Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/194 K.2025/648
6. Hukuk Dairesi 2024/194 E. , 2025/648 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/147 E., 2023/328 K.
BİRLEŞEN 2020/469 ESAS SAYILI DOSYADA
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili Avukat ...ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı asil ... ile vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arsa sahibi arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalı arsa sahibinin sözleşme gereği müvekkili yükleniciye verilmesi gereken 4 ve 6 no.lu bağımsız bölümleri 3. kişilere satıp devrettiğini, üçüncü kişilerin de iyiniyetli olduklarını iddia edeceklerini, bu nedenle tapu iptal davası açmadıklarını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte şimdilik 40.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili; davalı yüklenicinin teslim tarihi üzerinden yaklaşık 1 yıl geçmesine rağmen edimlerini yerine getirmediğini, sözleşmeye göre müvekkiline ait olan dükkan ve daireleri eksiksiz ve iskânları alınmış olarak müvekkiline teslim etmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/37 D. İş sayılı tespit dosyasında belirlenen mevcut eksikliklerin bugünkü rayiç değerinin hesaplanarak, davalı yükleniciden alınarak mal sahibine ödenmesine karar verilmesini, davalının kusurundan dolayı anılan sözleşme hükümlerine göre müvekkiline ait olan 4 daire ve 1 adet depolu dükkanı müvekkilinin kiraya verememesinden dolayı uğramış olduğu kira ve gecikme tazminatının davalıdan alınarak tarafına verilmesini, yukarıda belirttiği alacakların dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi üzerinden hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı cevap vermemiştir.
Birleşen davada davalı vekili; bir kısım eksiklikleri davacı kendi zevki doğrultusunda tamamlayacağını beyan ettiğinden kendisine 20.000,00 USD müvekkili tarafından para verilerek ibralaşıldığını, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini ve A Blokta davalıya öngörülen depolu dükkan dahil beş adet bağımsız bölümü, gününden önce teslim ettiğini, davalının daireleri kendisi ve çocukları için düşünürken depolu dükkanı ise ...Firmasına kiraya vererek fiilen kullanmaya başladığını, dükkan dışındaki bağımsız bölümleri ise kendisi ve çocuklarının kullanımı için ayırdığından kiraya vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. ASIL DAVADA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.12.2014 tarihli kararı ile taraflar arasındaki sözleşmeye göre devir arasında yaklaşık 17 ay fark bulunması, bu sözleşmede 10 numaralı bağımsız bölümün alım-satımına karar verilmiş olması ve satış vaadindeki satış bedeli ile resmi senetteki satış bedelinin birbirinden farklı olması dikkate alındığında bu taşınmazı davacının devretmediğinin anlaşıldığı, üçüncü kişilerin iyiniyet iddiasında bulunma ihtimalleri dikkate alındığında davacının davalıdan taşınmazların bedelini talep etmekte hukuki yararı bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 1.419.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. ASIL DAVADA BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 30.12.2014 tarihli kararının süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 2015/9998 E., 2017/3101 K. sayılı kararı ile tapu maliki davalının yüklenici ile ...arasındaki satış sözleşmesinin ifası maksadıyla tapudaki resmi işlemi gerçekleştirdiğinin kabulü ile 6 no.lu bağımsız bölümle ilgili talebin reddine karar verilmesi gerekirken talebin kabulü doğru görülmediği, 4 no.lu bağımsız bölüm yönünden ise birlikte ifa kuralı gereği kendi edimini ifa etmeyen taraf, karşı taraftan edimini talep edemeyeceğinden, yüklenici davacının 4 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydını veya bedelini talep edebilmesi için tüm edimlerini yerine getirmesi gerektiği, bu nedenle eksik ve kusurlu işler bedelinin tazminine ilişkin arsa sahibi tarafından açıldığı bildirilen davanın eldeki dava ile birleştirilerek eksik ve kusurlu imalatların bulunmaması halinde karar tarihi itibariyle 4 no.lu bağımsız bölüm arsa sahibi adına kayıtlı bulunduğundan öncelikle tapu iptali talep edilebileceğinin göz önünde tutularak karar verilmesi gerekirken yazılı şeklide karar verilmesi doğru görülmediği belirtilerek bozulmuştur.
