Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/189 K.2025/639
6. Hukuk Dairesi 2024/189 E. , 2025/639 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/716 E., 2023/1757 K.
DAVACILAR : 1-... 2-... 3-...
vekili Avukat ...
BİRLEŞEN DOSYA TORBALI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ/NİN 2014/244 ESAS,
2015/23 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVALILAR : 1-... 2-... 3-...
vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/93 E., 2022/5 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl davada davalı-birleşen davada davacı kooperatif tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL DAVA
Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekillerinin murisi ile davalı yüklenici kooperatif arasında 30.05.1995 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin imzalandığı tarihte taşınmaz imar parseli vasfında olmadığı halde, davalı yüklenicinin, inşaatı ruhsat almadan kaçak olarak yaptığını, halihazırda yapıların oturulamaz durumda olduğunu, sözleşmenin baştan itibaren geçersiz olduğunu, öte yandan aradan geçen onca zamana rağmen yüklencinin edimlerini yerine getirmediğini, genel kurulca tasfiye karar alındığını ileri sürerek, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin hukuki imkansızlık nedeniyle feshine, bu talebin kabul edilmemesi halinde, yüklenici edimlerini yerine getirmediğinden haklı nedenle feshine, taşınmazın üzerindeki yapıların, masrafları davalıya ait olmak üzere, yıkımına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı kooperatif vekili, davanın reddini istemiştir.
II. BİRLEŞEN DAVA
Birleşen davada davacı kooperatif vekili dava dilekçesinde; yapı ruhsatının 1998 yılında alındığını ve kaba inşaatın tamamlandığını, beş yıllık süresi dolan ruhsatın yenilenmesi amacıyla yaptıkları başvurunun, davalı arsa sahiplerinin muvafakat vermemesi nedeniyle reddedildiğini, davalıların vekalet vermekle yükümlü olduklarını ileri sürerek, yapı ruhsatı almak üzere yetki verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmeye konu taşınmaz, sözleşmenin düzenlendiği tarihte imara uygun değil ise de aradan geçen zamanda imar parseli haline geldiği, hukuki imkansızlık nedeniyle sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülemeyeceği, sözleşmenin geçerli olduğu, sözleşmede inşaat süresinin ruhsattan itibaren 2,5 yıl olarak kararlaştırıldığı, inşaat ruhsatının 11.09.1998 tarihinde alındığı, asıl davanın 04.02.2014 tarihinde açıldığı, aradan geçen zamana rağmen inşaatların tamamlanmadığı, yapıların %24 ila %39 seviyelerinde olduğu, sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 106-108 maddesi hükümleri (TBK 123-125) uyarınca, davalı yüklenici kooperatifin, edimin ifasında temerrüde düştüğü, davacı arsa sahiplerinin asıl davadaki taleplerinde haklı oldukları, aynı nedenlerle yüklenici kooperatif tarafından açılan birleşen davanın da yerinde görülmediği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, taşınmaz üzerindeki yapıların yıkımına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde, asıl davada davalı-birleşen davada davacı kooperatif vekilince, istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı yüklenici kooperatif vekili temyiz dilekçesinde;
a. İstinaf incelemesinin, talep etmelerine rağmen duruşma açılmaksızın yapıldığını, savunma haklarının kısıtlandığını,
b.Tarafların 2011 yılında ifraz işlemlerini birlikte yaparak, sözleşmeyi ayakta tutma iradesi gösterdiklerini, mahkemenin buna hukuki değer vermediğini,
c. Hukuki imkansızlığın ortadan kalktığı ve inşaat ruhsatı alınabilecek aşamaya gelindiği tarihte, arsa sahiplerinin imza vermekten imtina ettiklerini, güçlendirme gereksiniminin arsa sahiplerinin kusurundan kaynaklandığını, süresinde imza vermiş olsalardı ruhsat alınarak inşaatlara devam edilebileceğini, ruhsat için vekalet vermeyen arsa sahiplerinin, karşı edimi talep haklarının olmadığını, geriye etkil fesih hakkının aradan geçen 13 yıldan sonra kullanılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu,
d. İmalatın yıkımına ve yıkım masraflarının kooperatife yükletilmesine karar verilmesiyle, kooperatif üyelerinin büyük zarara uğrayacaklarını, ileri etkili fesih kararı verilerek imalat oranına göre arsadan pay verilmesi gerektiğini, kararın tümüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshi ve yapının kal’i, birleşen dava yapı ruhsatının yenilenmesi için yetki verilmesi istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, yüklenici kooperatifin dava tarihi itibariyle mütemerrit olduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile natamam vaziyetteki yapıların deprem yönetmeliğine aykırı olduğunun, güçlendirmenin büyük masraf gerektirdiğinin ve güçlendirme imalatının süresi nazara alındığında arsa sahiplerinin bu yapıları kabule zorlanamayacağının belirlendiği, bu itibarla, yapıların yıkımına karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, asıl davada davalı-birleşen davada davacı kooperatif vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, asıl davada davalı-birleşen davada davacı kooperatiften tahsili ile Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan asıl davada davacı-birleşen davada davalılara ödenmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.