Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1805 K.2025/515
6. Hukuk Dairesi 2024/1805 E. , 2025/515 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 10.09.2020
SAYISI : 2023/4084 E., 2024/264 K.
DAVALILAR : 1-... 2 ... vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/441 E., 2023/214 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hissedar olduğu taşınmazda davalı yüklenici ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedilerek inşaatın tamamlandığını, sözleşme ve tasdikli projeye göre zemin katta müvekkiline ait dükkanın inşa edilmediğini, 2 no'lu daireye katılmak suretiyle inşa edildiğini ve bu nedenle davalı ...'e ait 2 no'lu dairenin müvekkiline ait zemin kat 3 no'lu dükkana tecavüzlü olduğunu, belirtilen nedenlerle müvekkiline ait dükkana vaki tecavüzün önlenmesi ile yapının projeye uygun hale getirilmesine ve ecrimisil alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Tanju vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu bağımsız bölümü oturmak amacıyla ve kat irtifakı kurulmuş ve inşaatı tamamlanmış olarak diğer davalı yükleniciden satın aldığını, bağımsız bölümü tapu kaydına güvenerek iyi niyetli olarak iktisap etmiş olup halen oturduğunu, davacı tarafından müvekkili aleyhine mahkemenin 2011/92 Esas sayılı dosyası ile aynı bağımsız bölüm için açılan el atmanın önlenmesi davasının mahkemece reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu nedenle davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, ecrimisilin kötü niyetli zilyetin ödemesi gereken bir tazminat olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, davacının malik ve zilyet olmadığından ecrimisil talep edemeyeceğini, talebin hukuki dayanağı olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmeye, onaylı tadilat projesi ve tapu kaydına göre zemin katta bina girişinin sağ tarafından 11,40 m² alanlı ve dava konusu olan 3 no'lu depolu dükkan ve 2 no'lu daire olması gerekirken dükkanın hiç yapılmadığı ve proje hilafına 2 no'lu daireye dahil edildiği, bodrum katında 12,50 m² alanlı 3 no'lu dükkanın eklentisi olan deponun hiç yapılmayarak projeye hilafına bodrum katındaki 1 no'lu daireye dahil edildiği, belediye encümenin 14.04.2011 tarihli kararı ile projeye aykırı yapılan bu işlemin projeye uygun hale getirilmesi için yıkım kararı alındığı, her ne kadar ... vekili tarafından müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğu iddia edilmiş ise de, diğer davalı ... binayı yapan müteahhit olup dava konusu taşınmaz dışında 1 no'lu bağımsız bölümün de davalı ...'ya satılması hususu birlikte değerlendirildiğinde davalının iyi niyetli kabul edilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu taşınmazda 3 numaralı depolu dükkanın 2 numaralı meskene katılması suretiyle davalı ... tarafından müdahalede bulunulduğu sabit olduğundan bu müdahalenin önlenmesine, ecrimisil talebi yönünden ise bilirkişi kök raporu ile tespit edilen ecrimisilin kaldırma kararı doğrultusunda davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle meni müdahale talebi yönünden davanın kabulüne, ecrimisil talebi yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin yıllardır dava konusu taşınmazda kesintisiz kullanımı olduğunu ispatlayan elektrik ve doğalgaz aboneliklerine rağmen iyiniyetli kabul edilmemesinin kabul edilemeyeceğini, taşınmazı irtifak hakkı kurulmuş şekilde tapu kaydına güvenerek satın aldığını ve ikamet ettiğini, ecrimisil talebinde temel şart olan kötüniyetin gerçekleşmediğini, müvekkilinin iyiniyetinin korunması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bununla birlikte: İlk Derece Mahkemesince hüküm fıkrasında, "Dava konusu İstanbul