Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2368 K.2025/1221

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2368 📋 K. 2025/1221 📅 25.03.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/2368 E.  ,  2025/1221 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1134 E., 2024/741 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Keles Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2020/30 E., 2021/2 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; S.S. Dedeler Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'nin 29/01/1996 tarih ve 51 sayılı müvekkil Bakanlık oluru ile Ticaret Sicil Memurluğu'na tescil ettirildiğini, 03/01/1997 tarih ve 4201 sayısı ile Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilerek kuruluşunun tamamlandığını, Sınırlı Sorumlu Dedeler Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'nce kuruluşundan sonra 23/06/2014 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığını, ancak bu tarihten sonra olağan genel kurul toplantısı yapılmadığını, tüm bu nedenlerle 3476 sayılı Kanun'la tadil edilen 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81. maddesinin 6. ve 7. bendi, Kooperatif Ana Sözleşmesi'nin 112. maddesinin (f) ve (g) bentleri gereğince amacına ulaşma imkanı kalmayan kooperatifin feshi ve tasfiye heyeti atanması için işbu davayı açma zarureti hâsıl olduğunu, yukarıda açıklanan nedenler ve re’sen dikkate alınacak hususlar neticesinde davanın kabulü ile Sınırlı Sorumlu Dedeler Köyü Kalkınma Kooperatifi’nin feshine ve kooperatife tasfiye heyeti atanmasına, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dava dilekçesi ve ekleri davalı kooperatife usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş davalı tarafından herhangi bir cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kooperatif yönetim kurulu üyeleri tarafından düzenlenen 06/03/2020 tarihli dilekçe ile Bakanlık İl Müdürlüğü'ne başvurularak 23/06/2014 tarihinden itibaren genel kurul toplantılarının yapılamadığından bahisle organlarını teşekkül ettiremeyen kooperatifin feshinin talep edildiği, davacı idare temsilcisinin S.S Dedeler Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'nin 23/06/2014 tarihinden sonra olağan genel kurul toplantısı yapmadığı bu suretle kooperatifin üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması ve amacına ulaşma imkanı bulunmaması iddiasıyla bu kooperatifin feshi ve tasfiyesi için tasfiye heyeti atanması talebiyle huzurdaki davayı açtığı, usule uygun tebliğ yapılmasına rağmen davalının cevap dilekçesi vermediği, yargılama esnasında Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'na yazılan müzekkere sonucu dosyaya sunulan davalı kooperatife ait sicil dosya örneğinin incelenmesinde; kooperatifin 12/03/1996 tarihinde Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce sicil numarası ile tescil edildiği, 03/01/1997 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilerek kuruluşunun tamamlandığı, davalı kooperatif tarafından 28/06/2002 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı sonucu oybirliği ile kooperatifin feshine ve eski yönetimin fesih işlerini yürütmesine dair karar alındığı, tasfiye kararının 27/12/2002 tarihinde ticaret sicilinde tescil edildiği, 10/01/2003 tarihinde sicil gazetesinde ilan edildiği, S.S. Dedeler Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Anasözleşmesi'nin 112. maddesinde kooperatifin dağılma sebepleri sayılmış, 116. maddesi uyarınca dağılan kooperatifin tasfiye haline gireceği, tasfiye haline giren kooperatifin ortaklarla olan ilişkilerinde dahi tasfiye sonuna kadar tüzel kişiliğini koruyacağı, ünvanını "tasfiye halinde" ibaresini eklemek suretiyle kullanmaya devam edeceği, 122. maddesi uyarınca tasfiyenin sona ermesi üzerine kooperatife ait ünvanın ticaret sicilinden çıkarılmasının tasfiye memurları tarafından ticaret sicil memurluğundan talep olunacağı ve sicilden çıkarılma durumunun tescil ve ilan edileceğinin düzenlendiği, davalı kooperatifin 2002 yılı genel kurul toplantısında tasfiye kararı aldığı, 10/01/2003 tarihinde sicil gazetesinde ilk tasfiye ilanının yayınlandığı, 02/07/2004 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında fesih ve tasfiye kararının kaldırılmasına yönelik karar alındığı, ancak sicil gazetesinde yayınlanmadığı, kooperatifin bu tarihten sonra faaliyetlerine bu şekilde devam ettiği, 2014-2015-2016-2017 yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarında ayrı ayrı kooperatifin tasfiyesi görüşülerek tasfiye kararı alındığı ancak alınan kararlar için sicil müdürlüğüne başvurulmadığı bu suretle kooperatifin tasfiyesinin gerçekleştirilemediği, Kooperatif Ana Sözleşmesi ve Kooperatifler Kanunu'nun 81. maddesi uyarınca halihazırda davalı kooperatifin tasfiye sürecinde olduğu ve üyelerce tasfiye kurulunun oluşturulduğu anlaşılmış, davacı vekilinin kooperatifin tekrar feshi ve tasfiyesine yönelik isteminde hukuki yararı bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, dava dilekçesi tekrar edilerek davanın esastan incelenmesi gerektiği belirtilmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kooperatifin feshi ve tasfiye heyeti atanması istemine ilişkindir.
Her ne kadar davalı Kooperatifin tasfiye sürecine girmesi nedeniyle dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı için davanın reddine karar verilmiş ise de; tasfiyesini gerçekleştiremeyen kooperatifin fesih ve tasfiyesinin sağlanması içinde davalı kooperatif yönetiminin davacı idareden talepte bulunduğu, davalı kooperatifin tasfiye sürecinin sürüncemede kaldığı, 2012 yılından beri tasfiye sürecini tamamlayamadığı, yine 2017 yılından beri de olağan genel kurulunun yapılamadığı, kooperatif yetkilisince, davacı kurumdan, kooperatifin tasfiyesinin yapılması için talepte bulunulmasının, kooperatifin tasfiyesinin kooperatif temsilcilerince gerçekleştirilemeyeceğini gösterdiği, bu durumda, 1163 sayılı Kanun hükümlerine istinaden kooperatifleri denetlemek ve gerektiğinde kooperatiflere karşı dava açmak yetkisine sahip olan davacı idarenin, kooperatifin feshinin ve tasfiye sürecinin tamamlanmasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu gözetilerek davanın esasına girilmesi ve ona göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi