Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/4332 K.2025/1187
6. Hukuk Dairesi 2023/4332 E. , 2025/1187 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/534 E., 2023/1013 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/117 E., 2022/967 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 10.09.2014 tarihli taşeron sözleşmesi gereği müvekkili şirkete ait olan taşınmaz üzerinde yapılacak konutun elektrik işlerinin davalı tarafından projeye uygun şekilde malzemeli olarak anahtar teslimi ve enerjisa şartlarına uygun olarak yapılması konusunda tarafların anlaştığını, işin bedelinin 270.000,00 TL olarak belirlendiğini, tarafların ibralaştığını, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını, buna rağmen davalının kötü niyetli olarak müvekkili hakkında 124.900,00 TL alacak için Mersin 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/8518 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen 2016/606 Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı taraf ile davacı arasında taşeron sözleşmesi yapıldığını, davacının sözleşmede kararlaştırılan tüm işleri fazlasıyla yaptığını, karşı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmeden borçlarından kurtulmak için haksız yere akti fesh ettiğini, ayrıca davacıyı hesaplaşacağız diye ikna ederek ıssız bulunan bir yerdeki inşaatlarında zorla alıkoyduklarını, darp ettiklerini ve ölümle tehdit ederek iki adet 21.05.2016 tarihli iş teslim ve hesaplaşma tutanağı ile sözleşme gereği davacıya verilecek daireyi ...adlı birisine sattığı hususunda ve alacağının kalmadığı şaklinde bir belgenin zorla imzalattırıldığını, bu olaylar nedeniyle ............Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/324 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalı tarafından Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde bu belgelerle ilgili olarak 2016/499 Esas sayılı menfi tespit davası açıldığını, bu davanın 1. Asliye Ticaret mahkemesi'nin 2016/499 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, iki adet ibraname şeklindeki belgelerin iptalini talep etmiştir.
3. Birleşen 2019/532 Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili arasında imzalanmış olan 10.09.2014 tarihli taşeronluk sözleşmesi gereğince konut projesinin elektrik işlerini anahtar teslimi yapmak üzere üstlendiğini, iş bedeli olarak da 270.000,00 TL'sinin davalı tarafça müvekkiline ödenmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme gereğince üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen davalı şirket tarafından müvekkiline hak ettiği ödemenin yapılmadığını, taşeronluk sözleşmesine göre vermesi gereken daireyi de vermediğini, dairenin devri konusunda ısrarcı olduğunda davalı şirket yetkilisinin taşeronluk sözleşmesini feshettiklerini beyan ederek müvekkilinin ve ekibinin inşaata girmesinin engellendiğini, bunun üzerine............ Noterliği'nin 12.05.2016 tarih ve 06092 yevmiye numarası üzerinden davalı şirkete ihtarname gönderildiğini ve ihtarnamenin 17.05.2016 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini, ihtarnamenin tebliğinden sonra şirket yetkilisi ve beraberindeki 2 kişi ile birlikte hile, işkence ve ölüm tehdidi ile zorla hiçbir alacağının kalmadığına ve şahsına devredilmesi gereken daireyi...simli şahsa devrettiğine dair belge imzalattıklarını, olayın akabinde bu kişiler hakkında şikayetçi olduğunu ve Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/ 324 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda da sanıkların ceza aldıklarını, müvekkili ile davalı arasında yapılan 10.09.2014 tarihli taşeronluk sözleşmesi gereğince yapılan iş bedelinin 145.000,00 TL'sine karşılık .........ili, .............ilçesi, ............- pafta, ............ada, 5 parselde kayıtlı 13. kat 1 adet 2+1 güneydoğu dairenin sözleşme gereğince müvekkiline devredilmesini, müvekkilinin uğradığı zararların 25.