Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2999 K.2025/737
6. Hukuk Dairesi 2023/2999 E. , 2025/737 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/224 E., 2022/1011 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 11.07.2005 tarihinde ... 192 Adet Konut, Ticaret Merkezi, 24 Derslikli İlköğretim Okulu, Spor Salonu ve Bekçi Kulübesi konulu sözleşme imzalandığını, işin süresinde sözleşme şartlarına uygun yapılmaması nedeniyle sözleşmenin feshedilerek yeniden ihaleye çıkılıp başka yüklenici ile daha yüksek bedelle sözleşme yapıldığını, iki ihale arasında doğan fark nedeniyle idare zararı oluştuğunu belirterek 3.245.971,60 TL tutarındaki idare zararının en yüksek orandaki ticari reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; feshin haksız bulunduğunu, bir kısım işlere ait yer tesliminin yapılmadığını, davacının projesinde iş yoğunluğunun artırılmış olması dolayısıyla ilgili belediye tarafından müvekkiline zamanında inşaat ruhsatı verilmediğini, hava koşullarının gecikmeye sebebiyet verdiğini, feshin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2014/1391 Esas, 2015/559 Karar, 19.06.2015 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne, 1.913.069,10 TL'nin dava tarihinden itibaren avans oranını aşmamak üzere reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. İlk Derece Mahkemesinin 2014/1391 Esas, 2015/559 Karar, 19.06.2015 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/1402 Esas, 2017/3411 Karar, 12.10.2017 tarihli kararı ile davalı yüklenici ile yapılan sözleşme feshedildikten sonra kalan işlerle ilgili ikinci ihaleye ilk ihaleden farklı iş kalemleri de ilave edilerek ihaleye çıkıldığı ve aynı koşullarla ikinci ihale yapılmamış olduğundan mahkemece yeniden seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan taraflar arasındaki sözleşmenin feshi tarihinde kalan imalâtın ilk ihalede yükleniciden sonra en düşük teklifi veren şirkete işin verilmiş olması halinde ödenmesi gereken bedel (kaçırılan fırsat) ile ilk sözleşmede kalan işler ile ilgili fesihten itibaren makul süre içerisinde ve ilk ihale ile aynı koşullarda ikinci ihale yapılmış olsaydı olması gereken ikmâl inşaatı bedeli ile bu bedel ve kaçırılan fırsat olarak adlandırılan bedel arasındaki menfi zarar miktarı konusunda denetime elverişli ve gerekçeli rapor alınıp değerlendirildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile hükme varılması doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 2018/45 Esas, 2019/474 Karar, 20.06.2019 tarihli kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve davanın kısmen kabulü ile 2.002.872,20 TL davacı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/147 Esas, 2021/2545 Karar, 23.12.2021 tarihli kararı ile bozma ilamında rapor alınarak ikinci ihalenin makul süre içinde, ilk ihale ile aynı koşulda ve özelliklerde yapılması halinde olması gereken ikinci ihale bedelinin hesaplattırılması gerektiği belirtilmiş olup bozmadan önce ve sonra alınan raporlarda bu şekilde bir hesaplama yapılmadığı, mahkemece dosya kapsamında yapılan hesaplamanın ise Yargıtay denetimine elverişli olmadığı, ikinci ihalenin makul süre içinde ilk ihale ile aynı koşulda ve özelliklerde yapılması halinde olması gereken ikinci ihale bedelinin tespitine yönelik resen yapılan hesaplamanın denetlenemediği gibi hesaplamada maddi hataların da mevcut olduğu anlaşılmakla bozma ilamı gereği yerine getirilmeden usuli kazanılmış hakka aykırı şekilde karar verilmesi hatalı olduğu, bu durumda mahkemece yapılacak işin; yeniden seçilecek konusunda uzman inşaat mühendisi, mimar ve hesap uzmanı bilirkişiden oluşacak kuruldan, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi tarihinde kalan imalâtın ilk ihalede yükleniciden sonra en düşük teklifi veren şirkete işin verilmiş olması halinde ödenmesi gereken bedel (kaçırılan fırsat) ile ilk sözleşmede kalan işler ile ilgili fesihten itibaren makul süre içerisinde ve ilk ihale ile aynı koşullarda ikinci ihale yapılmış olsaydı olması gereken ikmâl inşaatı bedeli ile bu bedel ve kaçırılan fırsat olarak adlandırılan bedel arasındaki menfi zarar miktarı konusunda denetime elverişli ve gerekçeli rapor alınıp değerlendirildikten sonra sonucuna uygun karar verilmesinden ibaret iken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına, bozma ilamına uygun düzenlenen bilirkişi heyet raporu ve ek raporuna göre, davacının talep edebileceği ile menfi zarar tutarının 860.778,08 TL olduğu, ancak davalının evvelce verilen 2014/1391 Esas, 2015/559 Karar sayılı ilk kararı da temyiz etmediği, dolayısıyla davacı yararına kazanılmış hak oluştuğu dikkate alındığında, bu kararda verilen miktar olan 1.913.069,10 TL üzerinden davanın kısmen kabulü ile 1.913.069,10 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yaptıkları hesaplamaya göre doğan zararın 3.253.439,10 TL olduğunu, mahkemece kabul edilen bilirkişi raporundaki hesaplamaya itiraz ettiklerini, usuli kazanılmış hak kabul edilecekse bunun 20.06.2019 tarih, 2018/45 E., 2019/474 K. sayılı ilamı ile karar verilen “2.002.872.20 TL” için uygulanması gerektiğini beyan etmektedir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; her iki Yargıtay bozma ilamında menfi zarar hesaplamasında kaçırılan fırsat tanımının yapıldığını, hesaplamanın ne şekilde yapılması gerektiğinin anlatıldığı, bilirkişi raporlarının ise Yargıtay bozma ilamında belirtilen hesaplama yöntemine aykırı şekilde hazırlandığı, bu durumda Mahkemece verilmiş ilk kararın davacı lehine müktesep hak oluşturamayacağı, nakde çevrilen teminat mektupları da göz önünde bulundurulduğunda davacının herhangi bir alacağı olmadığını, raporlardaki hesaplamaların hatalı olduğunu, inşaat sahasında kalan bir kısım malzemenin bedelinin mahsubu gerekirken yapılmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece verilen 19.06.2015 tarihli ilk kararda davanın 1.913.069,10 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, taraflar temyiz talebinde bulunmuş ancak davalı tarafça gönderilen muhtıraya rağmen süresinde eksik harç tamamlanmadığından kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir. Ardından İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulmuş, verilen 20.06.2019 tarihli 2.kararda davanın 2.002.872,20 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, taraflar kararı temyiz etmiş ancak yine davalı tarafça tebliğ edilen muhtıraya rağmen süresinde eksik harç tamamlanmadığından temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir. Devamında İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmuş, bozma ilamında belirtilen ilkeler uyarınca bilirkişi heyeti tarafından hesaplama yapılmış, menfi zarar tutarının 860.778,08 TL olduğu tespit edilmiş ise de, usuli kazanılmış hak kapsamında ilk kararda hükmedilen 1.913.069,10 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2.2. Bu durumda mahkemece, ikinci kararında hükmedilen ve son bozma ilamı öncesinde verilen 2.002.872,20 TL üzerinden davanın kısmen kabulü kararının, davalı tarafça temyiz edilmediği, mahkemenin de bozma ilamına uyduğu anlaşıldığından, davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğunun kabulü gerekmektedir. Böylece, 2.002.872,20 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece ilk kararda kabul edilen kısım yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine,
Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,
26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.