ili, ...ilçesi,...köyü,...Mevkii, 244DTIVb pafta, 1317 ada, 15 parselde zemin katta sağda bulunan tapuda 15/100 arsa paylı 3 numaralı depolı dükkan olarak (11/40 m²) alanlı kayıtlı taşınmazın 2 numaralı meskene katılması suretiyle davalıların müdahalesinin önlenmesine, eski hale getirilmesine" yazılmak suretiyle infazda tereddüt edilecek şekilde hüküm kurulduğundan, hükmün 1 nolu bendinin 2. paragrafının tamamının hükümden çıkarılarak yerine; "Dava konusu İstanbul ili, ...ilçesi,...köyü,...Mevkii, 244DTIVb Pafta, 1317 ada, 15 parselde bulunan binanın zemin katında sağ tarafta bulunan 15/100 arsa paylı 3 numaralı depolu dükkanın, 2 no'lu bağımsız bölüme katılan kısmına davalının müdahalesinin önlenmesine, 3 no'lu bağımsız bölümün projesindeki gibi eski hale getirilmesine," şeklinde yazılmak suretiyle karar verilmesi gerekir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi hükmü uyarınca Bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinin re'sen düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 06.07.2023 Tarih, 2022/441 Esas 2023/214 Karar Sayılı kararının, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin 2. fıkrasında yer alan “ Dava konusu İstanbul ili, ...ilçesi,...köyü,...Mevkii 244DTIVb Pafta, 1317 ada, 15 parselde zemin katta sağda bulunan tapuda 15/100 arsa paylı 3 numaralı depolı dükkan olarak (11/40 m²) alanlı kayıtlı taşınmazın 2 numaralı meskene katılması suretiyle davalıların müdahalesinin önlenmesine, eski hale getirilmesine" ” ibaresinin çıkartılarak yerine “ Dava konusu İstanbul ili, ...ilçesi,...köyü,...Mevkii, 244DTIVb Pafta, 1317 ada, 15 parselde bulunan binanın zemin katında sağ tarafta bulunan, tapuda 15/100 arsa paylı 3 numaralı depolu dükkanın 2 no'lu bağımsız bölüme katılan kısmına davalının müdahalesinin önlenmesine, 3 no'lu bağımsız bölümün projesindeki gibi eski hale getirilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle RE'SEN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, müdahalenin meni ve ecrimisil alacağına ilişkindir.
Mahkemece taleplerden müdahalenin meni kabul, ecrimisilin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, sayın çoğunluk kararı düzelterek onamıştır.
Çoğunluk ile aramızda oluşan uyuşmazlık, ecrimisil bakımından temyiz yolunun açık olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Müdahalenin meni bakımından temyiz yolunun açık olduğu noktasında tereddüt bulunmamaktadır.(HMK'nın 362/2)
Ecrimisil talebine gelince, bilindiği üzere, davacının aynı davalıya karşı birden fazla talebini aynı dilekçe ile ileri sürmesi halinde “davaların yığılması” müessesesinin işleyeceği açıktır (HMK'nın 110.m). Ecrimisile ilişkin dava ile bir başka dava birlikte açılmışsa her bir dava bağımsız dava olma özelliğini sürdürecektir. Müdahalenin meni davasını ayrı bir dosya ile, ecrimisile ilişkin talebi de ayrı bir dosya ile dava konusu yapmak mümkündür. Bu davalar ayrı ayrı açılıp birleştirilmiş olsaydı kanun yolu bakımından şüphesiz ayrı ayrı değerlendirilecekti. Hal böyle olunca aynı dilekçe ile birlikte açılması durumunda kanun yolu sınırını belirlerken her iki davanın toplam dava değerini esas almak doğru olmayacaktır.
Davaların yığılması halinde her dava bakımından kanun yolları ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Nitekim Dairemizin 2022/4673 E- 2023/3134 K sayılı 04.10.2023 tarihli, 2023/1656 E- 2024/1378 K sayılı 08.05.2024 tarihli kararları da aynı yöndedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ecrimisil bakımından temyiz talebinin değer düşüklüğü nedeniyle reddi gerekirken inceleme yapılarak kararın düzelterek onanması yönündeki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.