Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2389 K.2025/1352

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2389 📋 K. 2025/1352 📅 07.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/2389 E.  ,  2025/1352 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/181 E., 2021/474 K.
1. Asıl dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, birleşen dava teslimde gecikmeden kaynaklı kira kaybı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
2. Asıl davada Mahkemece 17.05.2011 tarihli ve 2009/75 E., 2011/332 K. sayılı davanın reddine dair verilen kararın, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 23.09.2014 tarihli, 2014/14 Esas, 2014/5867 Karar sayılı kararıyla, temyiz başvurusunun kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma kararından sonra, yargılama sırasında aralarında hukuki ve fiili irtibat olduğu gerekçesiyle İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/304 Esas sayılı dosyası işbu dosya ile birleştirilmiştir.
4. Mahkemece, asıl ve birleşen davalarda yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine dair verilen karar asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
5. 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesinin birinci fıkrasında; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar" hükmüne yer verilmiştir.
6. Dosyalardan biri Yargıtay incelemesinden geçtikten sonra henüz kanun yolları aşamasına gelmemiş yeni bir dosyanın bu dosya ile birleşmesi halinde, daha önce herhangi bir kanun yolundan geçmemiş dosyanın istinaf yoluna tabi olacağı açıktır. Zira davalar birleşmekle bağımsızlıklarını korur. Ayrı dosya olma özelliğini devam ettirirler.
7. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında bölge adliye mahkemelerinin Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin 2. fıkrasında ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 427 ilâ 444. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 ilâ 444. maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tabi olup, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığı'na gönderilmesi gerekmektedir.
Buna karşılık, 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilen temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi halinde ise, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-360. maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerin uygulanması için bölge adliye mahkemesine gönderilmesi zorunludur.
8. Somut olayda, daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl dava dosyasının “İstinaf” kanun yoluna tabi olmadığı açıktır.
9. Ne var ki, birleşen İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/304 Esas sayılı dava dosyanın karar tarihi 20 Temmuz 2016 tarihinden sonra olup, bu dosyalarda verilen kararla ilgili daha önce Yargıtay denetimi de söz konusu olmadığından, bu dosyada verilen kararın ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Birleşen İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/304 Esas sayılı dava dosyasında verilen karara karşı davacı vekili tarafından sunulan temyiz başvuru dilekçesinin, istinaf başvuru dilekçesi olarak kabulü gerekir.
10. Bu durumda, anılan davaların birleştirilmeleriyle bağımsız dava olma özelliklerini kaybetmedikleri gözetilerek, birleşen dosyanın ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu gerekçesiyle, istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesinin sağlanması, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak istinaf incelemesi neticesinde verilecek kararın temyiz yolunun açık olması halinde, karara karşı yasal temyiz ve temyize cevap süresi beklenerek, temyiz edilmesi halinde buna ilişkin evrakın da eklenmesi suretiyle asıl dava ve temyiz olur ise birleşen dava hakkındaki temyiz itirazlarının değerlendirilmesi için dosyanın kül halinde Dairemize gönderilmek üzere mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Birleşen İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/304 Esas sayılı dava dosyasında verilen kararın; kanun yolu incelemesinde istinafa tabi olduğu anlaşıldığından, dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesi ve birleşen dosyanın istinaf incelemesi yapıldıktan sonra asıl ve (temyiz edilmesi halinde) birleşen dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 07.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.