satış hakkının davalıya ait olacağı, 200.000,00 TL ödeme halinde 4 no'lu dairenin davacı ...’ya ait olacağının kararlaştırıldığını, daha sonra 1.450.000,00 TL bedelin 1.800.000,00 TL olarak değiştirilip paraflandığını, söz konusu ek sözleşmenin tek nüsha olarak düzenlendiğini ve davalı uhdesine alındığını, taraflar arasında imzalanan bu sözleşmede daha sonra tekrar değişiklik yapılarak toplam 650.000,00 TL davalının ödeme yapacağı, inşaatın tamamını bitireceği, iş bitiminde ...’nın binanın tamamına karşılık 1.800.000,00 TL ödeme yapacağının kabul edildiğini, 1.800.000,00 TL bedelin hazır olduğu, davalıya ödenebileceği beyan edilmesine rağmen, davalı tarafın, ek sözleşmeye aykırı davranarak, taşınmazın tamamının davacıya devrinden kaçındığını, ikinci sözleşmede yer alan son hükmün müvekkilinin bilgisi dışında davalı tarafından sonradan eklendiğini ifade ettikleri, dolayısıyla adi yazılı ek sözleşmenin davacı tarafça kabul edildiği, sözleşmeye daha sonra davalı yanca kendilerinden habersiz olarak ekleme yapıldığı yönündeki iddianın ispatlanamadığı, ek sözleşmedeki bu hükmün üstte yazılı maddeleri teyit eder nitelikte olduğu, sözleşme uyarınca davacılara verilmesi kararlaştırılan iki adet dairenin davalı yükleniciye bedeli mukabilinde satıldığı, nitekim bilirkişi raporu ile belirlenen iki adet bağımsız bölümün değerinin; taraflar arasında akdedilen ek sözleşmede belirlenen rakama ve satış senedinde yazılı toplam bedele uygun bir rakam olduğu belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesi ile sunulan adi yazılı sözleşmenin şekil şartına uygun tanzim edilmediğinden geçersiz olduğunu, istinaf mahkemesi kararında takdir yetkisinin kötüye kullanıldığını, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan kaldırılmasının hukuka aykırı olduğunu, ek sözleşmede tahrifat yapıldığının tanık beyanlarından da anlaşıldığını, bu sözleşme uyarınca yapmak istedikleri ödemenin davalı tarafından kabul edilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri arsa sahibine mülkiyeti devir borcu yüklediğinden TMK'nın 706, BK.'nın 213, Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60. maddeleri uyarınca bu sözleşmelerin Tapu Sicil Müdürlüğü'nce veya noterlerce düzenleme şeklinde yapılması zorunludur. Ayrıca resmî şekilde yapılması zorunlu olan sözleşmede esaslı değişiklik içeren sözleşmelerin de resmî şekil şartına uyularak yapılması gerekir. Kanunda öngörülen şekil şartı ispat şartı olmayıp, geçerlilik şartıdır. Şekille ilgili kural emredici nitelikte olduğundan şekil noksanlığı sebebiyle sözleşmenin geçerli olup olmadığını bu yönde bir savunmada bulunulmasa dahi hakimin görevi gereği kendiliğinden dikkate alması gerekir.
Somut olayda; taraflar arasında, 13.02.2018 tarihinde noterde resmi şekilde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldıktan sonra, tarihsiz ve adi yazılı olarak tanzim edilen ek sözleşme ile taraflara ilave yükler getirecek şekilde yeni bir düzenleme yapıldığı anlaşılmıştır. Bahsi geçen ek sözleşmenin geçerlilik kazanabilmesi için; ifası kapsamında tapuda devir işlemi yapılmış olması yahut yüklenen edimlerin tam olarak yerine getirilmiş olması gerekmektedir. Bu durumlardan birinin varlığı halinde, şekle aykırılığın iddia edilmesi TMK'nın 2. maddesine ters düşeceğinden dinlenmeyecektir.
Davacılar tarafından sözleşme konusu arsanın davalı yükleniciye yapılan tapu devri, 13.02.2018 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden ve tadil sözleşmesinden önce gerçekleştirilmiş olup, bahsi geçen devir işlemi ek sözleşmeye geçerlilik kazandırmayacağı gibi tarafların bu sözleşme uyarınca edimlerini tam olarak gerçekleştirdikleri de söylenemeyecektir. Bu durumda mahkemece; ek sözleşmenin şekil noksanlığı nedeniyle geçersiz olduğunun kabulü gerekirken, aksi gerekçeyle kurulan hüküm doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacılar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.