Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/959 K.2025/1206

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/959 📋 K. 2025/1206 📅 24.03.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/959 E.  ,  2025/1206 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1132 E., 2024/186 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/566 E., 2021/188 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı şirket arasında 06.01.2014 tarihinde Ovası Sulaması 1. Kısım Sağ Sahil İkmali İşine Ait Sözleşme'nin imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşmeye tabi işin % 73'ünü tamamladığını, sözleşmenin süresinin 1100 iş günü olduğunu, sözleşmenin süresinin 17.03.2017 tarihinde sona ereceğini, davalı idarenin Aydın 1. Noterliği'nin 13.03.2017 tarihyevmiye no'lu ihtar gönderdiğini ve 05.06.2017 tarihli 383165 sayılı yazısı ile aradaki sözleşmeyi fesih ettiklerini bildirdiğini belirterek, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle 10.000,00 TL'lik müspet zararın sözleşmenin feshinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 105.212,49 TL sigorta bedeli, 3.653,29 TL noter sözleşme harç bedeli, 10.746,95 KİK karar pulu bedeli, 208.766,28 TL Akbank teminat mektubu taksit faiz ve fon vergi bedeli, 8.804,25 TL İş Bankası teminat mektubu, faiz, fon vergi bedeli olmak üzere toplam 337.183,26 TL, kalan işe göre hesaplanan 91.039,48 TL menfi zararın sözleşmenin feshinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın hem müspet hem de menfi zarar talep ettiğini, ancak hukuken bu iki talebin bir arada talep edilemeyeceğini, davacı tarafın tacir olduğunu, bu davanın ticaret mahkemesinde açılması gerektiğini, davacı her ne kadar zarara uğradığını ileri sürmüş ise de kendisinin sözleşme ile taahhüt ettiği edimleri yerine getirmemesi sebebi ile bölge halkı için çok önemli olan sulama projesini geciktirdiğini, davacı tarafça talep edilen ticari temürrüt faizinin de yerinde olmadığını, söz konusu sözleşmenin iş yapım sözleşmesi olduğunu, yüklenicinin bu işi yapmayı taahhüt ettiğine göre hangi imalatın olacağını bilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde ileri sürülen mesnetsiz ithamları kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin akdedilen sözleşme gereği eser yapım yükümlülüğünün % 73' lük kısmını yerine getirmiş olduğu ancak verilen süre ile ek olarak verilen uzatma süreleri içerisinde yapım yükümlülüğünü sözleşme ve ekleri ile fen sanat kurallarına uygun yaparak zamanında teslim edemediği, yüklenici süresinde ve gereği gibi işi teslim etmediğinden davalı idare Bölge Müdürlük makamının 05.06.2017 tarihli ve 383165 sayılı oluru ile sözleşmeyi 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 20/a maddesine uygun bir şekilde feshettiği, davalı kurum tarafından yapılan tespitler ve bu doğrultuda tutulan tutanaklar kapsamında bilirkişi heyetince de belirtildiği üzere davalının yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediğinin sabit olduğu, buna ilişkin davacı şirket savunmalarına dosya içerisinde bulunan bilgi, belge ve tutanaklar ile bilirkişi kök ve ek raporu uyarınca itibar edilmediği, bu anlamda da davalı kurumun karşılıklı olarak sözleşmenin devamını gerektirecek bir faydasının kalmadığı ve sözleşme ile kurulan borç ilişkisinin haksız ve sebepsiz yere tamamlanmamasından kaynaklı olarak sözleşmenin Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca feshedilmesinin yerinde olduğu ve bu anlamda davacı tarafın talep etmiş olduğu menfi ve müspet zarardan davacı tarafın sorumlu olmadığı, yine davalı kurum tarafından yapılan kesintinin hukuka aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı işsahibinin somut olayda üzerine düşen işleri yapmaktan kaçınmasının tek başına kusur teşkil edeceğinin açık olduğunu, davalı idarenin boru geçecek vatandaş arazilerini kamulaştırmadığını, bu nedenle dava konusu iş yönünden akdi imkânsızlık meydana geldiğini, hakedişleri zamanında ödemediğini, hakedişlerden kesinti yapmak suretiyle davacı müvekkilini menfi zarara uğrattığını, davalının kendi yüklemi ve uhdesinde bulunan iş ve işlemlere süresinden çok zaman sonra davacı yükleniciyi dahil ettiğini, davacı yükleniciyi normalde ihale ve süresi kapsamında beklenenden öte yüklem ve iş muhtevasından sorumlu tuttuğunu ve ihale kapsamı dışında iş yüklediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinin feshi nedeniyle tazminat ve teminat mektubunun iadesi istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.