Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/700 K.2025/1372
6. Hukuk Dairesi 2024/700 E. , 2025/1372 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/538 E., 2023/1234 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/459 E., 2020/354 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacılar vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında davalı yüklenici şirketin yapmayı planladığı inşaat işi için, Kadıköy ilçesi, ... mevki, 2140 ada, 1,2,15,16 ve 17 no.lu parsellerin malikleri ile bağlantı kurulup, sözleşme akdinin sağlanması amacıyla anlaşmaya varıldığını ayrıca davacılara ait olan 3,4 ve 14 no.lu parseller için de arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi tanzim edilmesi hususunda anlaştıklarını ancak 3, 4 ve 14 no.lu parseller yönünden davacıların aldatılması suretiyle tapuda hisse devri yaptırıldığını, inşaat bitince de 3, 4 ve 14 no.lu parseller yönünden davacılara hiçbir bağımsız bölüm verilmediğini ileri sürerek arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılsaydı bu sözleşme nedeniyle 3, 4 ve 14 no.lu parsellere isabet edip, davacılara verilecek olan bağımsız bölümlerin rayiç değerleri ve tespit edilecek munzam zararları toplamının davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu parsellerin bedelleri ödenmek suretiyle satın alındığını, davacı ...'ın kandırılması diye bir hususun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tanıklarının beyanları uyarınca davacının aynı adada yer alan diğer parsel sahiplerinin davalı şirkete güvenini temin etmek üzere hissedar olduğu 3 no.lu parseldeki hissesi ile kendisinde satış vekaleti bulunan 4 ve 14 no.lu parsellerdeki hisseleri davalı şirkete devrettiğinin anlaşıldığı, tapudaki hisse devirlerinden önce hile söz konusu olmayıp; bu iddiaların doğru olması halinde taraflar arasında gerçekleşen işlemin inançlı işlem olduğu, inançlı işlemin ispatının ise ancak yazılı delille mümkün olabileceği, davacının da tacir olduğu, kendi sektörüyle ilgili basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği, amacının gerçekten arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olması halinde davacı ...'in sözleşmeyi arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gibi yapması ve inşaatla ilgili her işlem yönünden de gerekirse yükleniciye vekalet vermek suretiyle işlerin hızlı yapılmasını sağlaması gerektiği, bu mümkünken, hayatın olağan akışına aykırı şekilde işlemi hisse devir işlemi olarak gerçekleştirmiş olmasının inandırıcı olmadığı, vekaleten devri gerçekleştirdiği 4 ve 14 no.lu parseller yönünden vekaletinin dahi sadece satış ve satış vaadi sözleşmesine ilişkin olduğu gerekçesiyle davacılardan ... Nakliyat Turizm İnşaat Emlak Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından açılan davanın aktif dava ehliyeti (davacı sıfatı) bulunmadığından reddine, ... tarafından davalılar aleyhine açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece yapılan inançlı işlem nitelendirmesinde isabet bulunmadığını, ispat yükünün davalıda olduğunun gözardı edilip taraflarına yemin teklif hakkının hatırlatılmasının hatalı olduğunu, cevap dilekçesinde de arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapmak üzere taraflar arasında uzlaşmaya varıldığının kabul edildiğini, davacı hisselerinin yanıltılmak suretiyle elinden alındığını, yapılan ödemelerin diğer parseller ile sözleşmeye aracılık etmelerine dayandığını, tanık dinletme talepleri hakkında karar verilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, hile hukuki nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle; ispat yükü üzerinde olan davacının, mahkemece verilen süreye rağmen yemin deliline başvurup vurmayacağına ilişkin olarak açık beyanda bulunmaktan kaçındığının anlaşılmasına ve ikinci tanık listesi ibrazına hukuken imkan bulunmadığının sabit olmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.