Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/949 K.2025/1215

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/949 📋 K. 2025/1215 📅 24.03.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/949 E.  ,  2025/1215 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2174 E., 2024/142 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2018/346 E., 2023/471 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının saç ekim operasyonu yaptırılmak üzere 12/05/2017 tarihinde davalı şirket tarafından İstanbul ilinde dava dışı........... Sağlık Merkezi’ne yönlendirildiğini ve saç ekiminin burada yapıldığını, saç köklerinin bulunduğu yerlerde keloid oluştuğunu, bu nedenle sabit iz kaldığını ve saç çıkma olanağının bulunmaması sebebiyle davacının operasyon için ödemiş olduğu 5.500,00 TL ve 10.000,00 TL kazanç kaybı toplamı 15.500,00 TL maddi tazminatın ve 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek reeskont faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın esas muhatabının Ataşehir........Saç Ekimi ve Estetik Cerrahi Hastanesi olduğunu, müvekkili şirket tarafından kendisine herhangi tıbbi müdahalede bulunulmayan davacının davasının reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davasını sadece acente olan davalıya yönelttiği, ancak davasını işlemi yaptığı sabit olan dava dışı Özel Ataşehir ..........Tıp Merkezi (Sima Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş.)'ne izafeten ikame etmediği, uyuşmazlık bakımından davalının şahsi kusurunun bulunduğuna ilişkin bir iddianın da mevcut olmadığı, bu durumda doğrudan davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; TTK'nın 105/2. maddesi uyarınca acentenin aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acenteye karşı da aynı sıfatla dava açılabileceğini, acentenin aracılık ettiği kurumla birlikte müvekkiline karşı birlikte sorumluluğunun bulunduğunu, mahkemece dava dışı şirketin davaya dahil edilmesine karar verilmesi gerekirken davanın reddinin hatalı olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediği için tarafları aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tüketici tarafından açılan eser (estetik amaçlı) sözleşmesine dayanan tazminat istemine ilişkindir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. maddesinin 1. fıkrasının ‘ı’ bendinde sağlayıcı kavramı ‘kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder’ şeklinde tanımlanmıştır.
Davacı tüketicinin davalı şirket tarafından dava dışı sağlık merkezinde saç ekimi yaptırmak üzere yönlendirildiği, bu hususun her iki yanın kabulünde olduğu değerlendirildiğinde taraflar arasında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 14. maddesi ve aynı Kanun’un 47. maddesi kapsamında sözleşmenin kurulduğu, davalı şirketin bu maddeler kapsamında davacı tüketiciye karşı sorumlu bulunduğunun kabulü gerekir.
Bu nedenle, mahkemece davalı şirketin sorumluluğu doğrultusunda yargılama yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile pasif husumetinin bulunmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.