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen dosyalarda davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda asıl davada davacının davalıya 7.362,92 TL borcu olduğunun tespit edildiği, birleşen 2016/606 Esas sayılı davada, Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/324 Esas ve 2017/374 sayılı kararında ibranamelerin zorla imzalatıldığının tespit edildiği, 21.05.2016 tarihli iş teslim ve hesaplaşma tutanağı ile tarihsiz ............. imzasını taşıyan .......... Sitesindeki güneydoğu 13. kat 2+1 daireyi ......a sattığına ilişkin belgelerin iptaline karar verilmesi gerektiği, birleşen 2019/532 Esas sayılı davada, yapılan iş karşılığı davacıya verilmesi gereken... Sitesindeki güneydoğu 13. kat 2+1 dairenin verilmediği, dairenin ......a satıldığına dair ibranamenin iptaline karar verildiği, ... Sitesindeki güneydoğu 13. kat 2+1 dairenin ......tarafından ...a satıldığının görüldüğü, taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların iradesine bağlı olduğu, davalının edimini yerine getirmemesi sebebi ile sorumlu olduğu miktarın sözleşme bedeliyle sınırlı olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen 2016/606 Esas sayılı davanın kabulüne ve birleşen 2019/532 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davada takibin 124.900,00 TL üzerinden yapıldığı, mahkemece menfi tespit davasının kısmen kabul edilerek davacının 7.362,92 TL borçlu olduğu, 117.537,08 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olmasına karşın, davacı lehine 7.392,92 TL, davalı lehine ise 18.630,56 TL vekalet ücretine karar verilmiş olması hatalı olduğu, dava konusu bağımsız bölümün dava tarihindeki rayiç değeri olan 340.000,00 TL’nin birleşen davalıdan tahsili gerekirken, sözleşmede yazılı bedelin tahsili ile yetinilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen 2016/606 Esas sayılı davanın kabulüne ve birleşen 2019/532 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Asıl dosyada davacı-birleşen dosyalarda davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf mahkemesi tarafından taşınmazın değerine hükmedilmesinin ve belgelerin iptal edilmesinin hatalı olduğunu, vekalet ve yargılama giderlerinin yanlış hesaplandığını beyan etmektedir.
2. Asıl dosyada davalı-birleşen dosyalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece taşınmazın güncel değerinin verilmemesinin hatalı olduğunu, ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit, birleşen 2016/606 Esas sayılı davada ibranamelerin iptali, birleşen 2019/532 Esas sayılı davada tapu iptali ve tescil, mümkün değilse tazminat ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan 10.09.2014 tarihli sözleşmede işsahibinin asıl davada davacı birleşen davalarda davalı ...Malz.Emlak San. ve Tic. Ltd. Şti., yüklenicinin asıl davada davalı, birleşen davalarda davacı .. .. olduğu, ...lçesi..........ada, ............ parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılacak konut projesi elektrik işlerinin yüklenici tarafından yapılacağı, iş bedelinin 270.000,00 TL olduğu, yapılacak imalata karşılık 1 adet 2+1 13. kat güneydoğu dairenin 145.000,00 TL'ye sayılacağı ve geriye kalan paranın hakediş usulü ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Asıl davada davacı şirket, aleyhine 124.900,00 TL’nin tahsili amacıyla icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini ancak borcunun bulunmadığını ileri sürerek menfi tespit isteminde bulunmuştur.
Birleşen 2016/606 Esas sayılı davada davacı yüklenici, imzalatılan ibranamelerin zorla imzalatıldığını ileri sürerek ibranamelerin iptalini istemiş, birleşen 2019/532 Esas sayılı davada 101 no'lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde tazminat ve ecrimisil talebinde bulunmuştur.
Birleşen 2016/606 Esas sayılı dosyada uyuşmazlık konusu olan iki adet ibranamenin zorla imzalattırıldığına ilişkin yapılan yargılama sonunda Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/324 Esas ve 2017/374 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği anlaşılmıştır.
CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Ceza mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile sonuçlanan kararı, kesinleşmiş bir mahkumiyet niteliğinde olmadığı gibi, TBK'nın 74. maddesi anlamında hukuk hakimi yönünden bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, TBK'nın 74. maddesi anlamında hukuk hakimi yönünden bağlayıcı değilse de söz konusu ceza dosyasında tespit edilen maddi vakıa ve deliller hukuk yargılamasında delil olarak kullanılabilir.
Mahkemece maddi vakıa tespiti bakımından yeterli inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasını oluşturan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yargılamasına da konu edilen iki adet ibranamenin zorla imzalattırılmasına ilişkin olduğundan, mahkemece ceza dosyası da celp edilerek buna göre birleşen davaların değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.