Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/76 K.2025/850

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/76 📋 K. 2025/850 📅 04.03.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/76 E.  ,  2025/850 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2918 E., 2023/3086 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/124 E., 2023/261 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davalılar vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat ... ve şirket yetkilisi ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl ve birleşen davada davacı yüklenici ile davalı arsa sahipleri ..., ... ve dava dışı arsa sahipleri ... ile ...arasında 23.12.2015 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, arsa sahiplerinden ...in sözleşme uyarınca yükleniciye verilmiş olan 10 ve 12 no.lu bağımsız bölümleri davalı arsa sahipleri ...ve ...'den aldığı vekaletnameler ile davalı eşi...'ye 90.000,00 TL değer göstererek tapuda devrettiğini, 11 ve 13 no.lu bağımsız bölümlerin ise yine asıl ve birleşen davada davalı ... tarafından dava dışı üçüncü kişilere yapılan satışlarından kaynaklı bir kısım satış bedelinin davacı yükleniciye ödenmediğini ileri sürerek, asıl dava konusu 10 ve 12 no.lu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescillerini mümkün olmaz ise rayiç bedellerinin tahsilini, menfi, müspet ve manevi zararlarının tespiti ile davalılardan müteselsilen tahsilini, birleşen davada üçüncü kişilere satışı yapılan 11 ve 13 no.lu bağımsız bölümlerin bakiye satış bedeli ile uğranılan maddi- manevi zararları tespit edilerek davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davalarda davalılar vekili cevap dilekçesinde; yapılan devirlerin davacı yüklenici şirket temsilcisinin bilgisi ve onayı doğrultusunda gerçekleştirildiğini, satış bedellerinin de davacıya ödendiğini savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada satışların gerçek bir satış olmayıp mal kaçırma iradesiyle hareket edildiğinin gerek akrabalık bağları gerek vekalet ilişkileri gerekse de taşınmazların aynı gün yapılan satışlarındaki devir bedelleri ile bilirkişi raporuyla tespit edilen bedelleri arasında fahiş fark olması nedeniyle sabit olduğu, davacının tapu tescil ve iskan tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem için ecrimisil taleplerinde haklı olduğu, birleşen davada üçüncü kişilere yapılan devirler nedeniyle davalı ... tarafından yükleniciye ödendiği ispatlanamayan tutarların tahsili gerektiği belirtilerek, asıl davanın kısmen kabulü ile 10 ve 12 no.lu bağımsız bölümlerin davacı adına tesciline, 8.666,66 TL ecrimisil bedelinin davalılardan müteselsilen tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile 11 no.lu bağımsız bölüm satışından bakiye 120.000,00 TL ile 13 no.lu bağımsız bölüm satışından bakiye 140.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalılar vekili; asıl davaya konu bağımsız bölümlerin satış bedelinin davacı şirket yetkilisi ...'e imza karşılığı ödendiğini, bahsi geçen belgenin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu ve tanık beyanları ile de desteklendiğini, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi içeriğinde yükleniciye bedel ödeneceğine dair hüküm bulunmadığını, birleşen dava konusu bağımsız bölümlerin yüklenici yetkilisi ...'in bulduğu müşterilere, onun yaptığı pazarlık neticesinde ve bedelleri ona ödenmek suretiyle devredildiklerini, devir ve kredi çekimi esnasında davacı yetkilisinin bizzat bulunduğunu, davacının davalı ...'in yaşlılığından ve işlemleri kavrayamamasından yararlanarak kötüniyetli hareket ettiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, satış bedelinin tahsili ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle birleşen davada davalı vekili ...in üçüncü kişilere yapılan satışlar nedeniyle tahsil ettiği bedelleri davacı yükleniciye teslim ettiğini ispatlayamamış olmasına göre, birleşen davada davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Asıl davada davalılar vekilinin temyiz itirazları bakımından:
6100 sayılı HMK'nın 190/1. maddesi, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." hükmünü ihtiva etmektedir. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü taşıyacaktır.
Somut olayda; asıl davada davalılar tarafından ibraz edilen ve davalı arsa sahiplerinin vekili, aynı zamanda bağımsız bölümleri satın alan davalı ...'nin eşi, Ahmet tarafından tutulmuş olan defter içeriğindeki ödemeler davacı yüklenici vekilince kabul edilmiş, ancak bir kısmının (90.000,00 TL) sözleşme uyarınca arsa sahiplerine düşen yarım bağımsız bölümün 1 bütüne tamamlanması için ödenen bedel olduğu iddia edilmiştir. Bu durumda mahkemece; davacının iddiasını destekleyen delilleri toplanarak, hangi bağımsız bölümün %50 hissesinin arsa sahiplerine bu nedenle devredilmiş olduğunun araştırılması gerekmektedir. Bahsi geçen iddianın, tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi halinde şimdiki gibi tapu iptali ve davacı adına tescil isteminin kabul edilmesi, aksi halde 90.000,00 TL'lik tutarın ancak davacı yüklenici tarafından mahkeme veznesine depo edilmesi koşuluyla tapu iptali ve davacı adına tescil kararı verilebileceği hususu dikkate alınmaksızın, eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
3. Bozma nedenine göre, asıl davada diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Birleşen dava bakımından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
2.Asıl dava bakımından temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3.Bozma nedenine göre, asıl davada diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan taraflar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, taraflardan karşılıklı alınarak birbirlerine verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin asıl ve birleşen davada davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.