Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/4376 K.2025/734

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4376 📋 K. 2025/734 📅 26.02.2025

6. Hukuk Dairesi         2023/4376 E.  ,  2025/734 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2020/575 E., 2023/664 K.
...
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Almanya'da çalışan ve yaşayan müvekkilinin 15.09.2014 ve 18.09.2014 tarihlerinde davalının hastanesinde karın ve göğüs bölgesinde estetik operasyon geçirdiğini, karşılığında 6.750,00 Euro ve şirketin ortağına 1.250,00 Euro olmak üzere 8.000,00 Euro ödendiğini, karın ve göğüs bölgesinde sorunlar yaşanması üzerine görüşmelere rağmen sorunun devam ettiğini, davacının Almanya'ya dönmek zorunda kaldığını, ... isimli sağlık kuruluşunun 07.10.2014 tarihli belgesi ile yara iyileşmesinde komplikasyon ve sütur açılması, karın germe ameliyatından sonraki duruma ilişkin rapor verildiğini, davalı şirketin kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ameliyat bedeli olarak ödenen 8.000,00 Euro karşılığı 22.500,00 TL'nin, Almanya'da yapılmakta ve yapılması gereken sağlık giderleri için şimdilik 5.000,00 TL'nin, çalışamadığı günler için gelir kaybı açısından şimdilik 5.000,00 TL'nin ve 1.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 132.500,00 TL'nin hakkın doğum tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; estetik uygulamaların çoğunluğunun güzelleşmeye yönelik olmakla birlikte birer tıbbi müdahale olup, komplikasyon riskini taşıdığını, ameliyat tarihine kadar davacının 35 kilo verip yağ sarkmalarının oluştuğunun ikrar edildiğini, kilo kaybından dolayı deri bozukluğu bulunup, müvekkiline müracaat edildiğini, karın bölgesi gerdirme işlemi uygulandığını, müvekkilinin hasta ile arasındaki sözleşmeye istinaden yükümlülüğünü ifa etmiş sayılacağını, aydınlatma, bilgilendirme yükümlülüğünün ifa edildiğini, onam belgelerini ekte sunduklarını, kusur şartının gerçekleşmediğini, davacının tedavi sürecine ilişkin tavsiyeye uyup uymadığının ve kendi kusuruyla (örneğin sigara kullanmamak gibi tavsiyelere uymayarak) zarara sebebiyet verip vermediğinin araştırılması gerektiğini, zarar ve kusurun ispatının davacıda olduğunu, güncel bir sağlık raporu alınması gerektiğini, işgöremezlik ve devamsızlıkla ilgili bir kanıt sunulmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2016/494 Esas, 2018/284 Karar, 17.04.2018 tarihli kararı ile; hastada operasyon sonrası yaklaşık 12 gün sorun çıkmadığı, ancak daha sonra yara enfeksiyonu nedeniyle yara açılmasının ortaya çıktığı bunun bir komplikasyon olduğu, estetik plastik ve rekonstürktif cerrahi uzmanı bilirkişinin raporundan davacıya ilişkin davalıya ait hastanede 18.09.2014 tarihinde karın germe, meme dikleştirme, protez ile meme büyütme işlemlerini içeren operasyonun hukuka uygun bir şekilde yapıldığı, operasyon öncesinde operasyonla ilgili olabilecek komplikasyonlar konusunda bilgilendirildiği, operasyon sonrası davacıda oluşan komplikasyonlar nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkin yasal koşulların oluşmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacının subut bulmayan davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 2016/494 Esas, 2018/284 Karar, 17.04.