Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1814 K.2025/520

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1814 📋 K. 2025/520 📅 13.02.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/1814 E.  ,  2025/520 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/185 E., 2024/564 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/318 E., 2020/558 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarıldığını, ancak müvekkilinin kooperatif ortaklığından doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ortaklıktan kaynaklı borcu bulunmadığını, kişisel husumet güdülmesi nedeniyle ortaklıktan çıkarıldığını, pandemi dönemi nedeniyle hak kayıplarının önlenmesi amacıyla 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi ile 13.04.2020 tarihinde 30.04.2020 tarihine kadar tüm sürelerin durdurulduğunu, 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu sürelerin 15.06.2020 tarihine kadar uzatılmasına karar verildiğini, ihtar ve dava açma sürelerinin 13.04.2020-15.06.2020 tarihleri arasında işlemediğini, buna rağmen müvekkilinin apar topar ortaklıktan çıkarıldığını, belirtilen nedenlerle kooperatif yönetim kurulunun ortaklıktan çıkarma kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kooperatifin sözlü uyarılarına rağmen ısrarla kooperatife olan borcunu ödemede imtina ettiğini, bunun üzerine bilirkişi tarafından belirlenen borcunu ödemesi için ihtarnameler keşide edildiğini ve ihtarlara rağmen parasal yükümlülüklerini yerine getirmemekte ısrar etmesi üzerine 01.06.2020 tarihli yönetim kurulu kararı ile kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini, husumet beslendiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, duran sürelerin içerisinde kooperatif aidatının yatırılmasının ertelenmesi, genel kurul kararı ile kararlaştırılan ve kesin olan bir kararın yerine getirilmesinin ertelenmesi veya yükümlülüğünü yerine getirmeyen üyenin ihracının ertelenmesi gibi bir düzenleme getirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı kooperatif tarafından, davacının üyelikten ihracına ilişkin olarak keşide edilen ihtarnameleri ile davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından alınan ortaklıktan çıkarma kararının 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile durdurulan süreler içerisinde gerçekleştirildiği, 7226 sayılı Kanun ile 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle hak kayıplarının önlenmesi amacıyla çıkarılmış olup, 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 1.fıkrasında "...İhtar...dahil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler...Usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler..."in de duracağı belirtilmiş olmakla, hak kaybının önlenebilmesinin sağlanması amacıyla, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun kooperatif üyeliğinden çıkarılmaya dayanak düzenlemelerde yer alan sürelerin de durmuş sayılması gerektiğinin kabulünün zorunlu olduğunu, belirtilen nedenlerle davalı kooperatif tarafından keşide edilen ihtarnameler ile tanınan sürelerin ve akabinde alınan çıkarma kararının, 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi ve 2480 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile durdurulan süreler içerisinde kaldığı, hukuki sonuç doğurmayacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı kooperatif tarafından alınan 01.06.2020 tarihli ortaklıktan çıkarma kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının ihraç sürecinde usul ve yasaya uygun davranıldığı, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde aidatların yatırılmasının ertelendiği, ihracın ertelendiği yönünde bir düzenleme bulunmadığı, davacının da bu süreler içinde müvekkiline ihtarnameler keşide ettiği ve kötüniyetli olduğu, davacının borcunun bulunduğunu bildiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalı kooperatiften ihracına yönelik yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.