Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2620 K.2025/1203

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2620 📋 K. 2025/1203 📅 24.03.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/2620 E.  ,  2025/1203 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1109 E., 2024/1339 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/531 E., 2024/65 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından davacı aleyhine 02.01.2020 tarihli sözleşmeden doğan ceza-i şart sebebine dayalı olarak Samsun İcra Müdürlüğü'nün 2020/1241 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının takip alacaklısı şirkete böyle bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında takibe dayanak yapılan 02.01.2020 tarihli bir sözleşme de bulunmadığını, taraflar arasında yapılmış olan tek sözleşmenin davacının maliki bulunduğu 2324 ada, 13 parsel numaralı taşınmazının üzerine davalı tarafından yapılması kararlaştırılan bina ile ilgili Samsun 2. Noterliği'nin 28.04.2017 tarihli "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" olduğunu, sözleşmenin 10.07 maddesinin; "-Taraflar iş bu sözleşmeden her ne sebeple olursa olsun tek taraflı olarak vazgeçmeleri halinde karşı tarafa 500.000,00 TL ceza-i şart olarak tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt ederler" şeklinde düzenlendiğini, davalı tarafından davacı hakkında başlatılan icra takibinin anılan sözleşmedeki iş bu hüküm olabileceğini, ancak, davacının ceza-i şart ödemesine sebep olabilecek herhangi bir vazgeçme iradesi oluşmadığını, taraflar arasında sözleşme imzalandıktan sonra, müvekkil aleyhine Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/5 E., 2021/123 K. sayılı dosyası ile inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davası açıldığını, işbu davanın, dosyanın davacısı tarafından sunulan feragat dilekçesi neticesinde karara bağlandığını ve 07.12.2021 tarihinde kesinleştiğini, dolayısıyla, zikredilen dava süreci nedeniyle sözleşmenin kesintiye uğramış olması nedeniyle müvekkile izafe edilebilecek herhangi bir kusur veya ihmal söz konusu olmadığını, bahsi geçen dava sürecinin sonlanmasını müteakip, davacı tarafından Samsun 6. Noterliği' nin 13.01.2022 tarih ve 908 yevmiye numarası ile keşide edilen ihtarname ile sözleşmenin ifası amacıyla inşaata başlanmasının davalı yükleniciye bildirildiğini, davacı tarafça keşide edilen işbu ihtarnamenin muhatabın adreste tanınmadığından bahisle muhtarlık tarafından noterlik makamına iade edildiğini, iadenin öğrenilmesini müteakip, muhatabın kayıtlı e- tebligat adresine tebliğ yapılması talep edildiği ancak noter tarafından e- tebligat adresi tespit edilemediğinden yine tebligat yapılmadığını, bunun üzerine, Samsun Ticaret ve Sanayi odasına yazı yazılarak davalı şirketin tebliğe yarar resmi adresi istenildiğini, oda tarafından verilen cevapta muhatabın resmi adresinin iade edilen adres olduğu anlaşıldığını, bunun üzerine, noterlikten yeniden tebligat yapılması talep edilmişse de; bundan sonraki sürecin mahkeme kanalıyla yapılabileceği gerekçesi ile talebin kabul görmediğini, her ne kadar resmi olarak tebligat yapılamamış ise de şirket yetkililerinin davacı ile olan irtibatları nedeniyle gelişmelere vakıf olduğunu, süreç içerisinde davacının hiç bir zaman kötü niyet taşımadığı için davalı şirket yetkilileri ile irtibatını koparmadığını, ancak davacının iyi niyetini suistimal eden davalı şirket yetkililerinin davacı hakkında icra takibi başlattıklarını ve kendisini yanıltarak takibe itiraz etmesini önlediklerini, bu nedenle, icra takibinin itirazsız olarak kesinleştiğini, kendisi aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davası neticelendikten sonra davalı şirket tarafından inşaata başlanacağı kanaati taşıyan davacının, davalı şirketin amacının inşaatı yapmak değil bir şekilde kendisinden "cayma tazminatı" adı altında haksız bir kazanç sağlamak amacıyla davanın açıldığını belirterek davacının Samsun İcra Müdürlüğü'nün 2020/1241 Esas sayılı dosyasına borçlu olmadığının tespitine, davacı aleyhine girişilen icra takibinin hukuki hiç mesnedinin bulunmaması ve açıkça haksız olması, takip alacaklısı davalının kötü niyetli olması hususları göz önüne alınarak alacağın % 20'den aşağısı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça cayma tazminatı talebi ile Samsun İcra Müdürlüğü'nün 2020/1241 Esas dosyasında icra takibi başlatılmış ve takip kesinleşmiş ise de sözleşmenin feshedildiğine dair dosyada bir delil bulunmadığı, davalının iddiasının inşaata başlayamama nedeni ile olduğunun beyan edildiği, takibin dayanağının davacı ile davalı şirket arasında yapılan "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" ile kararlaştırılan ceza-i şart olarak açıklandığı, ilgili sözleşmenin 10.07 maddesinin ikince cümlesinde tarafların iş bu sözleşmeden her ne sebeple olursa olsun tek taraflı vazgeçmeleri halinde karşı tarafa 500.000,00 TL ceza-i şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafça ilgili sözleşmeden vazgeçilmediği aksine sözleşmenin ifası için işlemler yapıldığının anlaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli ve devam ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının Samsun İcra Müdürlüğü'nün 2020/1241 Esas sayılı icra dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının icra inkar tazminatının şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında sözleşme yapıldıktan sonra taşınmaz hakkında ihtilaflar çıktığını, taşınmazın sürekli mahkeme konusu olması sebebi ile hiçbir işlem yapılamadığını, Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/318 E. sayılı dosyası ile ilgili taşınmaz hakkında sözleşmeden kaynaklanan tazminat konulu davanın görüldüğünü, sonrasında yine aynı taşınmaza ilişkin başka bir davacı tarafından Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2018/5 E. sayılı dosyası ile tapu iptal ve tescil davası açıldığını, 28.04.2017 tarihinde imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine bu nedenle başlanılamadığını, davalı şirket ortaklarından Mithat Muslu'nun inşaata başlayabilmek için sözleşmede belirtilen şekilde taşınmaz üzerinde Vakıflar Bankasına ait 2.500.000,00 TL bedelli ipotek bulunmasından dolayı ve Vakıfbank'ın bu taşınmazla ilgili ipotek alacaklısı olarak satışa gidecekken Mithat Muslu arsanın % 50'si karşılığında taşınmaz satılmasın diye ipoteği kendi üstüne aldığını ve ipotek alacaklısı konumuna geldiğini ancak taşınmaz üzerinde Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/318 E. sayılı dosyasında ihtiyati tedbir kararı olduğundan dolayı tapuda ferağ işlemi tesis edilemediğini, taşınmaz üzerinde sürekli ihtilaf olduğunu ve bu ihtilaflar mahkemeye taşındığından dolayı inşaata başlanabilmesi için alınan ipoteğin dahi işe yaramadığını, taşınmazda başkaca hacizlerin olduğunun öğrenildiğini, davacıdan kaynaklanan sebeplerle sözleşme konusu inşaata başlanılamayacağı anlaşıldığından ipotek alacağını tahsil edebilmek üzere Samsun İcra Dairesi' nin 2019/72743 E. sayılı dosyası ile Rehnin Paraya Çevrilmesi Yolu İle Takibe başlandığını, ilgili taşınmaz hakkında kıymet takdiri yapıldığını, borçlu ...'ın bu kıymet takdirine itiraz ettiğini, Samsun 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/662 E. sayılı dosyası ile yeni bir kıymet takdiri belirlendiğini, bu kıymet takdiri esas alınarak satış ilanı hazırlandığını ancak satış gerçekleşmeden davacının, müvekkil şirket ortağı Mithat Muslu'ya ipotek bedelini ödediğini ve dosyanın kapandığını, müvekkil şirketin ve yetkililerinin sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiklerini, davacının savunmalarının dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.