V. BİRLEŞEN DAVADA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Birleşen Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin birleştirme öncesi 2013/585 Esas, 2016/28 Karar sayılı ve 26.01.2016 tarihli kira tazminatı, eksik işler ve inşaata yapılan harcama ile ilgili taleplerin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 2016/3666 Esas, 2019/1064 Karar sayılı ilamı ile somut olayda davacının kabulünde de olduğu gibi yüklenici tarafından eksik işler karşılığında 20.000,00 USD'nin davacıya verildiğinin sabit olduğu, eksik işler bedelinin 20.000,00 USD'nin alındığı tarih itibariyle belirlenip TBK'nın 143. maddesi hükmü çerçevesinde değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği dosyada üç adet bilirkişi raporu mevcut ise de yapılan inceleme ve araştırmanın eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı, davacı arsa sahibi tarafından davalıya borç verildiğinin iddia edildiği, bununla ilgili olarak dosyaya sunulan 8.000,00 Euro'ya ilişkin fotokopi evrakın aslı getirtilerek imza inkarı halinde usulüne uygun olarak imza incelemesi yaptırılarak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, yapı denetim ücretinin arsa sahipleri tarafından ödenmesi gerektiği, ancak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenicinin bu edimi üstlenmesinin mümkün olduğu, somut olayda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde yapı denetim ücretini yüklenicinin üstlendiğinin anlaşıldığı, arsa sahibi davacı tarafından dosyaya sunulan yapı denetim ücreti ile ilgili makbuzlar ve imzalar üzerinde durulup ilgili yerlerden belgeler sorulup getirtilerek gerekirse imza incelemesi de yapılarak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve her iki dosyanın birleştirilmesine karar verilerek yapılan yargılama sonucu 6 no.lu daire için verilen 8.000,00 Euro üzerindeki imzanın adli tıp kurumu rapor sonucuna göre, davacı-birleşen davalının el ürünü olduğunun sabit olduğu, yüklenici tarafından eksik işler karşılığında verdiği 20.000,00 USD'nin alındığı tarih itibariyle belirlenip eksik işlerden mahsubu ile birleşen dosyaya yönelik olarak hesaplanan birleşen dosya davacısının 78.093,24 TL alacağının asıl dava dosyasındaki 4 no.lu daire bedeli olan 129.000,00 TL'den mahsubu ile asıl davanın 4 no.lu daire yönünden kısmen kabulüne, 6 no.lu daire yönünden; 6 no.lu bağımsız bölümün arsa sahibi tarafından satıldığının ve satış bedelinin arsa sahibi tarafından alındığının ispatlanamadığı Yargıtay ilamı ile sabit olduğun gerekçesi ile reddine, birleşen dosyadaki taleplere yönelik ise asıl davadaki alacağa mahsup edildiği gerekçesi ile dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı-birleşen davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Adli Tıp Kurulu raporuna göre imzanın davacı-birleşen davalı eli ürünü olduğu ortaya çıkmışsa da; birleşen dava davacısı tarafın aldığını ikrar ettiği 20.000,00 USD'nin bir ibralaşma belgesi olduğunu, 8.000,00 Euro bedelini de kapsadığı, 8.000,00 Euro'nun verildiği 25.11.2011 tarihinden bir yıl sonra, yani 15.11.2012'de alındığı (USD'nin bozdurulduğu tarih) gözetildiğinde, 8.000,00 Euro'nun da ibralaşmaya dahil edilmiş olacağını,
b. İnşaatın süresinde teslim edildiğini, davalı-birleşen davacının da taşınmazı teslim süresinden dahi önce kullanmaya başladığını, birleşen davanın açılma sebebinin eksiklerin giderilmesi olduğunu, buna ilişkin verilen 20.000,00 USD'nin ibralaşma mahiyetinde olduğundan 4 no.lu bağımsız bölümün tespit edilen değerinden mahsup edilmesinin hatalı olduğunu,
c. 6 no.lu bağımsız bölümün ise arsa sahibi tarafından satıldığının sabit olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı-birleşen davacı vekili;
a.) Dava konusu 4 no.lu dairenin 05.08.2013 dava tarihi itibarı ile 129.000.00 TL'si olan bedelinin Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/37 D. İş sayılı eksik işlerin bedeli karşılığında 20.000.00 USD alındığı kabul edildiği taktirde müvekkilin inşaata yapmış olduğu harcamalar, yükleniciye inşaatı tamamlaması için vermiş olduğu 8.000,00 Euro ve kalınan kira mahrumiyet bedellerinin toplamı olan 80.339.00 TL'sinin TBK 143. maddesi gereğince takas ve mahsup edildiğinde müvekkilinin davacı karşı davalıya 50.906,76 TL değil 48.661,00 TL'sinin teminat evi bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmesine, düzelterek onanmasına karar vermesini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı-birleşen davalının tüm, davalı-birleşen davacının aşağıdaki bendim kapsamı dışında kalan temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Birleşen Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin birleştirme öncesi 2013/585 Esas, 2016/28 Karar sayılı ve 26.01.2016 tarihli kira tazminatı, eksik işler ve inşaata yapılan harcama ile ilgili taleplerin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 2016/3666 Esas, 2019/1064 Karar sayılı ilamı ile; somut olayda davacının kabulünde de olduğu gibi yüklenici tarafından eksik işler karşılığında 20.000 USD'nin davacıya verildiğinin sabit olduğu, eksik işler bedelinin 20.000,00 USD'nin alındığı tarih itibariyle belirlenip TBK'nın 143. maddesi hükmü çerçevesinde değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği belirtildiği halde 20.000,00 USD’nin verildiği tarih olan 15.11.2012 tarihi taraflar arasında ihtilafsız olup, bu tarih itibari ile TL karşılığı bedelin belirlenip eksik iş bedelinden mahsubu gerekirken tespit dosyasındaki rapor tarihi itibari ile TL karşılığının bedeli belirlenerek mahsup edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davada davalı vekilinin tüm, davalı-birleşen davacının aşağıdaki bendim kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı-birleşen davacı yararına BOZULMASINA,
28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı-birleşen davada davalıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalı-birleşen davada davacıya verilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine,
Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,
20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.