Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2799 K.2025/622

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2799 📋 K. 2025/622 📅 20.02.2025

6. Hukuk Dairesi         2023/2799 E.  ,  2025/622 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/312 E., 2023/86 K.
1-(Küçük) ... 2-...'a velayeten, kendi adına asaleten ... 3-... 4-... vekilleri Avukat ...
5-...
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince kendisine ait olan gayrimenkulün 127/307 hissesini davalıya devrettiğini, yüklenicinin inşaatı yapmadığı gibi bir kısım hisseleri de üçüncü kişilere sattığını, inşaatı kendisinin tamamladığını, bu durumun yapı tatil tutanakları, yatırılan cezalar ve imâr kirliliği suçundan mahkum olarak cezaevine girmesinden anlaşılacağını ileri sürerek, yüklenici adına kayıtlı hissenin tapusunun iptâli ile adına tesciline, üçüncü kişilere satılan hisselerin satış bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP
Davalı ... Acar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...’ın dava açıldıktan sonra vefat ettiğini, geriye mirasçılardan ...’ın mirası reddi için dava açtığını, bu dosyanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, inşaatı müvekkili ...’ın bizzat başlatıp tamamladığını, sözleşmeye konu inşaatın imar ruhsatı ile alakalı inşaata başlanmadan önce davacının uyarıldığını ancak davacının tüm risklerin kabul edilerek inşaatın başlanmasını talep ettiğini, inşaatın müvekkili tarafından sözleşmeye uygun bir surette başlanıp tamamlandığı, davacının davasına delil olarak göstermiş olduğu belediye tutanaklarının ise davayı ispata yeterli olmadığını, binanın müvekkili tarafından inşaa edildiğinin gerek daire satın alanların, gerek inşaatta çalışan ustaların gerekse inşaata malzeme alınan esnafların beyanları ile ortaya çıkacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 12/09/2017 tarihli ve 2016/345 E., 2017/212 K. sayılı kararı ile, davacı arsa maliki ile davalı yüklenici arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, dinlenen tanıkların inşaat işinde çalıştıkları ve inşaatı yüklenici ...'ın yaptığını bildirdikleri, bina üzerinde ... İnşaat-Akgün Apartmanı yazılı olduğu, İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/35 Esas sayılı dosyasında yazılı emir ile bozma talep eden davacının 19.12.2008 tarihli dilekçesinde inşaatı kendisinin yapmadığı, yüklenici ...'ın yaptığını belirttiği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde inşaatı yüklenicinin tamamladığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 2.09.2017 tarih ve 2016/345 E., 2017/212 K. sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 26.11.2018 tarihli ve 2018/1465 E., 2018/4692 K. sayılı ilamı ile yüklenicinin yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye, teknik ve sanatsal ilkelere ve amaca uygun olarak imâl edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibinin de kararlaştırılan iş bedelini ödemekle yükümlü olduğu, davalı yüklenicinin ancak yasal mevzuata uygun imalât yapması halinde sözleşmede kararlaştırılan tapuya hak kazanabileceğinin kabulü ile inşaatın imar mevzuatına uygun olup olmadığı, yasal değil ise yasal hale getirilip getirilemeyeceği hakkında konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak heyet ile inceleme yapılıp sonucuna göre davacı taleplerinin değerlendirilmesi gerekirken bu konularda herhangi bir inceleme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda keşif yapıldığı, binanın imar durumuna ilişkin belediye kayıtları ile keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda davaya konu binanın imara uygun hale getirilmesinin mümkün olmadığının anlaşıldığı, bu durumda borcunu usulünce ifa etmeyen yüklenicinin tapuya hak kazanmadığı gerekçesiyle tapu iptal tescil talebi kabul edilerek davalı muris yüklenici tarafından dava dışı kişilere devrolunan paylar bakımından bu payların dava tarihi itibarıyla değeri talep edilmiş ise de sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince yüklenicinin taşınmazları elden çıkardığı tarihler itibariyle değeri belirlenmiş olup miktar bakımından taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile davalılar murisi ... adına kayıtlı 40/307 payın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili yüklenicinin inşaatı arsa malikinin taleplerine göre yapıp teslim eden kalfa pozisyonunda olduğunu, inşaatın arsa malikinin talebi ve yönlendirmesi üzerine tamamlandığını, bilirkişi raporunda izah edildiği üzere 4 kat bina yapılması gereken yere 7 kat bina yaptırıldığını ve bu dairelerin paylaşıldığını, binanın kaçak yapılmasının davacı talebi ile gerçekleştiğini yine bilirkişi raporunda da tespit olunduğu üzere, dava konusu yapıya 3 ayrı tarihte 3 defa davacı adına imara aykırılık sebebi ile yapı tatil tutanağı düzenlendiğini, davacı tarafından ısrar ile kaçak yapının müvekkiline tamamlattırıldığını, satışların da davacı ile birlikte yapıldığını, tüm bu hususların dava konusu kaçak inşaatın sorumluluğunun toprak sahibinde olduğunun göstergesi olduğunu, taşınmazın imara aykırılığının giderilmesi mümkün değil ise de son çıkan imar affının bu taşınmazı da kapsadığını, bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, iptal edilip davacı adına tesciline karar verilen payın 40/307 nispetinde olduğunu, oldukça yüksek olan payın karşı tarafın haksız olarak kazanç elde etmesine yol açacağını beyan etmektedir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil ve alacak istemine ilişkindir
Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla davalılar vekili tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalılardan alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
20.02.2025 tarihide oy birliğiyle karar verildi.