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 2018/1605 Esas, 2020/328 Karar, 05.06.2018 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 2018/1605 Esas, 2020/328 Karar, 05.06.2018 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2020/1808 Esas, 2020/2925 Karar, 09.11.2020 tarihli kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu ve yukarıda yapılan açıklamalar gözetildiğinde davacı yanın göğüs toparlama ve karın estetiği ile ilgili isteminin yüklenici tarafından daha güzel bir görünüme kavuşturulacağı yönünde bir garanti verilmesi ve müdahale sonrası sürecin sağlıklı bir şekilde neticelendirilmesi niteliğinde olduğu gözetildiğinde, hekimin eylemine ilişkin olarak hukuka uygun bir tıbbi müdahale gerçekleştirildiği yönündeki görüş yeterli olmayıp, ayrıca davacının isteklerinin karşılanıp karşılanmadığı, ayıplı olduğu iddia edilen göğüs toparlama ve karın estetiği ile ilgili olarak; hekimin edimini yerine getirip getirmediği ya da komplikasyon olup olmadığı ve komplikasyon konusunda aydınlatma görevinin yerine getirilip getirilmediği ve komplikasyon yönetiminin doğru yapılıp yapılmadığı hususları tartışılıp değerlendirilmek üzere, aralarında akademik kariyere sahip, üniversitelerden seçilecek estetik plastik ve rekonstrüktif cerrahisi konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi kurulu oluşturulmak ve gerektiğinde muayene edilmek suretiyle dosyadaki belge ve bilgiler incelenerek alınacak rapora yapılacak itirazlar da dikkate alınıp maddi ve manevi tazminat koşulları oluşup oluşmadığı değerlendirilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına, yapılan inceleme neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozmaya uyulduğunu, ancak bozmaya uygun inceleme yapılmadığını, dava konusunun eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, davacının göğüs toparlama ve karın estetiği ile ilgili istemi hakkında yüklenici tarafından daha güzel bir görünüme kavuşturulacağı yönünde bir garanti verildiğini, müdahale sonrası sürecin sağlıklı bir şekilde neticelendirilmesi gerçekleştirilmediği için davalı hastanenin tam kusurlu olup davacının herhangi bir kastı veya kusuru bulunmadığını, sundukları delillerin değerlendirilmediğini, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi niteliğinde estetik müdahaleden kaynaklanan maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Dairemiz önceki bozma ilamında davacının göğüs toparlama ve karın estetiği istemi ile ilgili olarak yüklenici tarafından, daha güzel bir görünüme kavuşulacağı ve müdahale sonrası sürecin sağlıklı bir şekilde neticelendirileceğinin taahhüt edildiği, hekimin eylemine ilişkin olarak hukuka uygun bir tıbbi müdahale gerçekleştirildiği yönündeki görüşün yeterli olmadığı, ayrıca davacının isteklerinin karşılanıp karşılanmadığı, ayıplı olduğu iddia edilen göğüs toparlama ve karın estetiği ile ilgili olarak; hekimin edimini yerine getirip getirmediği ya da komplikasyon olup olmadığı, komplikasyon konusunda aydınlatma görevinin yerine getirilip getirilmediği ve komplikasyon yönetiminin doğru yapılıp yapılmadığı hususlarının tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
2. Adli Tıp Kurumundan ve bilirkişi heyetinden alınan raporlarda bozma ilamındaki bir kısım hususlara değinilmiş, inceleme ve değerlendirme yapılmış ise de, eldeki mevcut adli ve tıbbi belgelere göre, hekimin eylemine ilişkin olarak tıbbi bir müdahale gerçekleştirdiği ve hekime yönelik atfı kabil bir kusur tespit edilemediği yönündeki görüş yeterli değildir. Zira, her ne kadar raporlarda atfı kabil bir kusur bulunmadığı belirtilmiş ise de dava konusu yapılan müdahale eser sözleşmesinin konusunu oluşturmaktadır. Bu nedenle yapılacak inceleme ile davacının göğüs ve karın estetiğine ilişkin olarak hem estetik açıdan hem de sağlıklı bir vücuda sahip olunması yönünden beklentisinin karşılanıp karşılanmadığı, yüklenicinin ediminin tam olarak yerine getirilip getirilmediği, işin eser sözleşmesi niteliğinde olması nedeniyle ortaya çıkan sonuç itibariyle göğüs ve karın estetiği konusunda ayıbın bulunup bulunmadığı hususlarında davacının bizzat muayenesi sağlanmak suretiyle ek rapor alınarak dosyadaki tüm bilge, belge ve değerlendirmeler ışığında sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.