Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/176 K.2025/647

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/176 📋 K. 2025/647 📅 20.02.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/176 E.  ,  2025/647 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2048 E., 2023/227 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ :...2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/201 E., 2023/11 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı asil ... ve vekili Avukat... ile davacı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait taşınmazın tamamı üzerinde zemin + 4 katlı anahtar teslim bina yapılması için davalı ile anlaşıldığını, bina yapılıp teslim edildikten kısa bir süre sonra binada çatlak, göçük ve yarılmalar meydana geldiğini, bu hususun davalıya bildirilmesine rağmen davalının binayı kendisinin yaptığını inkar ederek zararları gidermediğini, binada can güvenliği olmadığını ve kullanılmadığını ileri sürerek bina bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; binanın davalı tarafından yapılmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, taraflar arasında sözleşme olmadığını, binanın sadece projesinin üstlenildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının inşaatta proje çizen ve yapının fenni mesullüğünü üstlenen olarak binadaki ayıp ve kusurlardan sorumlu olduğu, ayıpların gizli ayıp olduğu, yapının tekniğe şartnameye ve projesine aykırı olarak onarım ve güçlendirmeyle kullanılamayacak derecede ayıplı yapıldığı, dava tarihi itibari ile davacının 558.090,00 TL zararının olduğu,...Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından dava tarihinden sonra verilen yazıda hasarsızlık kaydı oluşturulduğu bildirildiği, ancak mahkeme denetimi dışında hazırlanan ve mahkemece alınan bilirkişi raporu ile çelişen yazıya itibar edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Mahkemece zamanaşımı itirazının hatalı değerlendirildiğini, yapının tapuya tescil tarihinin 2002 olduğunu ancak davanın 2018 yılında açıldığını,
b.Davalının yapı müteahidi değil, şantiye şefi olduğunu, davacı tarafından sözleşme sunulmadığını,
c. Bilirkişilerin konusunda uzman olmadığını, sunulan raporların hükme esas alınamayacağını,
d. Yapıdaki kusurların iş sahibin kullanımından kaynaklandığını,
e. Yapı ruhsatında yüklenici ismi yazmıyor olmasından, yapının iş sahibi veya taşeronlar tarafından yapıldığının kabulünü gerektirdiğini,
d. 2020 yılında meydana gelen depremden sonra bakanlığın yaptığı değerlendirmede binanın hasarsız olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen 2018 yılında binanın hasarlı olduğunun kabulünün mümkün olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, taraflar arasında zemin + 4 katlı bina yapımı hususunda bir eser sözleşmesi olduğunu ve eserin ayıplı yapıldığı iddiası ile kal ve bina yapım masraflarını talep etmiş ise de, davalı taraf binanın kendisi tarafından yapılmadığını sadece projesinin çizildiğini ve şantiye şefi olduğunu savunmuştur. Dosya kapsamından davalının şantiye şefi olduğu sabit olup mahkemece binanın davalı tarafından yapılıp yapılmadığı yeterince araştırılmadığı gibi binaya 23.06.2008 tarihinde iskan ruhsatı verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece öncelikle zamanaşımı itirazı da dikkate alınarak inşaatı kimin yaptığı araştırılmalı, inşaatı yapanın tespit edilememesi halinde ise davalının sadece proje çizim ve fenni mesul olarak kusur oranı - hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği gibi yüklenici ile aynı oranda sorumlu olamayacağı da dikkate alınarak- tespit edilmeli, bu kusur oranına göre talep edilen tazminat bedelinden sorumlu olacağı miktar hesaplanmalıdır. Binadaki ayıpların yaşam güvenliğini tehlikeye düşürecek seviyede olduğunun tespiti halinde ise bunun ağır kusur olacağı ve davalının şantiye şefi olarak hizmet sözleşmesi hükümlerine göre, proje çiziminden dolayı ise eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirme yapılarak bu kapsamda sorumlu olduğu kabul edilecek olursa davanın 818 sayılı Borçlar Kanunu uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve yukarıda açıklanan hususlar da gözetilerek yeniden bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerektiğinden bozulması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA,
28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.